Okulu Ömer Karaoğlu'nu dinleyerek bitirdiler

Kocaeli'nde imam hatipliler bir bilgi yarışmasıyla bu seneyi bitirdiler. Programın sonunda Ömer Karaoğlu sahne aldı.

Okulu Ömer Karaoğlu'nu dinleyerek bitirdiler

 

Kocaeli İmam-Hatip Liseleri Mezunları Derneği (KİHMED) tarafından her sene düzenlenen kitap okuma yarışmasının bu yıl üçüncüsü yapıldı. İzmit’te mevcut bütün imam hatipli öğrencilerden yarışmaya yaklaşık olarak 400 öğrenci iştirak etti ve seçilen 4 güzel kitabı okuyarak, sorulan soruları cevaplayıp hak ettikleri ödülleri aldılar. Kitaplar şöyle; Cüneyt Suavi: İki Cihan Güneşi Peygamberimiz, Selim Gündüzalp: Mehmet Akif Ersoy, Reşit Haylamaz: Hz. Ayşe ve Hüseyin Yorulmaz: Bir Neslin Öncüsü Celal Hoca.

Kim bilir daha kaç nesil onunla büyüyecek

Öğretmenler tarafından belirlenen kitaplarla alakalı yüz soru üzerinden öğrenciler değerlendirmeye alınarak en fazla doğru cevabı verenler aldıkları derecelere göre aynı gün yapılan bir törenle hediyelerini aldı. Ayrıca Kur’an-ı Kerim, fıkıh, siyer ve hitabet dallarında düzenlenen yarışmalarda başarılı olan öğrenciler de ödüllendirildi.

Program son olarak herkesin heyecanla beklediği Ömer Karaoğlu’nun canlı canlı seslendirdiği ezgileriyle son buldu. Karaoğlu bu sıralar çok yoğun olduğundan oldukça yorgun ve biraz da soğuk algınlığı geçirdiği için sesinden dolayı bizlerden özür diledi. Ancak hastayken bile sesi bu derece güzel çıkan başka sanatçı var mı bilemiyorum. Maşallah, subhanallah dedik, birlikte söyledik.

Her zamanki gibi Hakan Aykut da arkasındaki yerinde, Yavuz Taşkın bağlamasının başında muhteşem üçlü gibiler. En son geçen sene Mavi Marmara’yı anma gecesinde dinlediğimiz yerlerindeler, sanki hiç ayrılmamışlar gibi. Ama yan flüt çalan genç de kim? Onu galiba ilk defa görüyorum, bu Enes Karaoğlu olmasın sakın. O kadar büyümüş mü? (yok, senin çocukların büyüyor Ömer Karaoğlu turşusunu kurup, muhafaza mı edecekti). Seneler ne çabuk geçiyor hey Allah’ım.

Ömer Karaoğlu

Bizleri Pazar günkü yetim buluşmasına davet etmeyi de ihmal etmedi Karaoğlu sağ olsun. “İzmit İstanbul’a yakın; gelirseniz yarın akşam da hep birlikte oluruz inşallah” diyerek. “Geleceğiz inşallah, geleceğiz” dedik içimizden. Hiç bitmesini istemediğimiz programın sonunda KİHMED başkanı Ömer Karaoğlu’na teşekkürlerini sunarken “bizler onun ezgileriyle, marşlarıyla büyüdük, ona müteşekkiriz ve onu çok seviyoruz” dedi. Ak saçlı ve daha ileri yaştaki okul müdürü de programa iştirakinden dolayı Karaoğlu’na şükranlarını sundu. Kızıma dedim ki “ister misin müdür de Ömer Karaoğlu ezgileriyle büyüdük desin”. Kızım “yok, artık anne o kadar da değil, ben desem hadi neyse” dedi. Allah ömrüne bereket versin, torunlarımızla birlikte de onu dinleyelim inşallah.

Bir daha böyle hatalar olmasın!

Maalesef bizimkiler hâlâ bu tür organizasyonların hakkıyla üstesinden gelemiyorlar. Neden mi bahsediyorum. Ben Ömer Karaoğlu’nun yaşadığım şehre geleceğini İstanbul’a Mavi Marmara yürüyüşüne gittiğimde orada tanıştığım arkadaşlardan öğreniyorum. Birlikte söylediğimiz ezgilerden sonra “Karaoğlu’nun yeni albümü çıktı biliyor musunuz” diyorum. Abla bizde imzalısı var, fetih gecesinde aldık, cumartesi de İzmit’e gelecek” diyorlar. “Vay hainler” diyorum. İlk defa benden hızlı çıkan birileriyle tanıştığıma ve aldığım müjdeli habere seviniyorum. Yürüyüşün bereketi olsa gerek.

Cumartesi program için geçtiğim yolun üzerinde bir afişte tesadüf ediyorum Ömer Karaoğlu’nun geleceği bilgisine. Buradan en son Perşembe geçtiğime göre ertesi gün asılmış olsa gerek. Yani programdan bir gün önce!? Ömer Karaoğlu veya başka bir sanatçımız olsun ya da bir konferans olsun en azından hiç değilse bir-iki hafta öncesinden duyurulması icap etmez mi. Yeterince duyurulsaydı o okulun bahçesinde adım atacak yer kalmazdı eminim ki. Sanatçımız ekibi ile yorgun argın nerelerden kalkıp geliyor tevazu gösterip, davetinize icabet ediyor. Ama sen daha doğru dürüst bir duyurunu yapamıyor, yeterince afiş asmıyorsun. Başka tarafta bazı sanatçı müsveddelerinin geleceğini aylar öncesinden gözümüzün içine sokulurcasına her attığımız adımda karşımızda buluyoruz. İnşallah bu organizasyon hataları ile bir daha karşılaşmayız.

Ve tahmin edeceğiniz gibi yetim buluşmasına gitmek de nasip oldu. Bu gece vesilesiyle kendimizi iyi bir hesaba çekme ihtiyacı hissettik ve üzerimizdeki yetim hakkının ağırlığıyla sorumluluğumuzun ne denli büyük olduğunun farkına daha fazla vardık. Program sonunda Ömer Karaoğlu’nu ilk kez o kadar büyük bir orkestra ile birlikte dinlemenin ayrıcalığı anlatılamaz hakikaten. Çok anlamlı ve tek kelimeyle muhteşemdi. Hele de en sonunda bir sahne dolusu çocuk ile söylenen “ümmet senfonisi”, Ahmet Mercan’ın, teklifinde nasıl da haklı olduğunu hatırlattı tekrar. Evet, Ömer Karaoğlu artık unutulmayan ezgilerimizin İngilizce ve Arapça versiyonunu da istiyoruz.

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan, bu sesi artık dünya da duysun temennisiyle yazdı

Ömer Karaoğlu

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2012, 17:33
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13