Okulda kul olun!

Günışığı Derneği’ne bağlı Genç Düşünce Dergisi’nin 1. Yılı münasebetiyle düzenlemiş olduğu gençlik şölenine yoğun bir ilgi vardı.

Okulda kul olun!


Bahariye Mevlevihanesi’nde gerçekleştirilen programda sinevizyon gösterisi, panel, tiyatro ve ezgi sunumları yapıldı.

İlk olarak Genç Düşünce Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Günışığı Derneği Gençlik Sorumlusu Sezgin Kızılkoca derginin yayın hayatına başlamasından, hedeflerine kadar geçen süreci anlattı.

Popülist bir yaklaşımla hareket etmeyeceğiz

Genç Düşünce Dergisi
Genç Düşünce Dergisi
Genç Düşünce Dergisi
Genç Düşünce Dergisi
Genç Düşünce Dergisi
Genç Düşünce Dergisi

Asla popülist bir yaklaşımla hareket etmediklerini belirterek, asıl işlerinin dergicilik olmadığını, gençleri anlamak ve onlara doğru yolu göstermek olduğunu ifade etti. Dergi olarak, önüne koyduğu hedefleri ve yaptıkları etkinlikleri anlatan Kızılkoca, daha yapacak çok işleri olduğunu söyledi.

İkinci olarak Günışığı Derneği adına sahneye çıkan, eski yönetim kurulu üyesi Orhan Çokça, dergiye gösterilen yoğun ilgi karşısında heyecan duyduğunu belirterek konuklara teşekkür etti. Yayın kurulundaki yazarlara da teşekkür ederek konuşmasını sürdüren Çokça, Allah’ın güzel işleri daima bereketlendireceğini, bu yönde atılacak adımların temiz ve iyi olması gerektiğine dikkat çekti.

Okula dikkat et

Dergi editörü Muhammed Salih Aydoğan’ın moderatörlüğünü yaptığı, “Okula Dikkat Et!” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

Panele, Yeni Dünya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı, İ.M.H Gençlik Başkanı Orhan Demiral ve Psikolog Muhammed Öztabak katıldı.

Okulu ne yapsak?

İlk olarak söze başlayan Orhan Demiral, “okulu ne yapsak” sorusunun; evi, işi ve hayatı ne yapsak sorusuyla birlikte anlam kazanacağını ve bunun her öğrenci için değil her Müslüman genç için kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Geçmişte okullarda İslam adına yaşanan birçok güzelliğin sonucu olarak burada bulunduklarını, elinden tuttuğumuz her bir arkadaşımızın, farkında olmasak dahi ileride onlarla yapacağımız güzelliklerin temelini attığını söyledi.

“Okulu ne yapsak?” sorusunun; orada nasıl vakit geçirdim, yanı başımda oturan arkadaşım benden razı mı, ben ondan razı mıyım sorularıyla değerleneceğini ve alınan cevapların da yaptığımız çalışmaların dökümanı olacağına dikkat çekti.

Okula Medrese-i Yusufiye gibi bakalım

Ardından, “Psikolojim Bozuldu, Kimyam Çöktü” başlıklı konuşmasıyla Muhammed Öztabak sözü aldı. “Okul sistemini değiştiremeyeceğimize göre algımızı değiştirmeliyiz” diyerek sözlerine başlayan Öztabak, okula bir zindan olarak da bakılabileceğini ancak bizim onu Medrese-i Yusufiye gibi görmemiz gerektiğini söyledi. Çin’de ve Danimarka’da kurulan iki okul üzerinden örnekler verdi. Çin’de mağarada kurulan, Danimarka’da ise müthiş bir mimariyle kurulan okul arasında kıyas yaparak, dinleyicilere hangisinin daha güzel olduğunu sordu. Danimarka’da kurulan okulun daha albenili olduğunu belirterek, nesneler üzerine okulu şekillendirmemiz gerektiğini, kendi algımızın her zaman bir Medrese-i Yusufiye olması gerektiğine dikkat çekti.

Bediüzzaman Said Nursi(r.a)’ın eğitime bakışıyla alakalı güzel bir anekdot aktardı. Bediüzzaman hazretlerinin dilinden Kastamonu’da bulunduğu sıralarda talebelerin kendisine gelerek;

“ ‘Bize Halıkımızı tanıttır. Muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyor.’ dediler.

Ben dedim:

-Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusiyle mütemadiyen Allah’tan bahsedip Halıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz.”

Öğrencilerin de tıpkı Bediüzzaman hazretlerinin belirttiği gibi, derslere bu gözle bakmasını, her derste Allah’ın ilminin bir pırıltısını görmesi gerektiğini söyledi.

Dergiler birer okuldur!

Son panelist olarak söz alan Mahmut Bıyıklı ise “Cool Olmak Yerine Okulda Kul Olmak” başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi.

Selamla konuşmasına başlayarak, selam verdiğinde yaptığı her dersin ve konuşmanın bereketli geçtiğini ifade etti.

Okulların her sabah gidilen binalar olmadığını, dergilerin de aynı zamanda bir okul olduğunu söyledi. Genç Düşünce dergisinin de bir okul olduğunu ve geçmişte de bu tip dergilerin bir okul vasfı taşıdığını söyledi.

Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nurettin Topçu, Cahit Zarifoğlu gibi isimlerin kurduğu dergilerin, tıpkı bir okul gibi insan yetiştirdiğini, işte bizim de okul vasfı taşıyan dergileri takip ederek, kendimizi yazar mesabesinde görerek yetiştirerek geleceğin büyük ustaları olabileceğimize dikkat çekti.

Okulda bir genç olarak sadece sözlerimizle değil, yaşayışımızla da örnek olursak, bir çok arkadaşımızı namaza ve güzelliklere çekebileceğimizi söyledi.

Son olarak Mim Kemal Öke’nin İngiltere’de gerçek İslam’ı nasıl tanıdığını, sahih manada hidayete erme sürecini anlatarak konuşmasını noktaladı.

Panelden sonra Günışığı Tiyatro Grubunun “The Vesvese” isimli tiyatro oyunuyla program devam etti. Bireyin, şeytan ve nefisle mücadelesini konu alan oyunda, ikilemde olan bir gencin hidayeti bulma öyküsü anlatıldı.

Programın son kısmında Vera grubu, ezgileriyle sahne alarak geceyi noktaladı.

Yayın hayatına başladığı günden itibaren, önemli işlere imza atan Genç Düşünce Dergisini bu muhteşem gece için kutluyor, yayın hayatında başarılar diliyoruz.

R. Sercan Somuncu bildirdi

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2012, 00:11
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13