Okudukça'nın canına okundu!

TRT yıllardır yayımlanan "Okudukça" ekrandan çekildi. Onun yerine Açık Kitap konuldu.. Peki bu program bizlere açık mı?

Okudukça'nın canına okundu!

11187TRT yıllardır yayımlanan Okudukça ekrandan çekildi. Onun yerine Açık Kitap konuldu. “Okudukça neresi Açık Kitap neresi hemşehrim?” sorusuyla karşı karşıyayız..

Takip edilen kültür ekranı: TRT

TRT’nin yayımladığı  kültür programlarının hayatımızda yadsınamaz bir yeri var. Belgeseller, sinema filmleri, tartışma programları ve bilhassa edebiyatla ilgili yayınlar TRT’yi düzenli seyreden izleyicilerde vazgeçilemez bir iz bırakıyor. Edebiyatla ve kültür ortamıyla ucundan kıyısından rabıta kurmaya başladığımızdan bu yana takip ettiğimiz, unutamadığımız programlarımız oldu. 

11188Haftanın dört gününe yayılan Selim İleri’nin Edebiyat Mekân; Haluk Dursun’un Tarih Mekân, Beşir Ayvazoğlu’nun Şehir Mekân programlarının müptelası olduğumu hatırlıyorum. Haluk Dursun ve Ayvazoğlu programlarına çoktan son verdiler. Neyse ki Selim İleri, programının adı değişse de ekranlarda kalmayı sürdürdü. Ondan çok şey öğrendik… Hâlâ pazar akşamları TRT’de bir saat canlı yayın yapıyor. Devlet protokolünün konuşmaları yayını kesmediği, “Canlı Yayın” bağlantısıyla programa balta vurulmadığı zamanlarda…  

TRT’de yayımlanan her programın diğer kanallarda olmadığı kadar çok önemi olduğunu biliyoruz. Orada yayımlanacak bir dizinin, bir sinema filminin içeriğine bakılarak hemen bir kamuoyu oluşturabilir. Yıllar önce Piyanist’in TRT’de verileceği günleri hatırlayalım. Ya da o kadar uzağa gitmeden Türkiye-İsrail ilişkilerini dahi etkileyebilecek bir dizinin varlığının söz konusu olduğundan konuşalım.  

Kısacası  TRT’deki bir programın, o programa danışmanlık ve sunuculuk yapacak kişilerin bir yoruma tabi tutulmaları gayet doğaldır.  

Az önce müptelası olduğumuz programları sayarken bile listeye Okudukça’nın adını anmadım. Oysa ki bugün edebiyat adına üç beş kırık dökük bilgiye, yazarlara, şairlere aşinaysam Okudukça sayesindedir. Yıllardır haftada yarım saat olarak yayımlanan bu program takipçilerine bu ülke edebiyatında neler olup bittiğini anlatabilmiştir. Evet, kimi zaman bir kesimin edebiyatçısını ağırladığı için eleştiriler alsa da iyi edebiyatın, nitelikli sanatçının orada görünmediğini söyleyemeyiz. (Tekliflere hayır diyen yazarlarımız olmuştur. Evet, çoğu zaman Okudukça’da yetersiz isimlerden görüş alındığını da biliyoruz.) 

11193Özel programlar okuma cesareti verirdi

Birçok usta yazar hakkında özel programlar da yaptılar, yapıyorlar. Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Ahmet Oktay hemen aklıma geliverenler. Yaşarken sanatçılara iltifat etmekten gocunmayan bir programdı, Okudukça. Hepi topu yarım saat süren ancak size bir haftalık edebiyat doygunluğu yaratacak kadar tesiri büyük bir işti.

Programın ilk kısmında o hafta ve önümüzdeki hafta edebiyat gündeminde neler olduğu/olacağı anlatılırdı. Ardından haftanın konusu, o alanla bir şekilde ilişkisi olan yazar, şair, eleştirmen ve akademisyenler eşliğinde konuşulurdu. Bu kısacık konuşmalarda birçok yazarı tanıma imkânı buldum. Bugün edebiyat camiasında kimlerin neler yaptığını bana öğreten bir yer oldu Okudukça. Edebiyata kıyısından bakmakla yetindiğim günlerde bana büyük cesaretler armağan etmişti.  

11194Haftanın konusunun ardından bazen bir yazarla ya da bir şairle kitabı konuşulur, bazen bir edebiyat mekânı gezilir, bazen bir derginin mutfağına konuk olunurdu. Son kısımda, Mürekkebi Kurumadan’da o haftanın yeni çıkan kitapları ya da ayın dergileri tanıtılırdı. Okudukça’yı Türk edebiyatına gönül vermiş, yazdıklarıyla bu ülkenin edebiyatına katkı sağlayan hemen herkesin takdir ettiğini biliyoruz.

Elbette edebiyat ortamında kabul görememiş ya da cin olmadan insan çarpmaya kalkanların eleştirilerine kulak asmıyoruz. Az önce de değindiğimiz gibi bu programda iyi işler çıkaran birçok isim ağırlanmıştı. Zaten Okudukça’ya kulp takanların birazdan bahsedeceğim programı duyunca Okudukça’ya rahmet okuyacakları mukadderdir.  

Beterin beteri var… 

Bizim gibi genç kesimin edebiyata bakışına sonsuz katkılar sağlayan Okudukça bir akşam baktık ki canına okunan bir program olmuş. Dünyabizim’in haftalık toplantıları cumartesiye geldiğinden Okudukça’yı kaçırdığıma üzülürdüm. Gece olan tekrarlarını izlerim umudunu korumama rağmen o da mümkün olmuyordu. Neyse ki bir cumartesi akşamı toplantı iptal olduğundan Okudukça’yı izleyebilecektim. Heyecanla TV’nin karşısına kuruldum. Yedi buçuğa birkaç dakika var. TRT’de saniye şaşmaz program başlar.  

11189Birazdan ekranda kitaplar kuş kanadına dönüşecek.  

Bir de bakıyorum ki Okudukça’nın kulaklarımın ezbere bildiği jenerik müziğinin yerinde yeller esiyor. Başka bir program başlıyor. Bu da edebiyatla ilgili belli ki. Onun yerine ikame edilmiş. Uzun sürmüyor Okudukça’nın canına okunduğunu anlamam. Açık Kitap adında TRT’nin Okudukça müptelalarının ağzına bal çalmak için yayına verdiğini düşündüren programı başlıyor. (Bu isimle Neşe Kutlutaş’ın denemelerinden oluşan bir kitap vardı…) 

Siz ilk edebiyat heyecanlarınızı borçlu olduğunuz bir programın yayından kaldırılmasının ne kadar can sıkıcı olduğunu tahmin edebilirsiniz. Hele ki yerine getirilen programın danışmanından sunucusuna kadar edebiyat zevklerinizin bir türlü kesişmediği yazarların olduğunu görürseniz, keyfiniz hep hepine kaçar. 

Hâline şükret dostum… 

Programın sunuculuğunu öykücü Müge İplikçi yapıyor. Ne yazık ki İplikçi’nin öykü dünyasına kendimi bir türlü ait hissedemedim. Edebiyat camiasında da öykü denildiğinde ismi anılan yazarlardan birisi olmasını anlayamadım. Son öykü kitabı da bendeki bu düşünceyi yıkamadı. Onun, benim Okudukça’mın yerine yayına verilen programın sunucusu olduğunu görünce varın siz düşünün neler hissettiğimi. Ne yazık ki TRT, onca yerinde tespitini bu sefer yanlış pusulaya parmak basarak zedelemişti... 

11190Programın danışmanına gelelim: Semih Gümüş. Gümüş’ün edebiyata ve edebiyat camiasına bakışının nasıl olduğu herkesçe malum. Danışmanlığını yaptığı Açık Kitap’ın adaletli bir yayın politikası izleyebileceğini düşünüyor musunuz? Birkaç hafta önce Murat Menteş’i konuk almalarını ya da bu haftaki programda Akçağ’dan çıkan Köprülü’nün Türk Edebiyatı Tarihi’ni övmesini mi bana tarafsızlık olarak göstereceksiniz? Evet, Menteş’i konuk aldılar, çünkü onu görmezden gelme imkânları yoktu. Sonra!  

Murat Gülsoy da programın içinde. Gülsoy bir sinema salonunun koltuklarından birine oturmuş hâlde sinemaya uyarlanan bir eseri konuşuyor.  

11191Mehtap TV’de pazar akşamları bir kitap programı vardı. Hâlâ da yayımlanıyor olabilir. Açık Kitap’ı izlerken bu program aklıma geldi. Ya da Cumhuriyet’le Vakit’in ilişkisi vardır ya. İşte öyle bir şey.  

TRT Okudukça’ya son vermekle edebiyat programlarının şah damarını da kesmiş oldu. Yerine naklettiği damar ne TRT’yi ne de TRT’den edebiyat adına istifade etmek isteyenleri uzun soluklu götürmez. 

Açık Kitap’tan haberi olmayanlar bu hafta cumartesi akşamı yedibuçukta izlemeliler.  

Bir zamanlar Okudukça’ya ifrit olanlar Açık Kitap’ı görsünler. Tanıtılan kitaplardan, alınan konuklardan, söz konusu edilen yazarlardan ne derece haz edeceksiniz? Elbette herkesi sevmek zorunda değiliz ama herkesi okuyoruz. Biz kalemindeki gücü gördüğümüz kimseye ses çıkarmıyoruz zaten. Biraz güç… Kalem gücü… 

 

Yakup Öztürk durumu beyan etti

 

Yayın Tarihi: 30 Ocak 2010 Cumartesi 05:15 Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2010, 19:34
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Adamın Biri
Adamın Biri - 11 yıl Önce

Bu değişikliklerin hepsinin Ömer Erdem'in TRT İstanbul Televizyonu Müdürlüğü görevinden alınmasından sonra alel acele yapıldığını, dolayısıyla önceki kaliteli yapımlarda şairin emeği olduğunu da belirtmeden geçmeyelim...

Hasan Kemal
Hasan Kemal - 11 yıl Önce

İSMET ÖZEL DE ALTI AY BOYUNCA ŞİİR TÜRKÜN İKLİMİ İSİMLİ ŞİİR KONUŞMALARI YAPMIŞTI TRT2'DE, ONA DA DEVAM ETMEK İŞLERİNE GELMEDİ NEDENSE. SAYIN YAZAR BU GÖZÜNÜZDEN KAÇMIŞ OLMALI. YOKSA SİZ DE İSMET ÖZEL İSMİNİ KULLANMAMAYA ÖZEN GÖSTERENLERDEN MİSİNİZ? OKUDUKÇA PROGRAMI HAKİKATEN BELLİ BİR İHTİYACA CEVAP VERİYORDU, ONA BİLE TAHAMMÜL EDEMEDİLER ANLAŞILAN. NERDE HAYIRLI BİR İŞ VARSA KÖKÜNÜ KURUTUYORLAR.

banner26