banner17

Okan Bayülgen'i severim!

Önceden itici bulduğu bu adamı ne oldu da sevmeye başladı Mehmet Aycı?

Okan Bayülgen'i severim!

7 yıl önce Kahire’de Nil’in kıyısında çaylı naneli nezih bir mekânda,

Kahire ve Nil
(+)

üzerinize afiyet nargile içerken, aç parantez, tam da burada ‘Nil’in kıyısında bir sevda masalı’ anlatıp yan masada oturan hatuncuklardan birinin adını zikredeceğimi bekliyorsunuz, öyle değil, kapa parantez, itina ile servis yapan kırmızı fesli garson amca, yarenlik etmek için ve dahi Türkiye sevgisini dile getirmek için İstanbul adında bir kızı olduğunu söyleyince kalkıp adamcağıza sarılasım gelmişti.

Yeryüzünün anaç kimliğini yürek çarpıntısıyla eş tutan anneler

Öteden beri, çocuklarının adını Nil koyan, Fırat, Dicle, Tuna, Tunca, Bağdat, İzmir koyan, dağların, ırmakların, şehirlerin, hülasa yeryüzünün dişi, doğurgan ve anaç kimliğini yürek çarpıntısıyla eş tutan annelerin elini öpesim gelir.

İstanbul
(+)

Bu biraz da, eşyayı ve evreni algılayış tarzımızdan olsa gerek… Çocuklarının ismini çiçek koyan ne bileyim, Gül, Reyhan, Nergis, Çiğdem, Kardelen, Lale koyan anneler için de geçerli… Babalar için de.

 

Yürekte imparatorluk genişliğinde bir yara açılır bunu duyunca

Bir zamanların gül bahçesi, çiçek bahçesi, bu coğrafyadaki ırmakların adını zikrederek aktığı, parantez açıldı, inanırım ki, Nil okyanusa karışmak istiyorsa, Fırat, Dicle, Tuna, denize dökülmek için yol alıyorsa, suyundan bir zerrenin İstanbul’u göreceği inancıyla ve direnciyle akıyordur, parantez kapandı, dağların adını söyleyerek selam gönderdiği, şehirlerin ‘İstanbul var eyvallah’ diyerek kendisine çeki düzen verdiği İstanbul’un bir kız isminde tecessüm etmesi ve bunu duymanız yüreğinizde imparatorluk genişliğinde bir yara açar ve bu yara, sızısı hayat olan bir yaradır.

Nuri Bilge Ceylan'ın objektifinden İstanbul

Bayülgen öyle sevimlileşti ki gözümdeOkan Bayülgen

Geçenlerde durup dururken sevgili Özlem Çelik, “Okan Bayülgen’in İstanbul adında bir kızı var” demez mi, birden ekranların o çatık kaşlı çocuğu, bırakın küçük dağları, Türk televizyon tarihinde seyircilerin gözüne çalınan ‘cümle dağları ben yarattım’ havasındaki “televizyon çocuğu” öyle sevimlileşti, öyle derinleşti, öyle güzelleşti ki gözümde, o çocuğun zengin dünyasına ince selamlar göndermekten kendimi alamadım.

Okan Bayülgen’in İstanbul adında bir kızı var. Ben de, “ ‘Okan Bayülgen’i sevdim’ adında tadı damakta kalası bir yazı yazmazsam Arap olayım”, dedim ve hamdolsun o iş üzerindeyim.

Öteden beri gıcıklığım vardı Okan’a; ama…

Allah var ya, zırnık sevmezdim herifi, izlediğimden mi, değil elbette, kendiliğinden, öyle ayda yılda bir ekranda gördüğümde, tepeden bakışıyla, safi iğneden ve oktan ibaret cümleleriyle, canlı bağlantıda münasebetli münasebetsiz soru soran zevatı haşlamasıyla, kendine özgü mimikleriyle, ne bileyim rahatsız edici özgüveniyle, zaten hazzetmediğim ve işim gereği haberlerine baktığım beyaz camın bu divanesine öteden beri gıcıklığım vardı.

Okan BayülgenAdı geçtiğinde, Allah bu çocuğun balçığını fazla gevreteyim, fıtratına ekşi nardan limona bir cümle baharat ekleyeyim, önce kaktüs ağacı kılığında maketini yapıp sonra insanlaştırayım, dünya hayatında çatık kaşlılar cemiyetine, kıl adamlar kulübüne üye olsun diye yaratmış diye aklımdan Okan Bayülgen portresi geçerdi.

Bazı özellikleri bile bu gıcık portreye bir yüz ışıması getirmezdi; ama…

Evet, o çatık kaşları hak eden, mutlaka hak eden, canlı bağlantılarda ‘ay’lı ‘oy’lu konuşan yurdumun en arabesk insanlarına haddini bildirmesindeki yürek soğukluğu, ne bileyim anne tarafından Elmalılı Hamdi Yazır’la dede torun ilintisi, işini severek yapması ve “karakter” oluşuİstanbul Beyoğlu da, çoktan çerçevelediğim portreye bir yüz ışıması getirmezdi.

Olan oldu bir kere, kızın adı İstanbul yahu

Olan oldu.

Kızın adı İstanbul.

Daha diyecek ne var.

Çerçeveyi değiştirdim.

Koyu renkleri açtım.

Başka bir portre var şimdi duvarda.

Siz söyleyin, bundan sonra ‘aferin Okan Bayülgen’ demekte haklı değil miyim?

 

Mehmet Aycı incelikle yazdı

Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2010, 20:59
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlkay Türkyay
İlkay Türkyay - 8 yıl Önce

yok senin tavsif ettiğin dilber bu şehir içre Nedim/bir per-i suret görünmüş bir hayal olmuş sana

Şakir Didim
Şakir Didim - 8 yıl Önce

Haklı değilsin abi.

Kızıl Elma
Kızıl Elma - 8 yıl Önce

Yazını büyük bir merakla okudum nereye bağlayacaksın diye... gele gele kızına koyduğu isimde düğümledin ya... ne diyim sana ilahi mehmet aycı sen çok yaşa!

aişe humeyra
aişe humeyra - 8 yıl Önce

okan bayülgenin İstanbul ismini neden koyduğunu bilmiyorsunuz :) duyduğuma yada okuduğuma göre hatırlamıyorum, İstanbul gayr-i meşru insanların dolu olduğu bir yer, bnm çocuğumda böyle bi çocuk, demiş kendileri..

Anası babası belli
Anası babası belli - 8 yıl Önce

anası babası belli çocuğun gayrısı mayrısı olmaz.

aişe humeyra
aişe humeyra - 8 yıl Önce

gayr-i meşru diye bn demiyorum..babasının sözlerini söyledim..

Serdar Ay
Serdar Ay - 8 yıl Önce

yazıyı okudum ama üzüldüm. hak vermedim m.aycı'ya...

akraqp
akraqp - 8 yıl Önce

okan bayulgen sayesinde turkiyede meshur olan çok kişi var.okan bayulgen biraz aykırı şeyler soyler.ama bu bulundugu sektorle ilgili oldugunu düşünüyorum.uzaydan gelmiş tanınması imkansız unknown person değil.bak istanbul adında çocuğu varmış mehmet yacıdan daha duyarlıymiş:)

okan bayulgenin içinde bi dunya varmış.


banner8

banner19

banner20