banner17

Necla Koytak TYB'de tepkilerimizi anlattı

Necla Koytak’ın Sultanahmet’teki semineri, dinlenmeye ve demlenmeye bıraktığım yanlarıma tercüman oldu.

Necla Koytak TYB'de tepkilerimizi anlattı

 

Hayatı anlamaya başladığımızda mıydı, insan mahiyeti üzerine uzun uzun düşünmelerimiz? Etki ve tepki silsilesinde ortaya çıkan nedenleri ve sonuçları bazen yargılayışımız bazen sorgulayışımız ama hep merak edişlerimiz? Ergen hatta çocukluk yaşlarımızdan itibaren başladı sanıyorum; olaylara, kişilere anlam verme gayretimiz ve taşları yerine oturtma çabamız.

İşimiz elbette ki ilk etapta zordu. Zira kaybolduğumuz bir ormanda izleri takip ederek çıkış yolunu bulmak gibidir insanın mahiyetini arama çabası. Ruhun Allah’tan ayrılmış olmasının derin fakat unutulmuş hüznünden tutun, ölmek ile olmak arasında gidip gelen kalbin serencâmına kadar insan varlığında bir sürü iz, öz, köz olacaktı. Mana gözlüğünü takana kadar da labirentlere girecek, kelebeğin kelebek olmadan önceki yaşantısı gibi kozadan (kelebek olmak için) çıkmaya çalışan tırtıl gibi olacaktık adeta.Necla Koytak

Çocuk demek soru demek

Hatırlıyorum da bir gün babama bir soru sormuştum. Çocuk bu ya, bazen büyükleri zorda bırakıyoruz. İşin içinden çıkamayıp, “büyüyünce anlarsın” demişti. O an büyümeyi düşündüm. Önümde çok uzun yıllar vardı. Demek büyüyünce anlayacaktım. Babam doğrucu adamdı. Ona inanıyordum. Ama ya o soruyu büyüyünce unutursam? Yok yok, unutmazdım!

Böylesi günler artadursun, yıllar geçiyor ve içinde acısını tatlısını saklıyordu. Her deneyim ya da bilgiyle biraz daha büyüyorduk. Ve ah yine o sorular! Hayatta cevaplanmayı bekleyen ne çok soru vardı…

Allah soru/n/larımıza imdâd eyledi!

Varlığım ve huzurum için her şeyi en ince ayrıntısına kadar yapıp yaratan Cenab-ı Hak, soru/n/larımıza da imdâd eyledi. Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Peygamber’in nezih yaşantısı ve hatta asrımıza gönderilmiş Kur’an-ı Kerim tefsiri olarak öğrendiğim Risale-i Nur kitapları çocukluğumdan itibaren aklıma takılan tüm soruları fasılasız yanıtlıyordu.

Necla KoytakSeminerle birlikte ‘insan’ı yeniden düşündüm

Yazar Eğitimci Necla Koytak’ın TYB’deki semineri kalbimin halihazırdaki düşüncelerini yeniden gün yüzüne çıkardı. Sunuları arasında tablo şeklinde verdiği bilgiler ise insan anatomisini yeniden düşündürdü. Şöyle ki; insan önce “çevresel olay”dan etkileniyordu. Bunun akabinde “duyusal tepkiler” ortaya çıkıyor ve insanın iç âleminde “inanç-yorum-değer kalıpları”na göre şekilleniyordu. “Olayla ilgili düşünceler ve iç konuşmalar” gerçekleşiyor ve bu nedenler ve etkiler zincirinden sonra insanın “duygu hali” beliriyordu. Sonrasındaysa insan, birikimine göre olumlu ya da olumsuz “davranışsal ve biyofizyolojik tepkiler” veriyordu.

Kendini kabullenmek kişiyi mutlu kılıyor

Seminerde kişinin kendini tanımasının önemine dikkat çeken Koytak, hoş üslubuyla, insan kişilik ve karakterlerini anlattı. Hangi tür insan olduğumuzu bilmek önemliydi. Zira ‘kendini kabullenmek’ kişiyi hem huzurlu kılıyor hem de düşmekte olan yanlarımız varsa, onları teşhis etmemizi kolaylaştırıyordu.

Allah’ın dini ne güzel!

Koytak’ın verdiği bu misal de Müslüman olmanın mutluluğunu yaşattı: Örneğin sevdiğiniz bir insan size selam vermedi. Ve siz bu olay neticesinde başladınız olayı içinizde yorumlamaya. Haliyle canınız sıkıldı. Anladınız ki bu olayda bir kasıt var. Aklınıza bir ayet geldi: “Kötülüğe iyilikle karşılık verin.” Siz bu olumsuz hali içinizde inancınızla yorumladınız ve ona bir iyilik, güzellik yapmaya karar veriniz.

 

Özge Sena Bigeç, bu güzel semineri için Koytak’a teşekkür etti

Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2012, 00:16
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20