banner17

Nazım Hikmet'ten Mısırlılara destek

1950'li yıllarda Mısır'da Kanal Savaşı yaşanmıştı. Mısır emperyalistlere karşı yine mücadeledeydi...

Nazım Hikmet'ten Mısırlılara destek

Tarihe Kanal Savaşı olarak geçen ve Süveyş Kanalı üzerinde gerçekleşen savaş, Mısır’ın varlık-yokluk savaşı idi. Yönetim, Arap birliğinin ve Arap sosyalizminin öncü liderlerinden Cemal Abdunnasır’ın elinde idi. Emperyalist Batı, bugün olduğu gibi ekranlarda farklı; perde arkasında farklı konuşuyordu. Bu bir istiklal mücadelesi idi.

Durumu bu açıklıkta gören Nazım Hikmet, Mısır için bir İstiklal şiiri yazmıştı. Şiire baktığımızda şunu açıkça görüyoruz: Mısır, Müslüman bir memlekettir ve Müslümanlık, bağımsız olmak için gerekli duyguyu, düşünceyi, azmi vermede yeterlidir.

Bugüne kadar bir Halit El-İslambuli bekleyen Hüsnü Na-Mübarek, Tahrir Meydanı’ndaki milyonlarca İslambulileri eninde sonunda dinleyecektir, diyerek Nazım Hikmet’in İstiklal şiiriyle sizleri baş başa bırakıyorum.

İSTİKLAL

Bu zırhlıları, bu orduları tanırım,

benim de sularıma girdiler,

benim de toprağıma asker çıkardılar geceleyin.

Kanıma susamıştılar.

Çalmak istiyorlardı gözlerimin nurunu

          hünerini ellerimin.

Döktük denize onları

1922'ydi yıllardan...

Mısırlı kardeşim;

şarkılarımız kardeştir,

isimlerimiz kardeş,

yoksulluğumuz kardeştir,

          yorgunluğumuz kardeş

Şehirlerimde güzel, ulu, canlı ne varsa:

          insan, cadde, çınar,

savaşında senin yanındalar.

Köylerimde Kelâm-ı Kadim okunuyor

          senin dilinle,

               senin zaferin için...

Mısırlı kardeşim,

biliyorum, biliyorum,

istiklal otobüs değil ki

birini kaçırdın mı, öbürüne binesin

istiklal sevgilimiz gibidir

aldattın mı bir kere

          zor döner bir daha.

Mısırlı kardeşim,

kanalın sularına karıştı kanın.

İnsanın yurdu bir kat daha kendinin olur

          toprağına, suyuna karıştıkça kanı.

Yaşamış sayılmaz zaten

          yurdu için ölmesini bilmeyen millet...

Nazım HikmetBu şiirin arkaplanında neler var?

1956 yılındayız. İsrail, İngiltere ve Fransa'nın oluşturduğu gizli bir ittifak kurulmuştur, ittifakın konusu Mısır’dır, Mısır’daki bağımsızlık savaşıdır. Çünkü Mısır lideri Nasır, Süveyş Kanalı’nı millileştirdiğini açıklamıştır ve bu açıklamadan sonra çıkan savaş, Sovyetler Birliği'nin Londra ve Paris'e atom bombası atma tehdidi karşısında İngiltere ve Fransa'nın geri adım atmasıyla sonlanmıştır.

Süveyş Krizi, İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünyaya egemen olan Batı Avrupalı devletlerin mutlak egemenliğinin son bulduğunu ve artık Amerika'nın desteği olmadan hareket edemeyeceklerini göstermiştir.

1950’lerde de petrol meselesi

1950'lere gelindiğinde Mısır’da egemen bir devlet kurulmuş olmasına rağmen Süveyş Kanalı’nın denetimi, Batılı devletlerin kontrol ettiği Kanal Şirketi’ndeydi. Süveyş Kanalı yoluyla başta İngiltere ve Fransa olmak üzere pek çok Batı Avrupa devleti, Körfez ülkelerinden petrol alıyordu. Mısır’da 1952 yılında iktidara gelen Cemal Abdunnasır, ülkesini askeri yönden güçlendirmeye ve İsrail karşısında üstün duruma geçirmeye çok önem verdi. Bu amaçla, Sovyetler Birliği’ne yaklaşmaya ve Çekoslovakya üstünden silah almaya başladı. Ayrıca, Asuan Barajı’nı bitirip, ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak istiyordu. Fakat bunlar için büyük miktarda mali yardıma ihtiyacı vardı. ABD ve İngiltere’den kredi almayı denediyse de bu iki ülke Mısır’ın Doğu Bloğu’ndan silah alması ve İsrail karşıtı militanları desteklemesi sebebiyle kredi vermedi. Bunun üzerine Nasır, ihtiyacı olan mali gücü sağlamak için Süveyş Kanalı’nı işleten Kanal Şirketi’ni millileştirdiğini açıkladı.

Kanal Şirketi’nin hisselerinin değerini sahip devletlere ödeyeceğini açıkladıysa da bu karar İngiltere ve Fransa’dan çok büyük tepki aldı. Çünkü, bu iki devlet için Süveyş Kanalı, Basra Körfezi'ndeki devletlerden aldıkları petrolün taşınması için çok önemliydi. Bu nedenle, Sovyetlere yanaşmaya başlayan Mısır’ın denetim kurması tehlikeliydi. Ayrıca bu devletler çok kârlı olan Kanal Şirketi hisselerini Mısır’a devretmek istemiyorlardı. Sevr’de toplanan İngiltere, Fransa ve İsrail, Mısır’a askeri müdahale kararı aldı. Buna göre İsrail, Mısır’a saldıracak, İngiltere ve Fransa ise savaşanları ayırmak bahanesiyle bölgeye asker çıkartıp kanalı işgal edeceklerdi. İki ülke arasındaki çatışmalar durdurulduktan sonra da “daha başka çatışmaları önlemek ve dünya ticaretinin bölge savaşlarından etkilenmemesini sağlamak” amacıyla bölgede kalıcı bir İngiliz-Fransız birliği konuşlandırılacaktı.

1956 savaşı
1956 savaşı

Plan başarıyla uygulandı ancak...

Anlaşmaya göre İsrail, 29 Ekim 1956’da Sina yarımadasını işgale başladı. Derhal harekete geçen İngiltere ve Fransa, Mısır’a bölgeye asker yollayarak “savaşı durdurmayı” önerdi. Nasır’ın bunu reddetmesinin ardından ise iki devlet askeri harekata başladı. İngiltere’den ve Fransa’dan birçok uçak gemisinin katıldığı harekat 5 Kasım’a kadar hava saldırısı; sonrasında ise paraşütçü birliklerin indirilmesi şeklinde gerçekleşti. Taktik açıdan harekat çok başarılı oldu. İngiliz ve Fransız birlikleri, Mısır birliklerini yenip kolayca kanalı ele geçirdi ve bölgeye hakim oldu.

Gamal Abdul Nasser
Gamal Abdul Nasser

Süveyş Krizi’nden Nasır, Arap dünyasının en güçlü lideri olarak çıktı. Mısır, savaşı kaybetmiş ve büyük asker kaybı vermiş olmasına rağmen Süveyş Kanalı üzerinde denetimini kurmuştur. Çünkü Mısır’da 1881 yılından beri var olan İngiliz etkisi ortadan kaldırılmıştır.

Nazım Hikmet neden işgale karşı çıktı?

Nazım Hikmet’in, “İstiklal” adlı şiiri işte bu olay üzerine yazılmıştır. Mısır’ın, sömürgecilere karşı verdiği savaşı destekleyen şair, emperyalistlerin Milli Mücadele ile 1922’de Türklere yenildiği gibi; Mısır’da da yenileceğini söylemekte ve Mısır’a cesaret vermektedir.

Nazım Hikmet’in, Mısır’a destek vermesinin birden çok sebebi vardır:

Öncelikle şair emperyalizme karşıdır. Bu düşünce şairin ideolojik görüşünün (komünizm) bir sonucudur. Şairin ideolojik tercihi ile Mısır devlet başkanı Abdünnasır’ın görüşü ve uyguladığı siyasi rejim de bu destekte önemli bir rol oynamıştır. Çünkü Abdünnasır da Rus sosyalizminin etkisindedir ve rejimini bu ideolojiye göre şekillendirmektedir.

Şiirden anlıyoruz ki Mısır’ın Müslüman olması, Mısır’la Türkiye’nin yakın ilişkiler içinde bulunması, komşuluk, kültürel yakınlık gibi etkenler de vardır bu desteğin sebepleri arasında.

 

Kamil Yeşil dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2011, 17:28
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20