Nasıl Boşanacağız Peki?!

Genç Dergisinin "Gündem ve Zihniyet" Toplantısında Ahmet Taşgetiren konuktu. Gençlerle interaktif bir sohbet yaptı.

Nasıl Boşanacağız Peki?!

Taşgetiren Gençlerle

Ahmet Taşgetiren Bey"in Genç dergisinde bu ay gerçekleştirmiş olduğu “Gündem ve Zihniyet” buluşmaları kapsamındaki son toplantıda Filistin gündemi değerlendirildi. Gündem maddeleri Ergenekon ve Filistin olarak belirlenen toplantının, genç arkadaşların yoğun ısrarı üzerine tek gündem maddesi olarak Filistin meselesi yapıldı. Filistin/Gazze olayları gençlerin interaktif katılımıyla konuşuldu, meseleye çözüm arandı.

Gençler: “Batı dünyasının, ABD"nin, Türkiye"nin olaylar karşısındaki tutumu neydi, nasıl olmalıydı, yapılanlar yeterli miydi? İslam dünyasının Gazze karşısındaki durumu, tavrı nasıldı? İslam dünyasının yaptıklarının faydasal boyutları neler? Neler yapıldı, neler yapılmadı? Yapılan gösterilerin yerel seçimler veErgenekon olayı ile ilgili bağlantısı kurulabilir mi?” sorularını sordu Taşgetiren"e.

Ahmet Taşgetiren Bey ise sorulara cevap mahiyetinde şunlara değindi:

Gazze konusunda asıl yapılması gereken nedir?

Hepimizin hemfikir olduğu yer herhalde şudur: “İslam dünyasının, Gazze konusundaki çözümsüzlüğü.”

Buradan hareketle yapılan gösteriler için bir arkadaşın, bunlar duygusal tepkiler, psikolojik rahatlama dışında teknik bir faydasının olmadığını söyleyince, Taşgetiren,  gösterilerin mutlaka bir sonucunun olduğunu ifade ederek: Yapılmayanı yaptığımızı zannederek kendimizi mi avutuyoruz? Aslında yapılması gerekeni yapamadığımız için bir şeyler yapıyormuş görünerek kendimizi mi rahatlatıyoruz? Peki, asıl yapılması gereken nedir? Asıl yapılması gereken İsrail"in elinin tutulmasıdır. Gazze"ye bir saldırının olmamasıdır. Filistin sorununun Filistinlilerin hukukunun gözetilecek şekilde çözülmesidir.  Olay sadece Gazze olayı değil bu, dün Lübnan"da, Beyrut"ta yaşanıyordu. Öbür gün Batışeria bölgesinde yaşanıyor. Bir başka gün mülteci kamplarının basılması suretiyle oluyor. Orada bir İsrail olgusu var. Yani İsrail orada “Köpeksiz köyde değneksiz dolaşır gibi at koşturuyor.”

Bu bölgede İsrail"i kim durduracak?

“Bu bölgede İsrail"i kim durduracak?” Bu soruyu çok önemli bulan Taşgetiren şöyle dedi:

“İsrail"i kim durduracak?” diye ortada bir soru var. Bu sorunun tam karşısında da “İsrail"i neden İslam dünyası durduramıyor?” sorusu bulunuyor.  İslam dünyasının içindeki bir kısım Batıcı kesimden İslam dünyasını küçümsemek tarzında “Bunlar beş para etmez, bir kendinize bakın, niye adam olamıyorsunuz?”, “Siz sadece ağlıyorsunuz.” cümlelerini duyuyoruz. Bunlar, bir kıyaslama yapıyor. İsrail"in nüfusu ve gücü şu kadar, 1,5 milyarlık İslam dünyasının gücü bu. Bu nüfusla İsrail"le baş edemiyorsunuz.

Neden İslam dünyası daha müessir daha netice alıcı bir tavır ortaya koyamıyor.

Başbakanın yaptığı jestler sadece İsrail"in öldürdüklerine kefen hazırlıyor, öldüremediklerine yaraladıklarına gazlı bez ya da ilaç gönderiyoruz. Ağlıyoruz, hepimiz de ağlıyor ve üzülüyor. Onun dışında Türkiye"ye yönelik İsrail"le ilişkileri neden gözden geçirmiyorsunuz sorusu gündeme geliyor. Başbakana sorulan bu soru üzerine: “Bekâra karı boşamak kolay” demişti. Askeri ve stratejik anlaşmalar, ortaklıklara nasıl bakılmalı sorusu duruyor ortada.

İnsanımız da elinden ancak yapabildiği kadarıyla bakıyor olaya. Dualar, yardımlar… Elinden ne gelebiliyorsa kendince. Ancak bunu yapabiliyorumun altında da problemler olmalı. Demek ki bir şeylere mahkûmuz Türkiye olarak. İsrail"le, ABD ile ilişkileri bozamayan veya ilişkilerini yeniden tanzim edemeyen, bunu göze alamayan bir görüntü var. Türkiye tavır koyamıyor, elle tutulur bir sonuç olarak. İsrail durdurulamıyor ve İslam dünyası burada müessir bir tavır ortaya koyamıyor.

İslam dünyası en sancılı coğrafya ve hemen her gün bu coğrafyanın bir yerinde bir kanama meydana geliyor ve bu bizim gündemimize düşüyor. Genelde bu da mazlumiyet biçiminde ortaya çıkıyor. Çeçenistan"dan, Kosova"ya, Filistin"den Keşmir"e, Afganistan"dan Doğu Türkistan"a yaşanılan zulüm… Neden olmuyor? Neler düşündük bu konuda bugüne kadar? Bunun sebepleri tespit edilebilirse bizim de üzerimize ne düşüyor sorumluluk olarak diyerek cevabını arama noktasına geliriz.

Genç bir arkadaşın bu konu hakkında fikirleri ise şöyleydi: “Aslında hepimizin zihninde; “İslam dünyası birleşse, hep bir olsak batıya karşı bir tavır alsak, İsrail"e gitsek” düşüncesi var. Geçen gün bir haber yorumunda şöyle yazmışlardı. Artık yeter Türkiye F-16 göndersin İsrail"e, 15 dakikada işini bitirsin gelsin diyor. Bizim böyle düşüncelerimiz var ama yapması zor olan düşünceler.”

Ahmet Tasgetiren: Neden zor?

Şöyle örnekliyorum hocam neden zor olacağını: Girdiğim bir kırtasiyeden aldığım broşürle evime gittim. Broşür boykot ürünlerini içeriyordu ve ben de mutfak dolabına asmıştım bunu. Dolabı açıp içeri bakıyorum, sonra eve bakıyorum, ardından aldığım broşüre tekrar. Şunu görüyorum ki nerdeyse evimdeki her şey onlar. Dolabı açıyorum o, markete gidiyorum o, bir şey alacağım her şey onlar. Şimdi ben şahsi olarak boykot etmek istiyorum ama boykot edemiyorum. Bir yerde tıkanıyorum onu mu boykot edeceğim, bunu mu? Bir yerde tıkanıyorum, ben sadece bir birey olarak. Düşünüyorum da benim ülkem sırtını nasıl dönsün ABD" ye, İsrail"e, Batı dünyasına. Sırtını dönecek ve kucaklayacak Doğu"yu ve tamamıyla ilişkilerini de koparacak. Ben kendi başıma bunu yapamıyorken İslam dünyası bunu yapabilir mi diye kafamda soru işaretleri büyüyor.

İslam Dünyasının “İnsan” Açığı Var!

Sonuç olarak şunları söylemişti Taşgetiren: “İnsan açığımız var İslam dünyası olarak. Birim insana önem vermeliyiz. Bilgi ve teknoloji üretmeliyiz. İslam dünyasındaki özgül ağırlık düşüklüğü problemini çözmeli mutlaka. Bir birey olarak üzerimize ne gibi sorumluluklar düşüyorsa yerine getirmek ve bunun için iyi yetişmek, kendimizi iyi yetiştirmemiz gerekli. Kendi gücümüzün el verdiği kadar da bir şeyler yapmanın derdinde olmalıyız.

Abdullah Güner yazdı         

 

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2011, 11:21
YORUM EKLE
YORUMLAR
Halis İğne
Halis İğne - 10 yıl Önce

Genç bu sayıda Mahmut Bıyıklı ile Dünya Bizim üzerine konuşmuş.

Abdullah Kibritçi
Abdullah Kibritçi - 10 yıl Önce

Ahmet Taşgetiren hocam sokakta herhangi bir kimsenin söyleyebileceği şeyleri söylemiş. Gelinen durumu özetlemiş. Zaten yüzyıllardır yapılan bu! Durum özeti: "İslam dünyası tavır koyamıyor, israil durdurulamıyor."

Yani şunu demek istiyorum: Bu toplantıda konuşulan şeyler anladığım kadarı ile durum değerlendirmesinden öte gitmemiş. Zaten gelinen durumu bilmeyen yok. Kurulan bu cümleleri sokakta kime kulak verseniz söyler size.

Lakin yazının son paragrafı kayda değer.

mehmet erten
mehmet erten - 10 yıl Önce

mahmut biyikli'yla mi...
ben bunu okurum iste:)
genc dergi, ocak sayisi oyle mi...

mehmet erten
mehmet erten - 10 yıl Önce

gencin ocak sayisini alamadiim oy param yogidi param, kacirdik biyikli'nin ropu desenize:(

SIRADAKİ HABER