banner17

Müslümanların gür ve hakikatli sesidir şiir

Ankara Kurtuba Kitap Kafe'de haftalık olarak düzenlenen “Şiir Akşamları”nın 27 Kasım Cuma akşamının konuğu şair Erdal Çakır idi. Samet Polat haber verdi.

Müslümanların gür ve hakikatli sesidir şiir

Ankara Kurtuba Kitap Kafe'de haftalık olarak düzenlenen “Şiir Akşamları”nın 27 Kasım Cuma akşamının konuğu şair Erdal Çakır’dı. Mütevazı kişiliğini konuşmasının daha ilk dakikalarından itibaren hissettiren Çakır, “İslam'ın İlk Döneminde Şiir” başlığı altında sıcak ve duru bir sohbetle seslendi.

Arap toplumunun hafızası şiirlerle örülü

İslam ile birlikte şiir ne hal almıştır? sorusuna cevap aramadan önce İslam öncesi toplumun ve şiirin ahvalinin ne olduğunu izah etmenin daha isabetli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Çakır, İslamiyet’ten önce Arapların, şiiri kabilelerini yüceltmek için önemli bir metafor olarak kullandıklarını ve şiire bir aidiyet beslediklerini söyledi. Öyle ki, Arap topluluğunun hafızalarında inanılmaz sayıda şiirler barındırdığını ve adeta sözlü bir divanın oluşturulduğundan bahsetti. Şairsiz kabilelerin değersiz görüldüğü, şairlerin kabilenin bilgini ve hakîmi konumunda olduğunu ifade eden şair, o dönemin vazgeçilmez unsurları olan çöl, deve ve bedeviliğin şiirlere yansıdığını belirten ifadeleriyle iyiden iyiye konuyu asli merkezine getirdi.

O dönemin gelenekleri arasında yer alan ve peygamberimizin de içinde yer aldığı, doğan çocukları hava şartları bakımından daha sağlıklı olan yerdeki kabilelerde süt anneye vermenin sebeplerinden birinin de dili daha iyi öğrenmek olduğuna, yani sözün kudretine işaret etti. 

Hakikat şiir için bir gerekliliktir

Çakır, İslam’ın gelişiyle beraber şiirin kesintiye ve travmaya uğradığını, toplumun inen vahyin tesirine hayran kaldığını, altını çizerek dillendirdiği İbn Haldun'un kelamları ile beyan etti. Müslüman olduktan sonra şiirden vazgeçen Hassan bin Sabit gibileri Peygamber Efendimizin şiire teşvik ettiği ifade eden Erdal Çakır, şiirde hakikatin olması gerektiğine ve hakikatin olmadığı şiire şiir denilemeyeceğine vurgu yaptı.

Şiir: Müslümanların gür ve hakikatli sesi

Peygamberimizin hafızasında İslamiyet'ten önce söylenen şiirlerin yer aldığını olaylara dayandırarak anlatan yazar böylece çok bilinmeyen bir noktaya temas etmiş oldu. Hz. Ömer'in şiirin yaygınlaşması için çaba sarfettiğini ve Müslüman şairlerin bir araya getirilmesi için uğraştığını ifade eden Erdal Çakır, İslam'ın şiire hangi raddede mahiyet verdiğini bu örnekler üzerinden dinleyicilere aktardı. Ka'b bin Zuheyr'in Peygamberimize okuduğu ve adına Kaside-i Bürde denilen şiirle birlikte İslam'da büyük ve çığır açıcı şiirlerin doğmasına vesile olduğunu bildirdi. Şiirin İslamiyet ile birlikte yok olmadığını aksine Müslümanların gür ve hakikatli sesi olduğunu dinleyenlerin zihnine mühürledi usta yazar. Diri ve hoş anlatımıyla dinleyicilerin beğenisini kazanan Erdal Çakır, birkaç hatırasını anlattı.

 

Samet Polat dinledi, not aldı, paylaştı.

 

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2015, 11:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bahri TEKİN
Bahri TEKİN - 3 yıl Önce

Bir çok şiir yazılabilir. Ancak, kişinin ancak yaşadıklarını yazması, yaşamadıklarını yazmaması gerektiğini düşünürüm.Şiir duygu ile yazılır.Mesela kendim, bir çok her aklıma geleni yazabilirim. Ancak, her akla geleni değil, yaşadıklarını yazmak gerekir.Bahri TEKİN

banner19

banner13

banner20