banner17

Münevver Hanım çok dertli ama duyan yok!

Münevver Okur Meriç, 'Sultan Cem' kitabının akıbetinden Uşak'taki yazma eserlerin yağmasına kadar neler söyledi neler..

Münevver Hanım çok dertli ama duyan yok!

 

Münevver Okur Meriç geçtiğimiz günlerde Ankara’daydı. Biz de fırsattan istifade kendisiyle görüştük. Sultan Cem'in hayatı için neredeyse bir ömür boyu sürdürdüğü çalışmalarından, dedesinin Uşak’taki kütüphanesine ve tarihî özelliği bulunan evine, Sultan Cem ile ilgili son zamanlarda yazılıp çizilen şeylere varıncaya kadar birçok konudan söz ettik.

Cem Sultan 3000 adet basıldı ama dağıtılamadığı için bir depoda bekliyorMünevver Okur Meriç

Münevver Hanım haklı olarak çok dertli. 2006’da bastırdığı Sultan Cem: Hayatı, Esareti, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri adlı kitabının basım macerasını anlattı önce. Kitap Kültür Bakanlığı’nın hakeminde sabır törpüleyecek bir süre beklemiş ve tam basılmak üzere iken bakanlık kitap basmama kararı alınca bütün gayretler ve beklemeler boşuna gitmiş.

Kitaba daha sonra dönemin Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt sahip çıkmış ve basılmasına önayak olmuş. Evet, basılmış kitap ama herhangi bir yayınevinden değil, Münevver Hanım’ın kendi yayını olarak çıkmış. Münevver Hanım, sanırım 3000 adet kitap kucağında, öylece kalakalmış. İstanbul’da yaşıyor, kitaplar Ankara’da PYS Vakıf Sistem Matbaası’nda basılmış; elbette depo lazım... Münevver Hanım’ın depo arayışına önce Millî Kütüphane’den olumlu cevap gelmiş. Ama bir zamana kadar... Belli bir süre sonra kitapları almasını istemiş Millî Kütüphane yetkilileri. Kitaplar daha sonra bir başka depoya nakledilmiş.

Sultan Cem’in jeneriğinde de belirtildiği üzere yazar kitabının bütün gelirini Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Uşak’ta yaptırmakta olduğu kültür merkezinin faaliyetlerine bir katkı olmak üzere kurmaya çalıştığı Münevver Okur Meriç Kültür Vakfı’na bağışlamayı düşünmüş. Fakat ne yazık ki kitap, dağıtım sorununa dûçâr olması sebebiyle satılamıyor ve bir depoda öylece bekliyor.

Aşkla yazılan bu kitabı herkes takdir ediyor amma…

Kitap, kitap dediğimiz de öyle sıradan bir kitap değil ki… Sultan Cem ile ilgili o zamana kadar bilinmeyen birçok ayrıntıyı ortaya koyan, zahmetli bir araştırmanın mahsûlü ve 2006 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “inceleme” dalında ödüllendirilen bir kitap! Üzerinde hiçbir akademik vb. bir mecburiyet olmadan, aşkla çalışılmış bir konu ve bu aşkın doğurduğu bir eser... Sadece eserin ortaya konuluş aşamaları için Münevver Hanım ile bir röportaj yapmaya dahi değer.

Fakat ne kader yazık ki, eser dağıtım sorunu sebebiyle satılamıyor ve bir depoda öyle bekliyor. Konu aldığı şehzade gibi bahtsız bir kitap da diyebiliriz.

Uşak’ta kitap yağmasına ses çıkarılmayan bir kültür ortamı

Münevver Hanım’ın ikinci ve önemli bir sıkıntısı da Uşak’ta babasından kalma konağın ve kütüphanesinin vaziyeti... Sit alanında yer alan bu yapılar topluluğu Münevver Hanım’ın babasından kalma yazma eserleri de barındıran bir kütüphaneyi bağrında yakın zamanlara kadar saklamış. Fakat Fikri Sağlar’ın Kültür Bakanlığı döneminde taşra kütüphanelerindeki yazmaların tek bir merkezde (sanırım Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi’nde) toplanması kararlaştırılınca bu kütüphanedeki kitaplar da mesut bir şekilde barındıkları yerlerinden torbalara doldurularak derdest edilmiş.

Münevver Okur MeriçUzun bir süre bir depoda bekleyen kitapları görmek için Uşak’a giden Münevver Hanım kitapların oradaki perişan hâlini görmüş ve yapacak bir şey de bulamamış. Bu kitapların gerçek miktarını bilen Münevver Hanım, kitapların orada yağmalandığını gözleriyle görmüş. Ne kadarı Süleymaniye’ye ulaştı; hatta hiç ulaştı mı o da bilinmiyor. Bu kütüphaneden sadece beş-on kitap kalmış Münevver Hanım’ın elinde. Ağırlıklı olarak tasavvufî metinler ve üstelik Münevver Hanım’ın dedesi tarafından kaleme alınmış metinler… Söylediğine göre şu an Kütüphane binasında pek de kitap yok…

Uşak İl Kültür Müdürlüğü o konağı ne zaman restore edecek?

Münevver Hanım’ın belediyeye ve Uşak İl Kültür Müdürlüğüne bu binaları restore etmeleri için müracaatları da hep olumsuz cevaplanmış. Oysa restore edilmemesi sebebiyle yağmurlu havalarda çatısından içeri sular damlar bir vaziyette bulunuyormuş. Münevver Hanım, baba mirası bu binaları kuracağı vakıf için kullanmak istiyor ama -sanırım yasalara göre- restoresini İl Kültür Müdürlüğünün yaptırması gerekiyor. Fakat bu da şimdiye kadar mümkün olamamış.

Oysa bu tür binalar, hele müştemilâtında yazma kitaplarla dolu bir kütüphane de bulunan yapı kompleksleri bir şehre ne kadar özellik katar, düşününüz. Uşak için son derece güzel bir imkân. Ama ne yazık ki bu önemli mirasın kıymeti bilinememiş.

Sultan Cem ile ilgili TRT’de bir program yapılacaktı ama…

Görüştüğümüz gün Münevver Hanım, TRT’den bir ilgilinin kendisini aramasını bekledi durdu. Daha önce konuşmuşlar; TRT’de beş bölüm sürecek bir Sultan Cem programı hazırlama konusunu. Bu programa tarihçi hocaların da katkısının sağlanmasını istiyor. Fakat uzun süren sohbetimiz süresince arayan soran olmadı. Elindeki telefon numarasından bizzat kendisinin aramasını tavsiye etmekten başka bir şey yapamadım. Sonra ayrıldık. Ne oldu bilmiyorum…

Bu yaşında sarf ettiği gayret, gençlere de örnek olacak bir gayrettir Münevver Hanım’ın. Bana “Evlâdım, benim yaştaş arkadaşlarım artık çoluk-çocuklarının yardımı olmadan evlerinden dışarı dahi çıkamıyorlar. Ama bakın ben hâlâ kimsenin yardımı olmadan ayaktayım” derken aslında araştırma sevgi ve çabasının insanı ne kadar dinç tutacağının da canlı şahidi durumundaydı.

Münevver Okur Meriç’in Sultan Cem adlı kitabını nereden mi edineceksiniz? Satılamıyor ki edinebilesiniz. Kitap, bir siyasî kişilik olmasının yanı sıra son derece iyi yetişmiş bir kültür adamı da olan Sultan Cem'in hayatı hakkındaki en iyi araştırma imiş; bu sebeple TYB ödülü de almış, hakkında daha çok olumlu şeyler yazılmış kimin umurunda…

Kim ilgilenecek?

Fakat ülkemizin etkili ve yetkili şahıslarının bu durumla ilgilenmeleri gerekiyor kanaatimizce. Münevver Okur Meriç’e kitabının satılma, bu satıştan elde edilecek geliri kuracağı vakıf için değerlendirebilme imkânının sağlanması ve Uşak’taki bahsi geçen kültür merkezi bünyesinde babasından kalma evin restore edilerek kültür hizmeti verebilecek bir yapıya kavuşturulması çok mu zordur?

 

Yusuf Turan Günaydın değindi

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2012, 13:41
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
abbas yolcu
abbas yolcu - 7 yıl Önce

selam tabi olanayollar savaşında heder olmuş bir dünyayı anlat mak herhalde zor olmuştur.bulabilir isek okuruz inşallah..

banner8

banner19

banner20