Modernizm aileyi ve bireyi şımartıyor

Ramazan Kayan Hoca Gençlik Kültür Merkezinde Lokman Suresini anlattı.

Modernizm aileyi ve bireyi şımartıyor

 

İstanbul Fatih’te bulunan Gençlik Kültür Merkezi’nde yapılan derslerde geçtiğimiz salı Ramazan Kayan Lokman Suresi’nden birkaç ayetle (13- 18.) ana- baba hakkı, tebliğ metodu, hitap gibi konulardan bahsetti. Aldığımız notlar ve alıntılar ışığında birkaç cümle yazalım istedik gidemeyenler için.

Usulde hassasiyet

Ramazan Kayan Hoca, Lokman Suresi 13. ayetle başladı. Bu ayette geçen ‘oğulcuğum’ hitabı gerçekten çok şey anlatıyor bize. Bir insana mesaj verirken nasıl bir dil kullanmamız gerektiğini, kelimelerin ve ifade tarzının gerekli ortamı sağlamak için ne derece önemli olduğunu çıkarıyoruz. Özellikle davet sırasında herhangi bir insana İslâm’ı tebliğ ederken iç dünyasına girebilmek için usuldeki hassasiyetin ne kadar önemli olduğunu anlattı bizlere.

Hitaptan sonra uyarı geliyor, net bir şekilde: “Allah’a şirk koşma. Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.” Bu noktada Hz. Nuh’un oğluyla arasında geçenlerden bahseden Kayan, sel sırasında Nuh peygamberin oğluna nasıl da üzüldüğünü hatırlattı. “Evet, Nuh’ta büyük bir şefkat vardı; fakat bu şefkat oğlunu kurtaramadı. Allah’ın dâhi uyarısına rağmen Nuh aleyhisselam hâlâ çağırmaya devam etti. Ya biz? Ne çabuk vazgeçiyoruz karşımızdaki insanlardan, düşündük mü hiç?”

Hz. İbrahim’in de put yapan babasına nasıl seslendiği çok önemli, Hz. Lokman’ın ‘oğulcuğum’ demesiyle aynı: ‘babacığım’- benim babam-. Önemli bir husus Allah’a şirk koşan babasına nasıl hitap ettiği. Tefekkür etmemiz gerekiyor, ‘Azer’ demiyor; ‘babacığım’ diyor.

Hitap tarzımızı Kur’an anlatıyor

Üç peygamberin hitap tarzı örnek verilince biz dinleyicilerin kafasında bir şey çok net bir şekilde oturmuş oldu: Kur’an’ın bize öğrettiği hitap tarzı, diyaloglarımızın nasıl kurulması gerektiğini anlatıyor aslında. Davetçi yalnızca davet için insanlara bir şey anlatmamalı, göstereceği hassasiyet, sıcaklık, ilgi o yaptığı işi yalnızca bir ‘anlatım’ olmaktan çıkaracaktır. Çok güzel bir örnek veriyor Kayan, burada: “Bir doktor şefkatiyle çok ciddi bir titizlik göstermemiz gerekiyor.”Ramazan Kayan

Konunun bu kısmında çok durdu Ramazan Kayan. Dolayısıyla örneklerle akıcı hâle getirmeye çalıştı. Meselâ Mekke’nin fethinde Hz. Ebubekir’in babasını nasıl aradığını anlattı. Hz. Ebubekir, fetih meydana geldikten sonra ve putlar yıkıldığı sırada ortalıklarda yokmuş. Meğer babasını arıyormuş. Arıyormuş ki bulup hidayete çağırsın, ‘biricik babacığını’. Hz. Ebubekir babasını bulur, 90 yaşını geçmiş yaşlı babasını ve sarılır ona. İki gözü de görmeyen babasına şöyle seslenir: “Babacığım, ben Ebubekir, seni İslam’a davet ediyorum. Ne olur ateşten kurtul!” Hz. Ebubekir’in bu hassasiyetini tefekkür etmek için neyi bekliyoruz? Mekke fethediliyor, putlar kırılıyor; fakat onun yüreğinde fetih tam olarak tamamlanmıyor, babasının da Müslüman olması ferahlatacak yüreğini. Sonrasında babasını Hz. Peygamber’in yanına götürür ve babası Müslüman olur.

‘Baba adayları Lokman suresini ezberleyin!’

Ramazan Kayan’ın baba adaylarına güzel bir tavsiyesi de var, aktarmamız gereken: “Lokman suresini ezberleyin. ‘Yavrucuğum’ dediğinizde devamında neler söyleyeceğinizi dolu dolu öğrenin.”

14. ayette Allah ‘bana, anana ve babana şükr et ‘ diye uyarıyor bizi. İlk önce kendisine, sonra anaya- babaya. İşte Allah’ın anne ve babaya biçtiği konum! Devamındaki ayette ‘dönüşünüz ancak banadır’ ifadesiyle adeta ‘dönüşünüzde kalpleri kırık olmasın, haklarını yemeyin, kızgınlık olmasın’ uyarısı var.

Bu noktada modern aileye temas etti Kayan. “Modern aile sistemi aileye darbe vurdu ve bu ailede yalnızlaşma gibi bir soruna yol açtı. Durumlar çok değişti. Eskiden gelin- kaynana sorunu vardı, şimdi çok daha kötüsü mevcut; anne- baba sorunu. Anne yahut baba istenmiyor artık, bırakın kaynanayı. Merhametin geldiği noktaya bakın! Bunu Lokman suresiyle toparlayacağız, başka çaresi yok.”

‘Böbürlenerek yürüme…’

16. ayete de değinen Ramazan Kayan, burada geçen ‘hardal tanesi’ ifadesinin çok önemli olduğunu, yapılan hiçbir şeyin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. Yıllardır etkinlikler, dersler, sohbetler yapanların bunları zamanla küçümsemesinin çok yanlış olduğunu; bu ayetin iyi idrak edilmesi gerektiğini belirtti.

18. ayette yer alan ‘kibir’ mevzusuna değiniliyor.  “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme…” deniyor, adeta ‘istediğiniz sıfatla sıfatlanın, istediğiniz mevkiye- makama gelin; bunlar sizi asla kibirli hâle getirmesin.’ uyarısı yapılıyor. Yine modernizme değindi Kayan burada, modernizmin en büyük özelliğinin insanı şımartmak olduğunu ifade etti.

 

Esad Eseoğlu aktardı

 

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2012, 22:56
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nursefa Akpunar
Nursefa Akpunar - 8 yıl Önce

Böyle değerli üstadlarımızın emeklerini Allah bereketli ve mübarek kılsın...Gençliğimizin nasiplenerek istikamette kalması için hepimiz duacı olalım...

banner19

banner13