banner17

Modern dönem bilimi konuşuldu

Felsefenin ve sosyal bilimlerin 'endüstri bilim'e dönüşme serüvenleri iktisatla başladı.

Modern dönem bilimi konuşuldu

İlmi Etüdler Derneği’nin bu yılki açılış konferansı 1 Ekim Cuma akşamı Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümünde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın verdiği konferansın başlığı “Rasyonalitenin Sınırları: İktisat Biliminde İnsan” olarak duyurulmuştu. Konferansta iktisatın temel kavramlarından olan “rasyonalite” üzerinden hareket eden Ferudun Hoca, rasyonalite ve iktisat ilişkisinin ortaya çıkardığı insan tasavvurunu açıkladı. İktisatın rasyonalite çizgisine girmesiyle birlikte felsefeden ve düşünce üretiminden nasıl uzaklaştığının ve nasıl bir “endüstri bilim” halini aldığının açıklanması konferansta değinilen en önemli husustu.

Ferudun Yılmaz
(+)

Modern dönemde bilim-felsefe ilişkisi

Modern dönemde felsefe-bilim ilişkisinin incelenmesi, modern bilimlerin temellerinin bu güne kadarki seyrinin ve günümüzdeki sorunlarının anlaşılabilmesi ve doğru tahlil edilebilmesini kolaylaştırmıştır. Modern dönemde bilimler felsefeden ayrılmışlar ve genel olarak iki kategoride değerlendirilmeye başlanmışlardır: Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri. Bu ayrışma sosyal bilimler ve doğa bilimlerinin –her ne kadar felsefeden ayrıldıkları iddiasında olsalar da- kendilerine özgü bir anlayış ve buna bağlı olarak bilgi üretme yöntemi geliştirmelerini zorunlu kılmıştır. Bu süreçte sosyal bilimler doğa bilimlerindeki pozitivist ve mekanik algıdan farklı olarak daha insanî bir anlayışı benimsemek ve buna uygun yöntemler kullanmak iddiasında olsa da doğa bilimlerinden büyük ölçüde etkilenmiş, konusunun insan olduğunu unutup insanı maddeden ibaret bir doğa bilimi nesnesine indirgemiştir.

Ferudun Yılmaz
(+)

İktisat biliminde durum nedir?

Sosyal bilimlerin tamamında görünen bu durum iktisat bilimi üzerinde daha vahim bir noktaya ulaşmıştır. Sosyal bilimlerdeki “rational” kavramının ifade ettiği anlam iktisat biliminde o kadar daralmıştır ki insan “ekonomik tercihleri olan varlık” olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Günümüzde iktisat kitaplarında iktisat biliminin insan algısına ve felsefesine hiç değinilmemektedir. İktisat, bir doğa bilimi gibi matematiksel ifadelerden hesaplardan ve grafiklerden ibaret hale gelmiştir. Böylece iktisat bilimi ve diğer sosyal bilimler insanı bir bütün olarak ele almaktan uzaklaşıp, onun maddi ve endüstriyel boyutunu temel almakta ve bu şekilde insanın kendisini de endüstriyel bir ürün haline getirmektedir.

Sosyal bilimlerin krizi aşılabilir mi?

Endüstriyel bilim anlayışının ortaya çıkardığı, artık başlı başına bir sorun haline gelen, insanın ve vicdanın olmadığı, sert bir rekabet ve tüketime endeksli yaşam biçimleri sosyal bilim anlayışının ve yöntemlerinin temellerinden sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. Bu noktada sorunun çözülmesinin önündeki iki engelin aşılması gerekmektedir. Bunlardan ilki, “modern bilimin insanlık için ulaşılabilecek son nokta” olduğu kabulüdür. Diğeriyse, -çağın nitelikleri ıskalanarak- geleneksel bilgi kaynaklarıyla sınırlı yeni bir çaba içine girilebileceği fikridir. Sorunun çözümüne yönelik yapılması gereken ilk iş düşünce konforuna hizmet eden bu iki yaklaşımın aşılmasıdır. Bunun ardındansa iktisat biliminin çok ötesinde olduğu bilinen sosyal bilimlerin temelindeki bu kriz üzerinde ciddi bir sorgulama yapmak ve yeniden düşünmeye başlamak gerekmektedir.

 

Muhammed Ali Okur bildirdi

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2010, 16:11
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
m ali
m ali - 8 yıl Önce

Bu konferansı kacırdığını anladığın an zaten kazanmışsındır.Ama bu, bütün kazançlarını kaybettiklerinin farkına vararak elde etmen gerektiği anlamına da gelmesin.Hem biliyorsun karışık kafa oturmuş kafadan iyidir.

banner8

banner19

banner20