banner17

Mimar sanatkarlar cami mimarisini konuştu

Birincisi yapılan Ulusal Cami Mimarisi Sempozyumu’nda, cami mimarisini farklı açılardan ele alan bildiriler sunuldu.

Mimar sanatkarlar cami mimarisini konuştu

 

1. Ulusal Cami Mimarisi Sempozyumu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliği ile 2- 5 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Hilton Otel’de gerçekleştirildi. “Gelenekten Geleceğe Cami Mimarisinde Çağdaş Tasarım ve Teknolojiler” alt başlığı ile gerçekleştirilen sempozyumun 3 Ekim Çarşamba günü saat 16.00’da yapılan oturumu, cami meselesinin ne kadar önemli bir konu olduğunu ve bu anlamda mimarlara düşen görevin hayatiyetini gözler önüne serdi.

Oturumda Prof. Dr. Mehmet Çubuk, Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Salim Alp, Cengiz Bektaş, Hilmi Şenalp, Hüseyin Kutlu, Semih İrteş ve Zeynep Fadıllıoğlu bildirilerini sundular.  Oturum başkanlığını ise Prof. Dr. Güzin Konuk yaptı.Ahmet Vefik Alp, Taksim Camii

Cami mimarisi neden sorun haline geldi?

Prof. Dr. Mehmet Çubuk, mimarı olduğu Esenler Otogarı Camii hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp ise modern cami örneklerine değindikten sonra Taksim Camii için hazırladığı ve yurt dışından tasarım ödülü alan cami projesi hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Salim Alp, cami mimarisinin neden sorun haline geldiği konusuna ayırdığı bildirisinde, bu duruma sebep olarak ekonomik nedenleri, cami derneklerinin vizyonunu, teknik ekibin kıt anlayışını, kontrol mekanizmasının olmayışını, imar planlarında camilere yer ayrılmamasını ve mimarî kriterlerdeki eksikleri gösterdi. Daha sonra mimarı olduğu, Ankara’da yapımı devam eden Diyanet İşleri Başkanlığı Camii’ne dair paylaşımlarda bulundu. Cengiz Bektaş da, askere alındıktan sonra kendisine yaptırılan camiye dair paylaşımlarda bulundu.

Muharrem Hilmi ŞenalpMedeniyet mayası hâlâ bizde

Bektaş’tan sonra söz alan Ataşehir Mimar Sinan Camii’nin mimarı Muharrem Hilmi Şenalp, “Cami Meselesi Işığında Medeniyet Algımız” başlıklı bildirisiyle İslam medeniyet algısına değindi. Oldukça ufuk açıcı olan bildirisinde -ki bence sempozyumun en iyi bildirisiydi- cami meselesinin bir medeniyet meselesi olduğunu, “cami” kelimesi yerine konacak “kültür”, “sanat”, “musıki”, “edebiyat”, “yeni meskenler”, “şehircilik anlayışımız” gibi kelimelerin söyleneceklerde farklılık arz etmeyeceğini, meselenin daha küllî bir biçimde algılanıp değerlendirilmesi gerektiğini, bu alanlarda ve mimaride gösterilecek doğru yaklaşımların ancak böylesine köklü bir algıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Şenalp ayrıca, geçmişimizi bilmeden yenilik yapamayacağımızı, geçmiş kültürel kodlarımıza nüfuz etmeden yorum ve üsluplaştırmanın mümkün olmayacağını, sahip olunan mirasın taklide düşmeden, yozlaştırılmadan, gelenek zincirini dikkate alarak günümüz şartlarına göre doğru yorumlanması gereğini vurguladı. Batı’nın İslam medeniyet algısına dair hatalı anlayışının da farkında olunması gerektiğini ki bu algının İslam’ı hiçbir zaman medeniyet oluşturmamış bir din olarak gördüğünü, İslam’ın birikimini Arap ve İran mahalli kültüründen ibaret sayan oryantalist bir algı olduğunu, bu hatalı algının ancak bizler tarafından düzeltilebileceğini dile getirdi.Muharrem Hilmi Şenalp, Ataşehir Mimar Sinan Camii

Muharrem Hilmi Şenalp, varisi olduğumuz Selçuklu ve Osmanlı tecrübesi sayesinde olgunlaşmış hayat, kültür ve sanat tecrübemizin Batılılaşma endişesi ile tesir altına alınsa da bu olgunluğun mayasının bizlerin elinde olduğunu ve bu hoşgörülü algı sayesinde dünyaya çok fazla şey söylenebileceğini ifade etti. Bugün dünyanın kanayan yarası olan Kudüs Kalesi’nin kapısına “La İlahe İllallah İbrahim Halilullah” diye yazdıran Kanuni Sultan Süleyman’ın bu anlayışla hareket ettiğini ve bahsettiği mayanın bu anlamda kapsayıcı ve kucaklayıcı olduğunu sözlerine ekledi. Bu yerinde özgüvenle, kaynaklarıyla doğru irtibat kuran, sahip olduğu birikimi sindiren, kendine mal eden, üzerindeki gereksiz yüklerden kurtularak saflaşan bir tecrübenin sadece kendisine değil tüm insanlığa ışık olacak bir medeniyeti var edeceğini dile getirdi.

Hüseyin KutluCami modern olur mu?

Daha sonra söz alan Hekimoğlu Ali Paşa Camii eski imamlarından hattat Hüseyin Kutlu, “Cami-Hat İlişkisi” başlıklı sunumuna geçmeden önce Hilmi Şenalp’in söylediklerine kısa bir ekleme yaparak, var olan ve süren bir medeniyet olmadan sanattan, mimariden ve haliyle camiden bahsetmenin çok da anlamlı olmayacağını, öncelikli yapılması gerekenin bu konuda etraflıca düşünmek ve harekete geçmek olduğunu ifade etti. Ayrıca cami ve modern kavramlarının ilişkisinin zihinlerdeki yansımasının yanlış olacağını, bu anlamda “modern cami” gibi adlandırmaların hatalı olduğunu vurguladı.

Kutlu, tebliğinde cami ile hat bir araya getirilirken ne gibi hususlara dikkat edilmesi gerektiğine değindi. Bu konuda mekân ile mekâna yazılan yazının anlam bakımından uyumlu olması gerektiğini, yazı çerçevesi ile yazı arasında nefes payı olması gerektiğini, mekândaki mimari unsurların yazıyı ezmemesini, mekânın hacmi ile yazı arasında doğru münasebet kurulmasını, tezyinat ile yazı mekânı arasındaki ilişkinin doğru olması gerektiğini ve yazının yazılacağı malzemenin yazının görünürlüğü ve etkisini nasıl değiştirdiğini doğru ve yanlış uygulamalarla örnekleyerek açıkladı.Şakirin Camii

Hüseyin Kutlu’dan sonra söz alan tezhip ve kalemişi sanatkârı Semih İrteş, cami tezyinatına ve kalem işine değindi. Mimarî eserlerdeki kalem işlerinin restorasyon sırasında büyük oranda orijinalliğini yitirdiğini ifade etti. Sempozyumun son bildirisini Şakirin Camii iç mimarı Zeynep Fadıllıoğlu yaptı.

Sempozyumdan hisse

Yapılan sempozyum, konusunda ilk olması bakımından oldukça önemli. Konu yanlış kavramlarla tartışılsa da, sempozyum bir arayışın olduğunun ve bu arayışın büyüyerek süreceğinin göstergesi. Bu, aynaya bakmanın ötesinde aynada kendimizi görmeye başladığımızın habercisi. Kendimizi görmek demek, bizi var eden her şeyin, mirasın bilincinde olmaya denk geliyor. Kendimizi görerek varacağımız nokta ise var olduğumuzun farkında olmak. Burada şimdi var olmak, sadece burada değil dünyada yeni bir ruhun var olacağı anlamına neden gelmesin?

 

Serdar Arslan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2012, 07:21
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20