Milyonların unuttuğu şairimiz

Safahat okunmamaktan ağlar şimdi sessiz sessiz. Fatih Üniversitesi'nde Mehmet Akif Ersoy programı düzenlendi, hüzünlendik..

Milyonların unuttuğu şairimiz

Safahat okunmamaktan ağlar şimdi sessiz sessiz. Fatih Üniversitesi’nde Mehmet Akif Ersoy programı düzenlendi, hüzünlendik.  
 
Fatih Üniversitesi’nde gelenek hale gelen Mehmet Akif Ersoy’u anma programı bu yılda büyük bir izleyiciyle gerçekleşti. 

Mehmet Akif’i Anma, M. Fatih Andı

“Mehmet Akif’i Anma” adıyla düzenlenen program, 24 Aralık Cuma günü saat 14:00’da üniversitenin kampusunda düzenlendi. Sempozyum yöneticiliğini M.Fatih Andı yaptı. Sezai Coşkun’da programın gerçekleşmesinde çalışan isimler arasındaydı. Farklı üniversitelerden birçok akademisyeni bir arada buluşturdu. Sempozyuma konuşan isimler şunlar:  
 
Prof. Dr M. Fatih Andı, Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Prof. Dr Hasan Akay, Mehmet Tahir Doğan 
 
Fatih Andı geniş yelpazeli bir konuşma yaptı 
 
Sözü ilk olarak Fatih Andı aldı. Konuşmaya başlamasıyla, salondakilere bilgi furyası yağdı. Her cümlesi manşet niteliğindeydi. Mithat Cemal Kuntay’dan küçük bir alıntıyla sözlerine başladı. Tevfik Fikret’in “milletim nev-i beşer, vatanım ruy-ı zemin” dizesinin, Mehmet Akif’i nasıl sinirlendirdiğinden söz etti. Ardından bence programın can alıcı sorusunu kendine sorarak cevaplandırdı. “Mehmet Akif’i Niçin Sevmeliyiz? 

Peygamber Efendimizden sonra en çok Mehmet Akif’i sevmeliyiz 
 
Fatih Andı sözlerine çarpıcı ve dikkat çekecek biçimde devam etti. Bir edebiyatçı olarak peygamber efendimizden sonra Mehmet Akif’i seversek abartmış olmayız diyerek, şairin yüceliği ve büyüklüğüne vurgu yaptı. Bunun sebebi olarak, Akif’in adam gibi adam olduğunu; söylediği söz odun olsun ama o söylesin diyerek ve idealleri varlığını, bu ideallerin gerçekleşmediği için hayata küstüğünü söyleyerek şairin kişiliğine değindi. Hatta Mehmet Akif’i babamdan ayırmam diyerek samimiyetini programda izleyenlere aktardı. 
 
Süleyman Nazif’in “Allah’ın şehitleri olduğu gibi Allah’ın şairleri vardır. O da Mehmet Akif’tir” sözünü ve son şiirinde de ilk şiirinde ki gibi samimi olduğunu Fatih Andı’nın salonda zikretmesi, Akif’in şiirine verilen kıymeti artıracağını düşünüyorum. Şairin zaman zaman hatalı davranışlarda bulunduğunu söyleyenlere Andı’dan cevap şu şekilde geldi. “ Mehmet Akif, zaaflarıyla da erdemleriyle de büyüktür. Akif, kendi adına yaptığı hatalarla değil milleti için yaptığı hatalarla büyüktür.”Akif’in kişiliğiyle alakalı konuşmalardan; Mehmet Akif, dostlarını seven ama düşmanlarına kin tutan bir adam değildir. Tek bir kişi hariç. Tevfik Fikret’ten nefret etmiştir. Sebebi, Fikret’in Akif’in inancından nefret etmesidir. Akif bunu hiçbir şekilde kabul edemez. Bunu kabul etmek, bütün bir ümmetin vebalini üstüne almak demektir. Zira Tevfik’in dine imana ettiği küfürü Tarih-i Kadim’de bulabilirsiniz.  

22794

Programın büyük bir bölümü Fatih Andı’nın konuşmasıyla geçti. Andı’dan sonra Hasan Akay söze başladı. Akay’da, Akif’in tevazu yönüne vurgu yaptı. Mehmet Akif, Mehmet Akif olduğunun farkında olmayacak kadar tevazu sahibidir diyen Mithat Cemal Kuntay’ın  sözlerini hatırlattı. Ardından Akif rol model konumuna gelmesini ve eseri ile hayatı uyuşan ender şairlerden olduğunu söyledi. Hayatı eserleri kadar büyüktür, hatta hayatı eserlerinden daha büyüktür diyerek Akif’in şiir-hayat ilintisini bütün gerçekliğiyle gösterdi. Akif’in İstiklal Marşı’nı Safahat’a almamasını da bununla  kanıtladı 
 
Akay’ın konuşmasının sonrasında Mustafa Kaçalin’in sözü aldı. O da Ağaoğlu Ahmet ile Akif arasında ki camiide geçen hikayeyi anlattı. Bu hikâyenin ardından, Akif’in bilge yönüne değindi. Sözü en son alan Mehmet Doğan, program boyunca en duygusal konuşmayı yaptı. Hatta Akif’in şiirini okurken gözyaşlarına hâkim olamadı. Bu marşın yazılış hikâyesini anlattıktan sonra, Nurullah Ataç’ın Akif hakkında ki kötü sözlerini eleştirdi.  
 
Haccet-ül Veda’yı yazamadan yaşama veda etti 
 
Mehmet Doğan konuşmasında çarpıcı bilgiler verdi. Mehmet Akif’in Haccet-ül Veda diye hac hikâyesini anlatacağı bir eser yazmayı istediğini ama bunu yazmaya ömrünün vefa etmediğini söyledi. Bu eserin yazılış amacı ise, efendimizi anlatıp bugünün gençlerine bir tablo oluşturmak olduğunu büyük bir heyecanla anlattı.  

Mehmet Akif’i Anma

Program Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm başkanı Doç Dr Mehmet Gümüşkılıç’ın kapanış konuşmasını yapmasıyla sona erdi. Programın hınca hınç dolu olması, hatta çoğu seyircinin ayakta izlemesi sevindiriciydi. Bu programa katılan herkes, Mehmet Akif’e gönül borcunu ödemeye çalıştı. Ayrıca programı sonuna kadar ilgiyle takip eden liseli öğrencileri takdir ederken, programın yarısını izlemeden kantine kaçan Türk Dili ve Edebiyatı öğrencilerini de Akif’in “Arkadaş, yurdumu alçaklara uğratma sakın” dizesine havale ediyoruz.  
 
 

 

Orhan Özekinci gitti gördü yazdı

Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2010, 13:16
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26