Milliyetçilik antikomünist muhtevaya sahipti

Ali Erken, Siyasal Vakfı’nda iki hafta sürecek “Türk Siyasi Hayatında Milliyetçilik” seminerinde ilk olarak 1960’lar ve öncesi milliyetçilik hareketini inceledi..

Milliyetçilik antikomünist muhtevaya sahipti

 

Siyasal Vakfı tarafından vakıf merkezi olarak kullanılan Şehzadebaşı semtindeki tarihi mekâna bir hafta sonu dersi için gittik. Şehzade Mehmet Camii’nin yanı başındaki bu güzel tarihî mekânın bahçesi, çimlerin yeşil rengi ve aralarında boy vermiş rengarenk güller ile içeri girdiğiniz anda sizi adeta büyülüyor.

Gençler, vakfın geleneksel ikramı çay ve simit ile seminerin başlamasını bekliyorlardı. Biz de onların arasına katıldık. Tam çayımızı ve bir parça simidi elimize aldığımızda vazifeli bir genç seminer için herkesi içeri çağırmaya başladı. Elimde çay ve simitle salona girip girmemekte tereddüt ettiğimi gören vakfın vazifelisi, “çayınızla içeri girebilirsiniz” diyerek beni rahatlattı ve biz de içeri girdik.s

Siyasal Vakfı’nın merkezi, başlangıçta kısaca tasvir etmeye çalıştığım ferah bir bahçeye açılan çeşitli büyüklükteki odalardan oluşuyor. Eskiden imaret olarak kullanılmış olan bu güzel külliyedeki en büyük oda, daha geniş katılımlı konferanslar için ayrılmış. Bir idare ve bir de kütüphane bölümleri var.

Bizim seminer için girdiğimiz odada yaklaşık 50 civarında genç arkadaş bulunuyordu. Çoğunluğu birinci ve ikinci sınıftan, kalanı da 3. ve dördüncü sınıf Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi dikkatli bir tarzda yerlerini almışlardı. Bir miktar da Siyasal Vakfı muhibbanı semineri dinlemeye gelmişlerdi.

Milliyetçilik düşüncesi, MHP hareketiyle Anadolu’ya yayıldı

İlk haftada Dr. Ali Erken öncelikle 1923 yılında Cumhuriyetin kuruluşundan başlayarak konuya girdi. İlk tespit olarak, bu devrede öne çıkan konunun Atatürk milliyetçiliği olduğunu belirtti. Bu milliyetçiliğin seküler bir milliyetçilik olduğunu ancak 1945’lerden sonra daha muhafazakâr yönü olan bir milliyetçiliğin de ülkemizde görüldüğünü ifade etti. Genç araştırmacımızın sunumunda dikkat çekici bazı noktaları paylaşmak gerekirse, ilkin 1945'lerden sonra dini unsurların da içine dâhil olduğu milliyetçilik düşüncesinin öncü kişilerinin rahmetli Necip Fazıl Kısakürek ve Nurettin Topçu olduğunu görüyoruz. Fakat onların düşünceleri daha çok İstanbul’da ve birkaç büyük şehirde biliniyor. Halkın ve Anadolulun içine fazlaca nüfuz etmiş değil.

Ali Erken, o dönemlerde özellikle Nihal Atsız’ın merkezinde olduğu Türkçülük ve Turancılık düşüncelerinin de öne çıkmaya başladığını belirtti. Zira İkinci Dünya savaşı dönemlerinde Rusya’nın etkisiyle Türkiye’de komünizmin taraftarlarının artması, Nihal Atsız ve çevresinin buna karşı daha belirgin bir Türkçü ve Turancı söyleminin ortaya çıkmasını tetiklemişti. Fakat 1944’de İsmet İnönü’nün Atsız ve arkadaşlarını eleştiren nutku sonrasında bu kişilere yönelik hukuki süreç başlamış ve mahkum olmuşlar. Daha sonra ortaya çıkacak olan siyasi ve fikrî ortamda öne çıkan Alpaslan Türkeş ve arkadaşları da o dönemlerde bu akımın çevresinde bulunuyorlar.

Irk temelli bir yapılanmadan çok, antikomünist bir muhtevaya sahip

1951 Nisan’ında oluşumunu tamamlayan Türk Milliyetçiler Derneği’nin milliyetçiliğin içine dinî söylemlerin dâhil olduğu bir teşkilatlanmayı sağladığı ve Anadolu'da önemli bir teveccüh gördüğünü belirten Ali Erken, bu gidişin Demokrat Parti tarafından 1953 başında yapılan bir müdahale ile Necip Fazıldurdurulduğunu ifade etti. 1960 İhtilali sonrası Alpaslan Türkeş’in başını çektiği milliyetçi ve daha çok Türkçü 14’ler grubunun tasfiyesinin önemli olduğunu, Alpaslan Türkeş’in ise 1960’ların sonundan itibaren milliyetçiliğin içine daha İslami bir söylem kattığına da dikkat çekti.

Alpaslan Türkeş’in liderliğini yaptığı milliyetçi düşüncenin ırkî bir yapıdan çok antikomünist bir muhtevaya sahip olduğunun da altını çizen Ali Erken, bu dönemdeki milliyetçilik cereyanlarını iyi anlamak için, Nurettin Topçu, Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti ve Dündar Taşer’i iyi okumak gerektiğini de öğrencilere tavsiye etti.

Soru ve cevaplarla beraber yaklaşık bir saat süren seminerin 1970’lerden sonraki ikinci bölümü 18 Mayıs Cumartesi günü yine Siyasal Vakfı’nda gerçekleştirilecek.

 

Harun Doyran, Siyasal Vakfı’na gitti ve dikkatlice not almaya çalıştı

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2016, 12:42
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13