banner17

Mesai Arkadaşları ve Talebeleri, Nurettin Albayrak'ı Anlattı

Halkbilimci Nurettin Albayrak 15 Ekim’de aramızdan ayrılmıştı. Öğrencileri hocalarının arkasından bir anma programı gerçekleştirdiler. Necdet Ömer Özer etkinlikten notlarını aktarıyor.

Mesai Arkadaşları ve Talebeleri, Nurettin Albayrak'ı Anlattı

Sonbaharın kendini henüz iyice hissettirmediği günlerden bir gün 29 Mayıs Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımı ziyaret etmeye gitmiştim. Sohbet sırasında, Nurettin Albayrak Hoca’nın bu sene derse girmeyeceğinden bahsedildi. Hoca hastaymış. Hocada solunum yetmezliği var imiş. Bu sebeple evde kalıyor, ziyaretçi dahi kabul edemiyormuş.

Sonbaharın kendisini iyiden iyiye hissettirdiği bir gün ise Nurettin Hocamız Hakk’a yürüdüğü haberini aldık (15 Ekim 2016). 16 Ekim 2016 tarihinde Şâkirîn Camii’nden muhibbânı eşliğinde cenaze namazı kılınıp Ümraniye Kozlu Mezarlığı’na defnedildi. Sonbaharda yiten yapraklar misali Nurettin Hoca da yitmişti.

Nurettin Hoca alanında hatırı sayılır bir halkbilimciydi. Aynı zamanda çok önemli işler ortaya koymuş bir sözlük yazarıydı. Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde onlarca madde yazmış ve yüzlerce maddenin redaksiyonunu yapmıştı. Halk âşıklarını tanıtmak için birçok şairin biyografisini ve şiirlerini yayına hazırladı. Son zamanlarında, ‘Türküler Anadolu’nun yazılmamış romanlarıdır’ diyen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerindeki türküleri çalışıyordu ki bu incelemelerini Tanpınar’ın Türküsü isimli eserinde yayınladı.

Benim de derslerime girmiş olan Nurettin Hoca, 21 Aralık Çarşamba günü meslektaşları, talebeleri ve sevdiklerinin katıldığı bir programla anıldı. 29 Mayıs Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi’nde öğrencileri tarafından düzenlenen “Nurettin Albayrak’a Vefa Programı” bu değerli ilim adamının anılmasına güzel bir vesile oldu.

Mesai arkadaşları ve talebelerinin gözünden Nurettin Albayrak

Program başlamadan önce Nurettin Hocamızın gençlik yıllarından son anlarına kadar çekilmiş fotoğrafları salonun dışında sergilendi. Salonun büyük bir kısmı doluydu ve salonda hüzünlü bir hava hâkimdi. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sonra Nurettin Albayrak’ın biyografisi okundu.

Daha sonra söz konuşmacılara verildi. Konuşmacılar arasında Prof. Dr. Ayşe Emel Kefeli, Prof. Dr. Orhan Bilgin, Prof. Dr. Abdullah Uçman, Prof. Dr. Mesut Şen, Yrd. Doç. Dr. Alphan Yusuf Akgül, Yrd. Doç. Dr. Ümran Ay, Senail Özkan gibi hocaların yanında öğrencilerinden İbrahim Bilal Durak, Abdullah Esen, Halil İbrahim Aygül, Büşra Özen ve benle birlikte oğlu Emin Albayrak yer alıyordu. Meslektaşları, Nurettin Albayrak’ı ne zaman tanımaya başladıklarından, edebiyat sohbetine bahane olan kahve aralarından ve latif mizacından bahsettiler. Tabii, her kelimeyi söylemek hocalarımız için çok zordu. Zira yıllarca teşrik-i mesai yaptıkları dostlarının ardından konuşmak kolay değildi. Şüphesiz dinleyiciler için de bunları dinlemek hiç kolay değildi, nitekim her konuşmayla birlikte dinleyicilerin gözleri daha fazla doluyordu.

Öğrencileri de kendi gördükleri hocalarını aktardılar. Çalışmalarından, neleri nasıl öğrettiğinden, öğrencilerine tavırlarından bahsedildi. Şahsen ben ise hüzün ve heyecanımdan pek konuşamadım, kelimeler boğazıma düğümlendi. Mümkün olabildiğince Nurettin Hocamla ilgili hatıralarımı ve neler düşündüğümü aktarmaya çalıştım. Anlattıklarımdan bir kısmını sizinle de paylaşmak istiyorum:

Nurettin Hocamız, Âşık Edebiyatı dersindeyken herhangi âşığın türküsünü yazdırırdı. Bu türkü hakkında bizden yorum isterdi. Bazen beni seçerdi. “Ömer, bu mısra hakkında ne düşünüyorsun?” derdi. Ben de hocamın istemediği cevabı verince şaka yollu, “Ömer, senin kulaklarını çekeceğim!” derdi.  Gülerek yanıma gelir, kulaklarıma dokunur ve yanaklarımı okşardı. Ders dışındayken hocamın odasına hal hatır sormak için gittiğimde şeker ikram etmeden beni bırakmazdı.

Son olarak hocanın oğlu Emin Albayrak, konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Emin Albayrak da hislerini söylemekte zorlanacağını ve programı oluşturanlara teşekkürlerini bildirerek konuşmasını tamamladı. Programın sonunda da Nurettin hocamın çok sevdiği “Biner Atın İyisine” türküsü çalındı. Program bu güzel türküyle sona ermiş oldu. Program çıkışında bir hatıra olarak katılanlara üzerinde Nurettin Albayrak’ın resminin bulunduğu kitap ayracı hediye edildi.

Hoca, çalışmaları ve yetiştirdiği öğrenciler vesilesiyle yaşamaya devam edecektir. Son olarak Hocanın ruhuna bir Fatiha dileyelim.

 

Necdet Ömer Özer

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2016, 18:39
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20