Melikşah Utku Bursa'daydı

Al Baraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Melikşah Utku ekonomide merak edilenleri konuştu.

Melikşah Utku Bursa'daydı

 

Hayatı, her şeyiyle anlayıp anlamlandırma çabası, insan olmanın gereklerinden biri. Hele bir de, “Dünyaya söyleyecek sözümüz var!” diyor ve böyle bir iddiada bulunuyorsanız, hayatı kuşatan her şeyi bilmek gibi bir yükümlülüğün de altına giriyorsunuz demektir. Böyle bir yükümlülüğe girdiğinin farkında olan insanlar, her şeyiyle dünyayı anlama çabası içine girer doğal olarak. Her şeyden haberdar olunup her yönden güçlü olunmalı ki, dünyaya haykırışınız daha güçlü olsun.

Dünya ekonomisinin nereye gittiği de, hiç kuşku yok ki haberdar olunması gereken konulardan birisi.

Birlik Vakfı Bursa Şubesinin vizyoner yöneticileri, ekonomi alanında da üyelerini bilgilendirmek amacıyla Al Baraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Melikşah Utku’yu, bilgi ve deneyimlerini paylaşması için Cuma Meclisine konuk etti. Melikşah Utku, İslam’ın ekonomiye bakışını kavrayıp bunu hayata aktarma çabası içinde olan, bu yönde çabalayan bir entelektüel. Anlattıkları, her ne kadar teknik sayılabilecek şeyler olsa da, ilgiyle dinlendi ve hiç kuşku yok ki verimli de oldu. Sohbetin önemli satırbaşları şöyle:

Faizsiz sistemin durumu ne?

Müslümanların dünyaya model olmak gibi bir misyonları var ama maalesef şu anda ekonomide söz sahibi olmadığımız gibi model de değiliz. Daha da kötüsü, şu anda faizsiz sistem Batı finans sistemi ne yaparsa onu yapıyor. Oysa biz, sorumlulukları ve sınırları olan insanlarız. Bu yüzden farklı olmalı, alternatif üretmeliyiz. Bunu yapamadığımız sürece onları kopyalamaya devam etmemiz kaçınılmazdır.

Kriz algıları farklı

Dünyada şu anda ciddi bir ekonomik kriz olduğu doğru ama herkesin krizden anladığı farklı: ABD’de kriz dendiğinde akla 1930 krizinde yaşanan devasa işsizlik gelir. Oysa AB ve özellikle de Almanya için kriz enflasyon demek; Türkiye içinse döviz kurları demektir.

Bir zamanlar TürkiyeMelikşah Utku

Türkiye’de yakın zamana kadar döviz hareketlendiğinde kriz ortaya çıkardı ama son yıllarda bu durum değişti. Şimdi döviz hareketlense bile, kriz ortaya çıkmıyor. Yine bununla ilgili olarak, geçmişte tasarrufların %80’i dövizde tutulurdu. Şimdi döviz tasarrufları %25 seviyesine düşmüş durumda.

Sıcak para ve Merkez Bankası’nın adımları

Kısa vadeli sıcak para, riskli paradır. Varlığı iyidir ama çıktığı anda da krize yol açar, dengeleri sarsar. Şu anda Merkez Bankası, kısa vadeli sıcak paranın seviyesinin makul düzeyde olması için, enflasyon yüksek seyrediyor denebileceği halde faizleri yükseltmemektedir. Aslında bu durum, genel ekonomik anlayışlara ters bir durumdur ve en başta da yadırganmıştır ama gelinen süreçte bunun, genel anlayışa aykırı bile olsa doğru bir adım olduğu anlaşılmıştır. Ben de bunun doğru bir adım olduğunu düşünüyorum.

Avrupa ciddi kriz yaşıyor. Ya Türkiye?..

Şu anda Batı’da yaşanan kriz, aslında Yunanistan veya İtalya krizi değildir. Kriz, Avrupa’nın krizidir çünkü Avrupa devletleri birbirlerine borçludur. Birinin çökmesi, zincirleme olarak diğerlerinin de sarsılması hatta çökmesi anlamına gelir. Çünkü ekonomi demek güven demektir. Avrupa’da bu güven sarsılmış durumda.

Türkiye’ye baktığımızda ise, durumun gerçekten çok sağlam olduğunu görüyoruz. Bir ara sıcak para, tehlike oluşturabilecek düzeye çıkmıştı ama MB, attığı doğru adımlarla bu riski azaltmış durumda. Şu anda ülkemizde hem Merkez Bankası’na hem de hükümete güven var. Üstelik de Merkez Bankası her ne kadar özerk bir kurum olsa da, şu anda iki kurum arasında da uyum ve güven var.

Türkiye, Avrupa’nın herkesi sarsacağı daha ciddi bir kriz durumunda bile altı ay kadar sarsılmadan dayanabilir ama daha sonra bu krizin etkileri hissedilmeye başlanır.

Ekonomik kriz, sadece ekonomik kriz midir?

Geçim telaşında olan herkes, bu krize ekonomik bir kriz gözüyle bakıyor ama göz ardı edilmemeli ki Avrupa Birliğinin yaşadığı bu krizin ekonomik etkilerinden çok, siyasi sonuçları olabilir ve AB parçalanabilir.

AB’nin parçalanması, dünya siyasetinde daha güçlü ve etkili bir şekilde yer almasına yol açacağı için de Türkiye’nin etkisinin artmasına yol açar.

Durumun yaklaşık olarak bu halde olduğunu anlatan Melikşah Utku, bu aşamada sınırlarını ve sorumluluklarını bilen müminlerin de kendilerini yetiştirip dünyaya model olmaları için durmadan çalışmaları gerektiğinin altını çizdi.

 

Ahmet Serin dinledi, haber verdi

Yayın Tarihi: 06 Aralık 2011 Salı 00:49 Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2011, 13:03
banner25
YORUM EKLE

banner26