banner17

MAZLUMDER raporlarını kimler çaldı

MAZLUMDER raporlarını çalan işbilir resmi zevat sol STK'ları muhatap almaktan onur duyarken MAZLUMDER'i ismen dahi anmaktan kaçınıyormuş...

MAZLUMDER raporlarını kimler çaldı

MAZLUMDER raporlarını çalan işbilir resmi zevat sol STK'ları muhatap almaktan onur duyarken MAZLUMDER'i ismen dahi anmaktan kaçınıyormuş... Raporlarını çalmaktan da geri durmuyorlarmış ama... Katılımın iyi olduğu Mazlumder İstanbul 10. Olağan Kongresinden notlar

Müslümanlar Muhalefet yapmaktan uzak mı duruyor?

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Şubesi, 10. Olağan kongresi 20 Mart Pazar Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Mazlumder İstanbul şube başkanı Avukat Cihat Gökdemir İstanbul 9.olağan kongresinde yaptığı konuşmada Ak Parti hükümeti ile birlikte insanlarda oluşan genel kanaat olan ‘bu iktidar bir çözüm bulur’ şeklindeki teslimiyetin sivil toplum kuruluşlarına da hakim olmasının büyük bir yanlışlık olduğunu söyledi. Bu önemli bir tesbit. Bunun sıkça vurgulanması gerekiyor.

Cihat Gökdemir insanların böyle düşünmesinin hükümetin işini kolaylaştırırken aynı zamanda sorumluluk konumunda olanlara da büyük bir görev yüklediğini, ‘Hükümete olan güven dolayısıyla sivil toplum kuruluşlarına ilginin azaldığını, "Nasıl olsa hükümet yaşanan bu soruna bir çözüm bulur" anlayışında olunduğunu, bu anlayışın tuzak bir anlayış olduğunu söyledi.

Danışmanlar Mazlumderin raporlarını isim vermeden kullanarak hak ihlali yapıyor.

Mazlumder İstanbul şube başkanı Avukat Cihat Gökdemir yaptığı konuşmada başbakanlıkta, çeşitli resmi kişi ve kurumlarda danışmanlık yapan kimi danışmanların Mazlumderin raporlarını isim vermeden kullanarak hak ihlali yaptığını söyledi. Cihat Gökdemir konuyla ilgili şunları söyledi: ‘Üniversiteli öğrencilerin büyük emek harcayarak Mazlumder adına hazırladıkları raporların kaynak gösterilmeden birilerinin raporlarına girmesi bizi şaşırtıyor. Raporlarımızın işe yaraması bizi sevindirirken emeğin takdir edilmemesi örneğin hükümetin Kürt açılımı gibi konularda İHD'den görüş alıp Mazlumderi muhatap almamasını da yadırgıyoruz.’

Dinlemeleri kim yapıyor ise ortaya çıkarılmalı

Son zamanlarda gündeme gelen dinlemelerden hükümet dahil herkes şikayetçi ancak ciddi bir önlem de alınmış değil. Bu dinlemeler nedeniyle herkesin dinlendiğini ve insanların kendi aralarında yaptıkları çok mahrem konuşmaları gazetelerden okuyunca bu kayıtların kimler tarafından ve hangi amaçla yapıldığını merak ediyoruz. Hükümet bu dinlemeleri bir örgüt mü, bir cemaat mi, bir çete mi; hangisi yapıyor ise bunu mutlaka ortaya çıkarmak zorundadır.

Özgürlük, onur ve ekmek talebi mutlaka desteklenmeli

Kongreye katılan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal Ortadoğu ülkelerinde meydanlarda yaşanan hareketliliğe değinerek yaptığı konuşmada özgürlük, onur ve ekmek talebinin tüm zamanların ruhuna uygun bir talep olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Katılım iyi idi!

Haliç Kongre Sarayında yapılan ve divan başkanlığını Muharrem Balcı’nın yaptığı kongreye katılım iyi olmakla birlikte heyecanın zayıf olması dikkatlerden kaçmadı. Yapılan olağan kongre sonucu oylanan tek liste sonucu Cüneyt Sarıyaşar İstanbul Şubesinin yeni başkanı olurken yönetim kurulu genel olarak yeni isimlerden oluştu.

Görüştüğümüz bazı Mazlumder gönüllülerinin ortak önerisi Mazlumderin bundan sonraki çalışmalarının ilgi görmesi için gençlerin de içinde yer alacakları çalışmalara yer verilmesi şeklinde olduğunu da belirtmekte fayda var.

Birçok sivil toplum kuruluşu yetkilisi ile Türkiye'de hak mücadelesinde önde gelen isimlerin katıldığı kongrede büyük sanatçı Ömer Karaoğlu’nun verdiği konser ve Nadir Ersoy’un yazıp yönettiği tiyatro da büyük beğeni topladı, ilgi gördü.

Genel Kurulda yayınlanan İMH, İHH, AKDAV, AKABE VAKFI, ANADOLU PLATFORMU, AKV, FATİH AKINCILARI, HİKMET VAKFI gibi birçok STK da destek verdiği Kuzey Afrika Ülkelerinde Yaşanan Olaylara Yönelik Deklarasyon da dikkate değer bir girişimdi.

İşte Mazlumder İstanbul sitesinden aldığımız Deklarasyondan Notlar:

Adalet, özgürlük, onur ve ekmek talebi mukaddestir, şiddetle bastırılamaz, ellerin kana bulanması akıbete mani olmaz belki tehir eder; derhal şiddete son verilmelidir. Herkesin kamu kaynaklarından adil pay alması, yönetimde adil temsil edilmesi, temel haklara saygılı bir yönetim kurulması, siyasi af ilan edilmesi ve hak ihlallerine sebep olan eski yöneticilerin adil yargıya çıkarılması sağlanmalıdır.

Yerli tiranlar kendi halklarını işkenceyle ve baskıyla sindirirken, ortalığa sessizlik hakimken demokrasiyi, adaleti ve barışı hatırlarına getirmeden onlara uluslar arası meşruiyet verenlerin ve iş tutanların, halkların haklı taleplerini korkmadan dile getirmeye başladığı zaman evrensel değerlerden dem vurmaları Firavun imanına benzer, makbul değildir.

Mağdur halk kitlelerine ve kendileri için adalet ve barışın bir anlam ifade ettiği sağduyu sahibi uluslar arası camiaya ise sözümüz şudur:

- Onurun, özgürlüğün, adaletin ve ekmeğin devrimi insanlığın ortak başarısıdır, devrimin gerçekleşmesinin akabinde herkes için adaleti, onuru, özgürlüğü ve ekmeği mümkün kılacak bir yönetim için uluslar arası tecrübeye ve emeğe işbirliği imkanı verilmelidir.

Devrimin dikkati sadece yerli tiranlar ve yakın çevreleri için değil aynı zamanda petrol için veya stratejik konumlarından yaralanmak için baskıyı görmezden gelen, sessiz kalarak himaye eden ve “uluslar arası terörle mücadele” adına baskıya meşruiyet veren batılı ve bölgesel ülkelerin durumlarına da yönelmelidir. Uluslararası güçlerin yerli işbirlikçilerle yaptıkları anlaşmalar ve ortak operasyonlar kamunun paylaşımına açılmalıdır.

Uçuşa yasak bölge denetimi, arabuluculuk veya herhangi bir müdahale söz konusu olacaksa, söz konusu uluslararası misyon, eski yönetimle işbirliği yapan emperyalist devletlerden, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya veya NATO’dan değil, işbirliği içinde olmayan bölge veya bölge dışı ülkelerden kurulmalıdır.

 

 

Mahmut Balcı gözlemlerini aktardı

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2011, 14:07
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20