banner17

Marmara Kıraathanesi Sultanahmet'te açıldı

Basın Bayramı sebebiyle Sultanahmet meydanında kurulan Marmara Kıraathanesi'ndeydik geçtiğimiz akşam..

Marmara Kıraathanesi Sultanahmet'te açıldı

 

Basın Bayramı sebebiyle Sultanahmet meydanında kurulan Marmara Kıraathanesi'ndeydik geçtiğimiz akşam. Basın İlan Kurumu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen açılış programı, birçok yazar, şair ve gazeteciyi bir araya getirdi. Bunun yanı sıra birçok hükümet yetkilisi de aramızdaydı.

Düşünürler, yazarlar, şair ve fikir adamları kıraathanelere gelirdi

Programda, eski İstanbul kıraathanelerini tanıtan bir belgesel izledik. Kıraathanelerde düşünürler, yazarlar, şair ve fikir adamları bir araya gelir, okumalar yapılır, vatanın sıcak gündemi tartışılırmış. 1980’li yıllara kadar bu böyle devam etmiş. Solcusu sağcısı, İslamcısı, muhafazakarı, muhafazakâr olmayanı, herkes her şeyi enine boyuna tartışırmış.

Gün gelmiş, Türkiye'nin gündemi allak bullak olmuş. Asker rahat durmayıp hükümete el koyunca, kıraathaneler bundan büyük ölçüde nasibini almışlar.Ahmet Nuri Yüksel, Osman Akkuşak, Hasan Kaçan

Kıraathanelere artık müslüman kesim giremez olmuş, entelektüel kesimde en büyük çatlak burada belirmiş. Aydınlar ülkenin aydınlığı için çalışmamışlar da, siyasi bölünmüşlüğün pençesinde kalmışlar. Böylece kıraathaneler daha fazla tutunamayıp, kapılarına ağır kilitler vurulmuş.

Kıraathaneler açılsın tekrar

Aradan 32 yıl geçti. Sultanahmet'te yıllar önce kapısına kilit vurulan kıraathane yeniden canlandı. Marmara Kıraathanesi 3 günlüğüne de olsa, vatanında, Sultanahmet’te kuruldu. Gecenin geç saatlerine kadar yine gündem konuşuldu. Hararetli tartışmalar yapıldı. Büyük ustalar biz gençlerle uzun uzun sohbetler ettiler. En önemlisi de Sultanahmet'te Marmara Kıraathanesi'nin tekrar can bulacağının müjdesi verildi.

Eğer açılırsa kıraathaneler bir gün, biz gençlerle tıklım tıklım dolsun, taşsın! Eli kalem tutan biz gençler; aydınlarımızın çevresinde aydınlanalım, aydınlığın hakikatini tartışalım. Mesela Sezai Karakoç gelsin aramıza. Dirilişi, nefesi, nefsi, ışığı anlatsın bizlere... Mustafa Kutlu şereflendirsin masamızı, kısa kısa hikâyeler anlatsın bizlere soğuk kış gecelerinde... Necip Fazıl'ı okuyalım. Rasim Özdenören'i dinleyelim saatlerce, okuduklarımızı tartışalım kendisiyle... Kıraathaneler yeniden can bulsun, bizler oralarda büyüyelim, oralarda yazalım, çizelim. Tekrar kıraathanelerin açılması umuduyla kelamımı sona erdireyim.

 

Şeyda Karakoç yazdı

GYY notu: Tıpkı kafeleri insanımız için sağlıklı ortamlar olarak görmediğimiz gibi kıraathaneleri de sağlıklı ortamlar olarak göremediğimizi ifade etmek zorundayım. Keçinin olmadığı yerde kıraathanelerin badem gözlü, sırma saçlı sayılmasını elbette anlıyoruz ama çıkış yolumuz kıraathanelerden olmayacak. Kıraathanelerde eskiden kitap okunurdu tarzı söylemleri de iyi niyetli bir temenni sadece... Yine de Şeyda kardeşimizin haberinin çıkış yolunun oralardan geçmeyeceğini ifade etmemize vesile olması bakımından hayırlı olmasını diliyoruz.

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2012, 13:35
YORUM EKLE
YORUMLAR
hülya hocaoğlu
hülya hocaoğlu - 6 yıl Önce

Bu 3 günlük sembolik ve hatırlatma açılışı da çok yerinde düşünülmüş.Niye Çayhaneler Sultanahmet'te yeniden açılmasın da, şimdinin birbirini tanımayan 'aydınları' tanışıp fikir ve beyin fırtınası yapmasın, tv'ler canlı vermesin? Hep siyaset adına siyasi yazarların değişken gündelik boy boy atıp tutmaları revaçta diye mi?

banner8

banner19

banner20