banner17

Malatya Malatya olalı böyle güzellik görmedi!

Yusuf Turan Günaydın, ilki geçtiğimiz haftalarda düzenlenen Malatya Kitap Fuarı’na ilişkin gözlemlerini paylaşıyor.

Malatya Malatya olalı böyle güzellik görmedi!

 

İsmail Kasap’la 1. Malatya Kitap Fuarı’ndaydık. Malatya Valisi sayın Ulvi Saran’ın konuğu idik. Ulvi Bey’in Malatya ile ilgili bir dizi kitabı baskıya hazırladığını duymuştuk ve bunların basılmasını bekliyorduk. Bu beklentinin üzerine Malatya Kitap Fuarı geldi çattı ve nasipte bu fuara ziyaretçi olarak katılmak varmış.

Fuar ilgili izlenimler büyük oranda olumlu

Fuarla ilgili izlenimlerim büyük oranda olumlu oldu. Bir kere kitap fuarlarına görevli olarak da katılmış biri olarak söyleyecek olursam; fuar alanı ‘fuarcılık’ açısından profesyonelceydi her şeyden önce. Kanaatimce fuar düzenlenen alana kitap yüklü arabalarla (hatta bu bazen kitap dolu bir kamyon bile olabilmeli) girilebilmeli ve kitaplar hemen stantların önüne indirilebilmeli. Malatya’daki fuar alanı bu bakımdan stant görevlilerinin işini kolaylaştıracak cinsten görünüyordu. Hemen bitişiğinde çay için bir şeyler yenilebilecek mümkün mertebe geniş bir bölme de düşünülmüştü. Göze çarpan tek eksik fuar alanının içinde lavabo müştemilâtıydı sanırım. Bunun da bir sonraki yıl giderileceğine yüzde yüz gözüyle bakılabilir.Malatya Kitap Fuarı

TÜYAP gibi artık fuar işlerini tam anlamıyla profesyonelce icra eden kuruluşların başardığı gibi yerel yönetimlerin de düzenledikleri fuarlarda mümkün olduğunca profesyonel bir çizgi yakalamaları çok çok önemlidir. Bu bakımdan da en çok öne çıkan konu, fuar alanının gerçekten fuarcılık için uygun olup olmadığı konusudur. Fuarların bir de açılış öncesi, hazırlık devresi vardır ki, ziyaretçiler genellikle bu devreden haberdar olmadığı için o an yaşananları bilemezler. Oysa işin en zahmetli kısmı orasıdır. Okuyucu/ziyaretçi tabiri caizse bir nevi hazır ortama konar çünkü.

240 yayınevi katıldı fuara

Hemen fuara katılan yayınevlerine ve kitaplara gelmek istiyorum. Girişte hemen sağda Hece Yayınları’yla başlıyordu fuar. Hece bu tür fuarlara pek katılmaz; doğrusu okuyucu için iyi bir fırsattı bu. Diriliş Yayınları’yla Edebiyat Dergisi Yayınları da hâkeza… Fuara ‘baba’ yayınevlerinin hemen hepsi katılmıştı: Dergâh, Ötüken, Akçağ, Bilgi, Yapı Kredi, İş Bankası, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Timaş, Doğan, İletişim, Pegasus, Final, Alfa, Sel, Hayat, Nesil, Kaynak, Metis, Ayrıntı, Damla, Elips, Turkuvaz; resmî - yarı resmî yayınevlerinden Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Türkiye Diyanet Vakfı, TÜBİTAK ve Malatya’nın yerel bazı yayınevlerini hemen hatırlayabiliriz. 240 yayınevi katılmıştı fuara ve birçok da imza günü düzenlenmişti.

Yerel yayınları görme fırsatı da bulduk

Bu tür fuarlarda yerel yayınları bulabilmek ise önemli bir avantajdır. Eğer ilgileniyorsanız, yerel stantlarda o yörenin âşık edebiyatı / halk ozanlarıyla ilgili yayınları özellikle bulabilirsiniz. Yoksa Yeşilyurtlu Sabri Hoca’nın Vak’a-i Kerbelâ’sını Ankara’da nereden bulacaktım? Bu ilgi çekici kitabı Malatyalı bir araştırmacı olan Mehmet Ali Cengiz yayına hazırlamış. (Yeşilyurt Belediyesi Yayınları, Malatya, 2006, 210 s.) Bütün eksiklerine rağmen ilgi çekici bir yayın olmuş. Fuara birlikte katıldığımız İsmail Kasap, elbette üniversitedeki özel alanı olan âşık edebiyatıyla ilgili daha fazla yerel neşir buldu.

Şair ve yazarlarla ünsiyet kurmak için ideal

Fuarların önemli bir işlevi de birçok yazarla ünsiyet peyda edebilme ve varsa daha da artırabilme imkânını sağlamasıdır. Bu durum daha uçağa binmeden karşımıza çıktı: Bekleme salonunda ve havalandıktan sonra Rasim Özdenören, Ebubekir Eroğlu, Ali Karaçalı, D. Mehmet Doğan, Saatçi Musa, Yahya Düzenli, İsmail Hacıfettehoğlu, Mehmet Nuri Parmaksız, Halil İbrahim Uçak ve eşi, Hidayet Şefkatli Tuksal, İlhami Güler

Malatya’ya vardıktan sonra İsmail Kara, Şaban Abak, Erdal Çakır, Metin Karabaşoğlu ve daha birçok şair ve yazarla karşılaştık. Doğrusu M. Nuri Parmaksız’la ilk kez bu fuar vesilesiyle yüz yüze tanışmış olduk. Fakat benim için bu fuarı ayrıcalıklı kılan bir önemli karşılaşma da, dünya gözüyle hiç karşılaşmadığım Nuri Pakdil’i görmüş olmamdır. Neden bilmiyorum, sanki kırk yıldır görüşüyormuşuz izlenimine kapıldım. Saatçi Musa Amca ile de daha önce hiç karşılaşmamıştım.

Malatya Kitap FuarıMalatya’nın konukseverliğini unutmayacağız

Dönüşte uçakta Rasim Ağabey’le yan yana düşmeyelim mi? Sohbet ede ede geldik. Kendisinden daha önce hazırladığım Şehir Bibliyografyası’na girmesi gereken bir yazısı için kütüphanesini ziyaret edebileceğim müjdesini aldım. Ne kadar konuksever olduğunu bildiğim için bu aslında bir sürpriz olmadı benim için.

Malatya Valisi Ulvi Bey’in şahsında Malatya’nın gösterdiği sıcaklık ve konukseverlik unutulacak gibi değildir. Fuar katılımcılarının hemen hepsi durumlarından memnundu ve Malatya’da bir daha kitap fuarı düzenlense gelmeye hazır hissediyorlardı kendilerini. Fuarın benim açımdan en olumsuz tarafı, düzenlendiği ay içinde kîse-yi hümâyûnun tamamen boşaldığı bir evreye rastlamış olmasıydı. Bu sebeple hemen hiç kitap satın alamadım. Ama adlarından söz ettiğim fuar erbabıyla ünsiyet peyda etmek, var olanlarıyla da artırmak gibi bir kazancım oldu. Malatyalıların (Valilik, Belediye, Millî Eğitim ve diğer katkısı bulunan şahısların ve kuruluş mensuplarının) sıcak yüzlerini; konukseverliklerini hissetmek de önemli bir kazançtır elbette.

Kitapseverler şehri Malatya

Rahatlıkla söylenebilir ki, Malatya, bir kitapseverler şehridir ve bu potansiyel teşvik edildiğinde ülkemizdeki kültür hayatına önemli katkılar sağlanabilecektir. Başta belirttiğimiz gibi, valiliğin yayınlayacağını duyduğumuz eserler de ortaya çıktığında Malatya aynı zamanda yayın üreticiliği açısından da çok daha ileri adımlar atacaktır. Bu durum bugüne kadar kendi içinde kavrulan Malatya yerel yayıncılığını da olumlu etkileyecektir.

Nereden baksanız, ülkemizin bu şirin köşesinde kültürel anlamda kazanç içinde kazançlar sağlanmıştır ve umarız bu ivme gittikçe artar.

 

Yusuf Turan Günaydın izlenimlerini aktardı

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2012, 18:11
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20