Liberal, dindarla neden iş tutar?

Siyaset bilimci Doç. Dr. Bekir Berat Özipek, Birlik Vakfı Bursa Şubesinin konuğuydu..

Liberal, dindarla neden iş tutar?

Berat Özipek: “Hâlâ  darbe yapılabilir, hâlâ muhtıra verilebilir!”

Bir yanında Orhan Gazi ve Murat Hüdavendigar’ın ulu bir çınar olup insana fütuhat düşleri gördürdüğü, diğer yanında ise Üftade Hazretleri ve Emir Sultan’ın bir hakkak olup Kelam-ı İlahi’yi kalplere nakşettiği şehir: Bursa!

Kabul etmeli ki Bursa’da olmak bir nimet ama şuna da tereddütsüz iman ve itaat etmeli ki, nimetlerden yararlanmak kişinin nasibince… Her bakanın değişik gördüğü bir şehir Bursa. Kimileri dar sokaklarında tenha ve kirli sözlerin konuşulduğu bir şehir olarak tanırken bu şehri, kimileri de tekkelerde kah cehrî kah hafî şekilde ifa edilen zikr-i ilahinin göğün kalbini harlandırıp yaktığı evliya şehir olarak bilir Bursa’yı.Berat Özipek

Bir de, yaşayan bir şehirdir Bursa, canlıdır, diridir. Nefesi duyulur bir şehirdir. Adım başı tarihtir, kültürdür… Ama kültür denilen şey, yaşanmalı ve yaşatılmalı ki varlığını sürdürebilsin. Bu yönüyle de şanslı Bursa. Çünkü kendilerini hizmete adamış vakıf insanlar eksik değil Bursa’da. Birçok da kültür ve hizmet merkezi var vakıf insanların hizmet vereceği.

Bu merkezlerden bir tanesi de, Çekirge’deki Hüdavendigar Camiinin bağrından süt emen Birlik Vakfı. Birlik Vakfı Bursa Şubesi, gayretli yöneticilerinin organizasyon becerilerinin bir tezahürü olarak, hiç aksatmadan, her cuma “Cuma Meclisi” adı altında seri konferanslar düzenliyor. Bu konferanslardan sonuncusu, Doç. Dr. Bekir Berat Özipek tarafından verildi. Konferansın konusu: Türkiye’de Siyasetin Dönüşümü/ Yeni ayrım ve yeni ittifaklar”

İşte kalabalık bir dinleyici kitlesi tarafından takip edilen konferanstan notlar:

Türkiye’de siyaseti nasıl anlamalı?

Slayt eşliğinde sunumunu yapan Özipek, Türkiye’de siyasetin nasıl anlaşılması gerektiğini açıklayarak başladı konuşmasına. Ona göre “Siyaseti anlamak için görünen (aktör ve sebepler kadar) kadar görünmeyene de bakmalı. Mesela ekonomiye, mesela sosyolojiye, mesela kültürel yapıya… Çünkü siyaset sonuçta bir çıkar işidir ve kişilerin çıkarlarıyla doğrudan ilişkili bir şeydir. İşin içine bu etmenleri katmazsak, siyaset bize liderlerin kavgası gibi görünür. Elbette lider kavgası da vardır ama siyaset sadece lider kavgası değildir.”

100 yıllık perpektif/1908-200827 Mayıs

Toplumu bir piramide benzeten Özipek, piramidin en üstünün güç merkezi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Piramidin en üstünde sırasıyla ‘Asker ve sivil bürokrasi, devletçi sermaye ve eşraf’ yer alır. En altında ise esnaf, işçi, köylü, küçük memur vb bulunur.”

“Bu piramidik yapı, siyasete de yansır. Bu yansımaya bakıldığında, merkezde (Gücü elinde tutanlar) bulunanlar ile merkezdeki güçten yararlanmak isteyenlerin çatışması ortaya çıkar. Merkezdekiler ‘devletçi-seçkinci’ olurken merkezden uzak olanlar ise “liberal-gelenekçi’ olur.”

Türkiye’deki iki ana siyasi çizgi

“Türkiye’de iki ana siyaset çizgisi vardır: İttihat ve Terakki Cephesi (Bu cephenin günümüzdeki uzantısı CHP’dir, bunlar ‘devletçi-seçkinci’dir) ile Terakkiperver Fırka, DP, AP, ANAP, RP ve Ak Parti ile devam eden çizgi. İttihat ve Terakki Cephesi, devletin imtiyazlarından yararlanmıştır ve bu imtiyazları korumak için uğraşmaktadır. Bu çizginin iş dünyasındaki temsilcileri TÜSİAD’dır. Bunların zenginlik kaynağı iki kaynağa dayanır: Birincisi, devletin bunlara tekel olma yetkisi vermesi; ikincisi, yağmalanan Rum-Ermeni malları.

27 Mayıs Sivas“Terakkiperver Fırka’dan başlayıp Ak Parti’ye uzanan çizgide parti sayısının çok olması, seçkinlerin, devlet gücünü kullanıp diğer çizgiyi darbe, muhtıra vb. ile tasfiye etmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır.”

İki çizginin çatışma alanları

Özipek, iki çizginin çatışmasının belli alanlarda olduğunu söylerek bu alanları da şöyle ifade etti: “Kürt sorunu, din ve vicdan özgürlüğü sorunu, Alevi sorunu; sivilleşme, azınlıklar sorunu; derin devletin tasfiyesi sorunu, yargının yeniden yapılandırılması sorunu...”

Aleviler…

“Tekke ve zaviyelerin kapatılması en çok Alevilere zarar verdi çünkü Sünnilerin başka mekânları varken Aleviler mekânsız kaldı.”

“Mağdur olmalarına rağmen ‘Yeni İttihatçılar’ safında yer alan tek kesim Alevilerdir. Bunun da sebebi, Alevilerin, Sünniler üzerinden korkutulmasıdır.”

Siyasette yapay argümanlar ve hakikat…

1960, Darbe sonrası sevinç!

Türkiye’de sağ ve sol ayrımının yapay olduğunu, böyle bir isimlendirmenin doğru ve haklı olmadığını söyleyen Özipek, artık daha sahici bir ayrımın olduğunu şu sözlerle vurguladı:

“Eskiden sağcı ve solcu diye iki çizgi vardı. Bu da sloganlar üzerinden yürütülüyordu. Şimdi daha sahici bir ayrışma var ve bu da sloganlar üzerinden değil, demokrasi mücadelesi ve sivilleşme mücadelesine bakıştan kaynaklanmaktadır.”

“Bu ayrışmanın İttihat Terakki-CHP tarafını, sloganları aracılığıyla tanıyabiliriz.”

“Yeni İttihatçılık sloganları: İç ve dış düşmanlar tarafından kuşatıldık, Ak Parti ülkeyi sattı!”

“Diğer yanda ise bir sivil koalisyon vardır. Bunların ortak yanı, demokrasi safında yer almalarıdır. Bu koalisyonda sosyalist, liberal, dindar vb. demokrasi mücadelesi etrafında buluşabilmektedir.”

“Demokrasi safında yer almış olan liberaller, ittihatçı anlayış tarafından ‘AKP’yi meşrulaştırmakla’ itham edilmişlerdir. Benim de içlerinde yer aldığım liberaller, sayıca azdır ama etkileri çoktur. Liberallerin ve diğerlerinin Ak Parti ve İslamcılar ile aynı safta yer almaları çıkar ilişkisinden değil, ilke benzerliğinden olmuştur.”

Darbe siyasetle el sıkışıyor12 Eylül referandumu…

Referandumun sanılandan daha önemli olduğunu vurgulayan Özipek, sadece yargıdaki düzenlemenin bile referandumu önemli yapmaya yettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Referandum çok önemliydi. Referandum aynı zamanda, aynı kaynaktan beslenen partilerin de karşı cephelerde buluştuğu bir oylama oldu. Mesela milliyetçi çizgideki MHP hayır derken BBP evet dedi. Komünist TKP hayır derken EDP evet dedi. Haydar Baş’ın partisi BTP hayır derken, diğer İslamcı parti olan SP evet dedi.”

Tarafların gündemleri

“Devletçi-seçkinci olan Yeni İttihatçıların gündemlerini yapmacık bir birlik-beraberlik vurgusu oluşturur. Ama onların asıl amaçları, imtiyazlarını kaybetmemek ve yanlışlarının sorgulanmasını engellemektir.”

Demokratların gündemlerinde ise birçok başlığın bulunduğunu söyleyen Özipek, bunları şöyle sıraladı:

“Geçmişle yüzleşme, azınlık haklarının iadesi. Başörtülülere kamu görevi verilmesi, eğitim haklarının verilmesi. Hak temelli çözüm, ana dilde eğitim, yerel yönetimler reformu. Sivil anayasa, ordunun sivillere tabi olması. Cemevlerine hukuki statü, zorunlu din dersinin kaldırılması. Devletin ideolojik tarafsızlığı, evrensel hukuka uygun yargı.”

Ve sorular…

Konuşmasının bitiminde sorulara da yanıt veren Özipek’e sorulan çarpıcı birkaç soru ve yanıtları şöyle:

Soru: “Piramidin tabanı  uzun süre iktidarda kaldığında, piramidin üstüne çıkar mı?”

Yanıt: “Evet, öyle olur zaten. Buna ‘elit dolaşımı’ denir. Ama bu dolaşımın artması, aradaki sınırı zayıflattığı için önemlidir.”

Soru: “Türkiye’deki bu demokratikleşme hareketleri tamamıyla ‘çevre’nin isteğiyle mi olmuştur yoksa ABD ve AB’nin de bunda payı var mıdır?”

Yanıt: “Her ikisi de olmuştur. Hem çevre istemiş hem de tıpkı 46’da olduğu gibi rüzgârlar o yönde esmektedir.”

Soru: “Türkiye’de hâlâ darbe tehlikesi var mı, siyasi kazanımlar kaybedilebilir mi?”

Yanıt: “Evet, böyle bir ihtimal hala var; darbe yapılabilir, muhtıra verilebilir, siyasi kazanımlar geri alınabilir. Bunun için sürekli müteyakkız olmalıyız!”

 

 

Fikri Özçelikçi haber verdi

GYY'nin notu: Türkiye'de liberallerin liberalliğine, demokratlığına eleştirilerimizi getirmenin ötesinde çok da karışamayız ama İslam ile ilgili bir mücadele verenlerin süreç içerisinde demokrata dönüşmesi ve bu dönüşümle Müslüman olmanın gereği söylemleri terk edip liberal söylemlere yapışması sakıncalıdır.

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2011, 20:57
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlhan Çebi
İlhan Çebi - 10 yıl Önce

Berat anlattı biz de yedik...Ayrıca ''iş tutmak'' deyimi pek usturuplu bir deyim değildir ve aşırı derecede argo ve gayrimeşruluk içerir.

şey yani! anladınız galiba.
bilmiyorum belki bilerek seçilmiş bir anlatımdır. muhafazakar dindarlarla liberallerin flörtünü anlatmak için.
Ayrıca adam adam olmuş belki ama doçent olamamış(!) btp'yi islamcı parti olarak görüyor ki ikileme de SP için bir diğer islamcı parti demiş.

Ey beyuk Allahum! Neler var neler?

selim ışık
selim ışık - 10 yıl Önce

Bu güzide sitenin yayın yönetmeni Asım Beyin GYY notlarını tam da ya, bir sorun var arkadaşım bu işte dediğim anda haberlerin sonunda görüvermek içimi nasıl ferahlatıyor.. Varolasınız Asım Bey. Birileri rahatsız olacakmış, liboşların hoşuna gitmeyecekmiş, hiç takmıyor. Bu sitenin ne sitesi olduğu belli kardeşim. Burayı başka yerlerle karıştırmamalı.

banner19

banner26