Lahana yaprağı kadar bir gazete yeterdi

İlk Tohum Derneği’nde konuşan M. Nuri Yardım, “Yahya Kemal inancını tam olarak yaşamamıştır ama...” dedi.

Lahana yaprağı kadar bir gazete yeterdi

 

Cağaloğlu’nda bir programa katıldıktan sonra Kubbealtı Cemiyeti’ne uğramıştım. Her zamanki gibi Mehmet Nuri Yardım Bey bizi sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı ve bize motivasyon düzeyi yüksek bir şekilde Eskader’in yaptığı faaliyetlerden bahsetti.

Mehmet Nuri Bey, Babıali’nin canlanmasında emeği olan isimlerden birisi... Onun öncülük ettiği programların kültür hayatının yeşermesinde büyük katkıları oluyor. Babıali’de bulunan birkaç derneğin faaliyetleri olmasa, kitapçılar ve yayın evleri de orayı terk edecekler. Bu bakımdan oranın otellere ve turistlere terkedilmemesi için, bu derneklere ihtiyaç var.

Mehmet Nuri Bey, onca işine rağmen kişisel ilişkilerini sıcak tutmayı başaran bir insan… Benim onun en çok takdir ettiğim yönlerinden birisi budur. Bu gitmemde de bizimle aynı şekilde ilgilendi. Sağ olsun nezaket gösterdi ve son kitabı Halim Selim Efendi’yi imzalı bir şekilde fakire hediye etti. Üzerinde “Aziz dostuma” diye yazması ise beni ziyadesiyle mesrur etti.

Kubbealtı, Samiha Ayverdi’nin hatırası

Kubbealtı Cemiyeti ve orada tanıştığım insanlar bana hep sıcak gelmiştir. Nazik ve kibar olmalarını takdir etmişimdir. Ben İslam’ın “devlet” söylemini ön plana çıkartan birisi olmama rağmen İslam’ın “medeniyet” boyutunu ön plana çıkartan bu insanlara karşı hep sevgi beslemişimdir. Fikir ayrılıklarının Müslümanlar arasındaki dostluklara asla engel olmaması gerektiğini düşünmüşümdür.

Bu güzel mekânı sevmemin en öneli sebeplerinden birisi de bu mekânda büyük edibe merhume Samiha Ayverdi Hanımefendi’nin izlerinin ve hatırasının olmasıdır. Onu ve hizmetlerini hiçbir zaman unutmayacağız.Mehmet Nuri Yardım

Süleymaniye’de İlk Tohum atılmış

Mehmet Nuri Bey bu ziyaretimde bana Süleymaniye’de İlk Tohum adında gençlerin kurduğu bir dernekten bahsetti ve akşamüzeri “Aşina Çehreler” adlı bir söyleşi yapmak üzere oraya gideceğini söyledi. Yahya Kemal Beyatlı üzerine konuşacağı bu söyleşiye beni de davet etti.

Bunun üzerine oradan ayrıldım ve akşamüzeri Kubbealtı’na yeniden geldim. Mehmet Nuri Bey ve orada tanışmış olduğum kıymetli mimar Özcan Ergiydiren Bey ile birlikte bir fotoğraf çektirdikten sonra Kubbealtı’ndan ayrıldık ve Süleymaniye yollarına düştük. Yanımızda ismini hatırlayamadığım bir ağabeyimiz daha vardı.

Hararetli konuşmalarla yollardan geçtikten sonra İlk Tohum Derneği’ne ulaştık. Orada da çay ve bir şeyler ikram ettiler. Mehmet Nuri Bey’in olduğu yerde sohbet bitmezdi, bitmemeliydi de zaten… Güzel demlenmiş çaylar eşliğinde sohbetimiz hep devam etti.

Yahya Kemal’i çok sevdiğini bildiğim Mehmet Nuri Bey’e; “Hocam inşallah Yahya Kemal’in hep iyi yönlerini anlatmazsınız” diye bir latife yaptım. O da; “Büyüklerimizi iyi ve kötü yönleri ile sevelim, hep hayırla yâd edelim” dedi.

Osmanlı’nın güzelliğini Cumhuriyete taşıdı

Ardından oradaki genç kardeşlerimiz ile birlikte söyleşinin yapılacağı mütevazı salona geçtik. Mehmet Nuri Bey sözlerine kültür sanatın milletler için öneminden bahsederek bir giriş yaptıktan sonra Yahya Kemal’in bizim medeniyetimizi temsil eden müstesna şahsiyetlerimizden birisi olduğunu, onun milli dünya görüşümüzü en iyi şekilde yansıttığını ifade etti. Osmanlı’yı cumhuriyete bağlayan ve Osmanlı’nın zarafetini, güzelliğini cumhuriyete taşıyan bir şair olduğunu söyledi.

Tarihe çok meraklıydı

Yahya Kemal’in tarihe çok meraklı olduğunu söyleyen Mehmet Nuri Bey, sözlerine şöyle devam etti: “Cumhuriyetten sonra maalesef tarihle bağlarımız koptu. Alfabe gidince bir anda herkes cahil oldu. Şimdi hamdolsun bir uyanış var. Şimdi Allah’a şükür her yerde Osmanlı Türkçesi kursları var. İnsanların mazisi ile barışması önemlidir. Yahya Kemal bunu istemiştir. Onun için tarih üzerinde çok durmuştur. Tarihimizde Selçuklular ve Osmanlıların büyük bir medeniyet dünyaya getirdiği tezini ortaya atmıştır.”

Yahya KemalYahya Kemal çok titizdi

Yahya Kemal’in çok titiz bir şahsiyet olduğunu söyleyen Mehmet Nuri Bey, onun titizliği ile ilgili olarak şunları söyledi: “Yahya Kemal yavaş yavaş yazıyor. Bazı şiirlerini aylar süren çalışmalardan sonra tamamlamıştır. Ama mükemmel şiirler ortaya koymuştur. Bir gün sabahtan akşama kadar sadece bir virgülü kullansam mı kullanmasam mı diye düşünen bir şairdir. Bazı şiir yazanlara bakıyoruz; çok şiir yazıyorlar ama hiçbiri şiir değil. Hâlbuki şiir insanı sarsmalı, başka diyarlara götürmelidir.”

Yahya Kemal’in yaşadığı dönemde hiçbir kitabının basılmadığını söyleyen Mehmet Nuri Bey, vefatından sonra yakın dostlarından Nihat Sami Banarlı’nın onun bütün şiir ve yazılarını bir araya getirerek külliyat halinde bastırdığını söyledi.

“Bir, Peygamber Efendimiz; iki, Padişah Efendimiz”

Balkanlarda Üsküp’te çocukluğu geçen Yahya Kemal’in manevi ve dinî bakımdan canlı bir iklimde yetiştiğini söyleyen Mehmet Nuri Bey, onun hatıraları okunduğunda dinî temalarla karşılaşıldığını söyledi. Yahya Kemal’in Doğu ve Batı’nın birikiminden de istifade etmiş bir insan olduğunu söyleyen Mehmet Nuri Bey, sözlerine şöyle devam etti: “Yahya Kemal eserlerinde dinî vurgular yapmıştır. Mesela Topkapı Sarayı’na gidiyor, orada Kur’an-ı Kerim dinliyor ve diyor ki: ‘Bizi ayakta tutan iki şey var; bir, Topkapı sarayında asırlardır okunan Kur’an-ı Kerim; iki, minarelerde okunan ezanlar.’ Yine anılarını anlatırken şöyle diyor Yahya Kemal: ‘Çocukken anneme sordum dünyada en çok kimi seveyim diye. Annem ‘şu iki kişiyi çok sev’ dedi. Bir, Peygamber Efendimiz; iki, Padişah Efendimiz.’ Bu hatırası da onun nasıl bir manevi ortamda yetiştiğini ortaya koyuyor.”

İnancını tam yaşayamasa da ruh olarak bizdendir

Mehmet Nuri Bey bendenizin söyleşiden önceki; “Yahya Kemal’in olumsuz taraflarını da anlatın” sözüme atıf yaparak şunları da ilave etti: “Yahya Kemal belki inancını tam yaşayamamıştır ama ruh olarak bizdendir. Zaten bir şiirinde de diyor. Caminin kapısına, penceresine kadar gidiyor, içeri giremeyince üzülüyor. Belki onun bu üzüntüsü bile çok şey ifade ediyor. Allah onun o üzüntüsünü inşallah kabul eder.”Mehmet Nuri Yardım

Ölümden korkmaz bizimkiler

“Rindlerin Ölümü” şiirini yazan Yahya Kemal’in inançlı bir kişi olduğu için ölümden de korkmadığını ifade eden Mehmet Nuri Bey, birçok inançları zayıf şairin ölümü ürkütücü bir şey olarak anlattığını söyledi.

“Halbuki bizim dünyamızda ölüm korkulacak bir şey değildir. Çünkü sevdiklerimizin çoğu öbür tarafta… En başta Peygamber Efendimiz, sonra birçok âlimler öbür tarafta” diyen Mehmet Nuri Bey, konuşmasına Serdengeçti’den bir anekdotla şöyle devam etti: “Osman Yüksel Serdengeçti, Serdengeçti dergisini çıkarabilmek için oturduğu evi satmaya karar veriyor. Bir müşteri geliyor. Ev yarı bodrum olduğu için beğenmiyor. Serdengeçti diyor ki: ‘Bu ev çok merkezi bir yerde, sakın kaçırma. Bak sağ tarafta hastane var, her an ihtiyacın olabilir. Sol tarafta hapishane var, benim gibi sen de oraya düşebilirsin. Arka tarafta da mezarlık var, eninde sonunda oraya gideceksin.’ Bunun üzerine adam evi alıyor.”

Lahana yaprağı kadar bir gazete yeterdi

Serdengeçti mecmuasının çok zor şartlarda hizmet verdiğini söyleyen Mehmet Nuri Bey, bugün çok güzel imkânlara sahip olduğumuzu ifade ederek şunları söyledi: “Eskiden deniyordu ki ‘ah keşke bir lahana yaprağı kadar bir gazetemiz olsa da İslam’a saldıranlara cevap versek.’ Şimdi bir sürü gazete ve dergi var, televizyon ve radyo var, bir o kadar da internet sitesi var.”

Çoğunluğu genç olan dinleyicilere kitap okumanın öneminden de bahseden Mehmet Nuri Bey, bu konuda bir arkadaşını örnek göstererek şöyle dedi: “Ali Hakkoymaz idealist bir öğretmen arkadaşımız. Her zaman sınıfa girerken koltuğunun altında bir kitapla derse giriyor. Niçin? Öğrenciler öğretmenlerini kitapla görsünler diye…”

Adam dolar üzerinden konuşuyor sanki

Son olarak birçok büyük yazarımızın örnek yaşantısı olan hasbi davranışlı insanlar olduklarını söyleyen Mehmet Nuri Bey; “Günümüzde neredeyse her şey satılır meta haline geliyor. Biraz bilgisi var, bakıyorsunuz neredeyse dolar karşılığında o bilgisini paylaşacak. Hâlbuki İslamiyet’te böyle bir şey yok. Âlim ilmini paylaşmak mecburiyetindedir” dedi.

Programdan sonra o güzel çaylardan birer bardak daha içtik ve Mehmet Nuri Bey ve ismini hatırlayamadığım o ağabey ile birlikte karanlık Süleymaniye sokaklarından geçerek otobüs durağının yolunu tuttuk. Yahya Kemal’e rahmet okuyarak…

 

Aydın Başar haber verdi

Yayın Tarihi: 24 Aralık 2012 Pazartesi 11:42 Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2015, 10:14
YORUM EKLE
YORUMLAR
ŞEVKET
ŞEVKET - 10 yıl Önce

AYDIN KARDEŞİMİZİN BÜTÜN HABERLERİ OKUNMAYA DEĞER... MAŞALLAH. RABBİMDEN AFİYETLER VE UZUN ÖMÜRLER...

Reşat
Reşat - 10 yıl Önce

Aydın Bey'in faaliyet haberlerini zevkle okuyorum.

Yılmaz Yılmaz
Yılmaz Yılmaz - 10 yıl Önce

Aydın Başar gerçekten iyi not tutuyor. Etkinliğe katılmış kadar oluyor neredeyse insan. Teşekkür ediyorum, istifade ederek okudum. Selamlar.

banner19

banner36