Kutlay: İslam birliği kardeşlik için şart!

Halil İbrahim Kutlay Hocayı dinleyince “kardeşlik” meselesini nasıl sulandırdığımızı anlamış oldum.

Kutlay: İslam birliği kardeşlik için şart!

 

Halil İbrahim Kutlay Hoca hal ve hareketleriyle, davranışlarıyla, yaşantısıyla İslam’ın güzelliklerini yansıtan çok kıymetli bir büyüğümüz… Allah için kendisini ben çok severim. Hatta şöyle nasip olsa da beraber umreye gidebilsek diye de dua ediyorum.

Halil İbrahim Kutlay Hoca ne anlatıyorsa dinlenir; ne söylüyorsa mutlaka önemsenmelidir. Çünkü o istikamet sahibi bir hocamız, bir âlimimiz ve bir büyüğümüzdür. Her meseleye Müslümanca baktığı için sözü dinlenilir.

Tek boyutlu düşünmez

O, İslam’ı tek bir boyutu ile ele almaz. İslam’ı sadece ahlakî boyuttan ibaret görmez. Konuşmalarında İslam’ın sosyal hayata bakan yönünü hiç ihmal etmez. Cihattan, emr-i maruftan, nehy-i münkerden, mücadeleden, kardeşlikten, ümmet olmaktan mutlaka bahseder.

Halil İbrahim Kutlay Hocamız samimi bir Allah adamıdır. Yumuşak huyludur, hilm sahibidir. Müslümanları kardeşi bilir ve hepsini çok sever. Ama din düşmanlarına karşı uyanıktır ve kin ve nefreti yalnızca onlara hasreder.

Hamdolsun böyle güzel hocalarımız var ve bizler onları dinleyerek belirli bir bilinç kazanıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Anadolu Gençlik Derneği Bağcılar Şubesi tarafından düzenlenen “İslam kardeşliği” konulu konferansta da Halil İbrahim Kutlay Hocamızı dinlemek nasip oldu. Böyle kıymetli hocalarla halkımızı buluşturdukları için Anadolu Gençlik Derneği’ni tebrik ederim.Mikail Yumlu

28 Şubat bizi durduramadı

Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından merhum Necmettin Erbakan Hoca’nın kısa bir videosu izlettirildi. Daha sonra Anadolu Gençlik Derneği Bağcılar Şubesi başkanı Mikail Yumlu Bey kısa bir açılış konuşması yaptı. AGD Bağcılar Şubesi olarak çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini söyleyen Mikail Yumlu Bey, mahallelerde yeni AGD büroları açtıklarını ifade etti.  

Havaların ısınmasıyla birlikte yaz eğitimlerinin başlayacağını söyleyen Mikail Yumlu Bey, yaz tatilinde tertip ettikleri Kur’an eğitimi organizasyonları konusunda şunları söyledi: “28 Şubat’tan sonra İmam Hatipler kapatıldı ama bizler kesintisiz olarak yaz tatillerinde Kur’an eğitimi vermeye devam ettik. Yaz döneminde Anadolu Gençlik bir marka haline geldi. Yaz tatilinde çocuklarımıza Kur’an eğitimi verirken onların çocukluklarını yaşaması için de çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Pikniklerimiz, cami ve türbe ziyaretlerimiz devam edecek.”

İslam ahlakı İslam kardeşliğinin temelidir

Mikail Yumlu Bey’in konuşmasından sonra kıymetli ilim adamımız Halil İbrahim Kutlay Hoca saadet asrından tablolarla İslam kardeşliği konusunu anlattı. Efendimizi her gün namazlarımızla, ezanlarımızla, okuduğumuz salat-ı selamlarla, kelime-i şahadet ve kelime-i tevhidlerle andığımızı, onu anmanın imanımızın bir gereği olduğunu söyleyen Halil İbrahim Kutlay Hoca bu konuda şunları söyledi:

“Efendimiz aleyhisselatü ves selam’ın en önemli uygulamalarından birisi de kardeşlik uygulamasıydı. İlk olarak Mekke’deki azatlı kölelerle durumu biraz daha iyi olanları kardeş ilan etmişti. Daha sonra ikinci olarak ensar ve muhaciri kardeş ilan etti. Her fırsatta, her zeminde kardeşlik üzerine vurgu yaptı. Bu konuda onlarca hadis-i şerifler bulunmaktadır. İslam ahlakındaki her prensip İslam kardeşliği ile ilgilidir. Gıybet, iftira, kin, haset, intikam İslam kardeşliğini zedeleyen, ortadan kaldıran en kötü hasletlerdir. Yani İslam ahlakı demek İslam kardeşliği demektir.”

dinleyiciMüminler kenetlenmelidir

İki eli birleştirdiğiniz zaman bunun kuzey kutbundan güney kutbuna kadar her bölgede dayanışma, yardımlaşma, işbirliği, kaynaşma ve kentleşmenin sembolü olduğunu söyleyen Halil İbrahim Kutlay Hoca, Efendimiz aleyhis selatü ves selam’ın da Müslümanları tarif ederken iki elini birbirine geçirdiğini ve “Müslümanlar böyle olmalı” dediğini söyledi. Efendimizin Müslümanları bir binanın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmiş olarak vasfettiğini hatırlatan Kutlay Hoca, bunu sadece söylemekle kalmadığını, kardeşliği bizzat uygulamaları ile gösterdiğini, gönüllere işlediğini, aşıladığını ve İslam kardeşliğini Müslüman toplumun en önemli özelliği haline getirdiğini ifade etti.

Müminler ancak kardeştir

Arap ülkelerinde hocalık yapmış ve Arapçayı çok iyi bilen Halil İbrahim Kutlay Hoca, Hucurat Suresi’ndeki “İnnemel müminune ihvetün” ayetine “Müminler ancak kardeştir” ve “Ancak müminler kardeştir”  şeklinde iki türlü anlam verilebileceğini söyledi. Bu ayetlerin her yerde okunduğunu ama buna rağmen bu ayetlerin tam idrak edilemediğini söyleyen Halil İbrahim Kutlay Hoca bu konuda şunları söyledi: “Kardeşlik konusu her yerde konuşuluyor. Herkes kardeşiz diyor ama damarına basıldığı zaman günümüz insanı ciyak ciyak bağırıyor. Ne kardeşlik kalıyor, ne amca kalıyor, ne dayı… Babası ile annesi ile konuşmayan insanlar var aramızda.”

Birbirimizi İslam kardeşi olarak görüyorsak birbirimize güzel muamelede bulunmamız ve birbirimize güzel hitaplar yapmamız gerektiğini söyleyen Halil İbrahim Kutlay Hoca, bununla ilgili olarak da şöyle dedi: “Peygamberimiz bir gün Hz. Ömer’e ‘Ya Uhayye’ diye hitap etti. Hz. Ömer diyor ki: “Resulullah bana öyle bir kelimeyle hitap etti ki dünya bana verilse idi bu kadar sevinmezdim. Bana ‘sevgili kardeşim’ dedi.”Halil İbrahim Kutlay

İbretlik bir tablo

Bölge, ırk, cins ve renk ayrımının kardeşliğe aykırı olduğunu söyleyen Halil İbrahim Kutlay Hoca, saadet asrından şu ibretli vesikayı anlattı: “Ebuzer el Gıfari tartışma esnasında dayanamadı, Bilal-i Habeşi’ye ‘Ey siyah kadının oğlu’ diye hitap etti. Bilal-i Habeşi o gün ikindi namazına çıkamadı. Efendimiz aleyhis selatü ves selam ‘Bilal nerede’ diye sorunca oradakiler; ‘Ebuzer Bilal’e aşağılayıcı bir ifadede bulundu’ dediler. Efendimiz, Ebuzer el Gıfari’yi yanına çağırdı. ‘Ey Ebuzer sen hâlâ cahiliye anlayışını mı taşıyorsun?’ dedi. Ebuzer el Gıfari’nin üzerine kaynar su dökülmüş gibi oldu. Bu halde Bilal-i Habeşi’nin evine gitti, yüzünün kapının eşiğine koydu ve ‘Ey Bilal, o siyah ayağınla beyaz yüzüme basmadıkça ben buradan başımı kaldırmayacağım’ dedi. Bilal-i Habeşi onu ayağa kaldırdı ve ‘Bu yüz basılmaya değil, öpülmeye layıktır’ diyerek onunla kucaklaştı. Ağlaştılar ve birbirlerine haklarını helal ettiler.”

Onlar kardeşlik eğitimini Efendimiz’den aldılar

Sahabe efendilerimizin her birisinin kardeşliği çok güzel bir şekilde anladıklarını ifade eden Halil İbrahim Kutlay Hoca, Müslüman olmak için önce İslam kardeşliğini iyi anlamamız, nefsimizden ödün vermemiz, özverili olmamız, fedakâr olmamız gerektiğini ifade etti ve bu konuda şunları söyledi:

“Hz. Ömer bir kurban kesmişti, kurbanın bir kısmını bir fakire gönderdi. O sahabi ‘benim bugün yemeğim var’ dedi ve almadı. Sonra başka birisine gönderdi, o da; ‘durumu daha kötü olanlar vardır onlara götürün’ dedi, almadı. Böylece bu et birkaç evi dolaştıktan sonra ilk götürüldüğü eve yeniden götürüldü. Kardeşlerini kendilerinden fazla düşünen bu insanlar melek değildi, bunlar da insandı. Üstelik cahiliye karanlığından yeni çıkmışlardı. Ama Kur’an ve sünnet eğitiminden geçmişlerdi. Onlar Efendimiz aleyhis selatü vesselam’ın dizinin dibinde yetişmişlerdi. Orada bir saat kalan, alacağını alıyordu. Kardeşlik, dostluk, arkadaşlık orada öğreniliyordu. Efendimiz’in gönüllerine işlediği sevgi rahmet ve şefkat sayesinde o insanlar bambaşka bir insan oldular.”

II. Abdulhamid kardeşliğin gereğini yaptı

Halil İbrahim Kutlay Hoca’nın bu konuşması bana bazı meseleleri yeniden düşündürttü. Din ile alakalı bir meseleyi Müslümanca bir bakış açısıyla konuşanımız o kadar az kaldı ki… Maalesef kardeşlik konusunu da biz doğru düzgün işleyemedik. Kardeşlikle ilgili birçok şey anlatıldı ama kardeşliği “ümmet” kavramından ayrı bir zeminde konuşunca, onun manasını da kavrayamadık.

Halil İbrahim Kutlay Hoca, bu konuşmasında kardeşlik meselesini ferdî/ kişisel bir zeminde ele almadı; ümmet bilinci çerçevesinde meseleyi ele aldı. Önce tarihte kardeşlik meselesini biz nasıl anlamışız bunun bir misalini verdi: “1900’lü yıllarda İspanyollar Endonezya’ya deniz yoluyla bir çıkartma yapıyorlar. Endonezya’dan bir heyet geliyor ve bunu Osmanlı padişahı II. Abdulhamid’e şikâyet ediyorlar. Sultan Abdulhamid ‘Derhal mucibince amel oluna’ diye emir veriyor. Bir hafta sonra Osmanlı donanması Endonezya’ya bir çıkarma yapıyor ve İspanyolları sınır dışı ediyorlar, sahillerden uzaklaştırıyorlar. Bu nasıl bir koldur, İstanbul’dan Endonezya’ya uzanan… Bugün Endonezya’da hâlâ Hz. Ebubekir’in, Hz. Ömer’in, Hz. Osman’ın, Hz. Ali’nin isminden sonra Halife Sultan Abdulhamid’in ismi okunuyor. İslam kardeşliği budur işte... Elini uzattığı zaman sadece kendi komşusunu değil, kendi mahallesini değil, bütün dünya Müslümanlarını kucaklayan bir kardeşliktir bu…”

Kardeşlik meselesini anlayabildik mi?

‘Biz ne yapabiliriz ki’ diyoruz. İşte bu acizliktir. Peygamber Efendimiz elini açtı; ‘Allah’ım acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten sana sığınırım’ dedi. Bugün ümmetin haline bakıyoruz, bu dört özelliği de taşıyor. Kaynaşamıyoruz, kenetlenemiyoruz. Bunları camide anlatınca çıkışta cemaatten biri: ‘Hocam bunlar siyasi meseleler; bunları neden camide konuşuyorsun’ diyor. Şu halimize bakın… Kardeşliğin ne demek olduğunu unutmuşuz. İnsanın biraz olsun üzülmesi lazım… Eskiler kardeşleri için ağlıyordu, biz ağlamıyoruz…”

Kardeşlik meselesi ümmet şuuru ile anlaşılır

Halil İbrahim Kutlay Hocamız bu konuşmasında da yine yılmadan usanmadan ümmet bilincini ve Müslümanların birleşmesi gerektiğini anlattı. Zaten meselenin özü ve özeti buydu. Hocanın bu sözlerini de dinleyince Kutlu Doğum haftası boyunca işlediğimiz kardeşlik meselesini de doğru bir zeminde Müslümanca konuşmayı başaramadığımızı anladım.

Halil İbrahim Kutlay hoca bu konuda son olarak şunları söyledi: “Kardeşliğin gerçekleşmesi ümmet anlayışı ile mümkündür. İslam birliği ile mümkündür. İşte yıllardır anlattığımız kardeşlik, dünya Müslümanlarının birleşmesi ile mümkündür. Kendi köşesinde yalnız başına İslam’ı yaşamakla İslam kardeşliği gerçekleşmez. Müslümanlar bu şuura ermediği müddetçe Allah’ın rızasını kazanamazlar.”

 

Aydın Başar oradaydı

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2012, 09:23
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
 Ali Yaşkın
Ali Yaşkın - 7 yıl Önce

Mikail abi hala aynı şevk ve güler yüzü ile çalışmaya devam ediyor, maşallah.

banner19

banner13