Kur'an koruma altında da, ya Müslüman?!

Davet Derneği Kurani Kavramlara Giriş Seminerleri Yazar Ahmet Turgut Ulucak sohbeti ile devam etti.

Kur'an koruma altında da, ya Müslüman?!

 

Davet Derneğince yapılan Kur’ani Kavramlara Giriş seminerlerinin üçüncüsü geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirildi. İlk seminer Abdullah Yıldız’la  ‘Kuran Kendisini Nasıl Tanımlıyor?’, ikinci seminer Ahmet Kalkan ile ‘Tevhid ve Şirk’, bu seminerde ise “Cahili Sistem” kavramları ele alındı.

Seminer Eren Azaklı’nın Kur’an tilaveti ve Yusuf Yıldız’ın Meal-i şerifi ile başladı. Ardından Ahmet Turgut Ulucak’ın özgeçmişi ve İslami çalışmalara yaptığı katkılar Hamit Özkırış tarafından ifade edildi. Sonrasında ise Ahmet Turgut Ulucak seminere başladı. Seminerden aldığımız notlar şöyle:

Söz, vahyin ışığında olmalı

Her birey ve toplumda bilginin kaynağı vahiydir. Bilgi iman için mutlaka gereklidir ama tek başına yeterli değildir. Yeterli olsaydı şeytanın bilgisi yeterli olurdu.

Kur’an, Allah tarafından korunmuştur.  “Kur an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.” Hicr suresi 9. Ayet

Kur’an Allah tarafından korunmuştur ama Müslümanların düşünceleri korunmamıştır. Müslümanların genel olarak hatası Allah böyle söylüyor değil, Allah’ın söylediğini ben böyle anlıyorumdan kaynaklanıyor.

Hz. Adem’e tüm isimler Allah tarafından öğretilmiştir. (“Allah Adem'e bütün isimleri, öğretti.” Bakara Suresi 31. Ayet). Sadece isimleri değil basireti, akledebilmeyi de öğretmiştir.

Söz ve düşüncelerimiz vahyin süzgecinden geçirmeliyiz. Kur’an’ı hayatımızın dışına hapsedemeyiz.

Günümüz Müslümanları daha Mekke sürecincedir. Medine sürecine daha geçememiştir.

Vahyin %50’den fazlası geçmiş ümmetlerin kıssalarından bahsetmektedir.

Geçmiş ümmetlerin sosyal yapılarını vahiyle anlamlandırmaya çalışmalıyız.

Nüzul sırasına göre Kur’an okumak önemlidir.

Davetin önemi

(“Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: 'Gerçekten ben müslümanlardanım' diyenden daha güzel sözlü kimdir?” Fussilet Suresi 33. Ayet) Birçok grup davet ederken Allah’ın rızasından çok cemaatin menfaatini gözetiyor.

Tevhidin anlaşılmasında reddiye merkezli bir yaklaşım yanlıştır. Doğruyu ve hakikati bilmezsek neyi reddedeceğiz.

Akide hiçbir zaman mezheplere göre oluşturulamaz. Vahye göre oluşturulur.

Başarıyla hakkaniyet birbirlerinden farklıdır. Birilerinin başarılı olması hak yolunda olduğunu göstermez. Başarısız olması da hak yolunda olmadığı anlamına gelmez.

İmanla küfrün mücadelesi kıyamete kadar devam edecektir.

Allah’ın hükümlerinin yaşanmadığı her türlü yaşam modeli cahiliyedir. Bu toplumda olup vahye karşı olan kişiye cahil denir. Cahilî sistemde yaşayan herkes cahil değildir. Cahilî sistemde muvahhidler de bulunabilir.

Tağut ve tuğyan

Tağut Allah’a muhalif olan, soyut değil somut, hayatın içerisinde olan her türlü algıya denilir. Bunun sistemleşmesine de tuğyan denilir. Tağut kavramı için eski kavimlere bakmak gerekir.

Bizde iz bırakacak günahlar işlememeliyiz. Günah, Allah devre dışı bırakıldığı zaman işlenir. Günümüzde günaha karşı vurdumduymazlık yaygınlaşıyor.

En rahat tağut üretme merkezi Pragmatizm’dir.

Seminer yapılan ikramın ardından sona erdi.

 

Eren Azaklı haber verdi

Yayın Tarihi: 28 Aralık 2011 Çarşamba 23:35 Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2011, 00:39
banner25
YORUM EKLE

banner26