banner17

Kültür Bakanlığının görevi bu mu?

Kültür Bakanlığının Cağaloğlu'ndaki satış merkezinde garip bir "şey" satılıyor. Üstelik bakanlık yayını olmayan bir "şey"!!

Kültür Bakanlığının görevi bu mu?

Bu nasıl bir aymazlık?!

AKP'nin kültür politikalarını beğenmiyor olabiliriz.

AKP Hükümetinin Kültür Bakanını sol kontenjandan seçmiş olması her hatırımıza geldiğinde sizi de rahatsız ediyordur elbette!

Mesela ülkemde kütüphanelerin üvey evlat muamelesi görür bir zihniyetle hizmet veriyor oluşu anlaşılır bir şey değildir tabii ki!  

Ama ama ama geçen gün gözlerimin gördüğünü sizler de görseydiniz -öyle tahmin ediyorum ki- "bu ne demektir, bu nasıl bir saçmalıktır?" derdiniz!

Bu kadar da olmaz kardeşim derdiniz!!!

Kültür Bakanlığının İstanbul'da yayınlarını satışa sunduğu  bir  satış merkezi var. Cağaloğlu'nda, valiliğin hemen on metre kadar yakınında bir satış yeri.

Girin, kitapları, cdleri inceleyin.

Güzel eserler göreceğinizden şüpheniz olmasın! (Arada israf dedirtecek kitaplar da göreceksiniz elbet! Olsun, olur o kadar!) 

Ben de Geyveli Güvahi'nin eseri var mıdır deyü girdim içeri. Soracağım kitap eski bir kitap. Artık satılmıyor olabilir. Baskısı olmayabilir. Nitekim öyle çıktı. Kitap yok! Lakin diğer eserlere de bir bakayım dedim, ne var ne yok diye.

Rafları incelerken ne göreyim: Militan Demokrasi, Vural Savaş, Bilgi Yayınları!

Bu ne be!

Ne alaka?

Ne işi var bu "şey"in burda?!

Hangi özelliğine binaen Kültür Bakanlığının Satış Merkezinde bu kitap bile diyemeyeceğim şey sergilenmektedir?

Hangi mantıkla?!15270

Yuh yani!!

Adam size etmeyeceği hakareti bırakmayacak,

her türlü sizi devirmeye yönelik planın içinde yer alacak, devri geçmiş bir üslupla saldırı üstüne saldırıda bulunacak; siz de tutup onun yazdığı bir şeyi, kitap diyemiyorum, benim kitaba hürmetim vardır dostlar, evet, o saldırı nesnesini orda, size bağlı bir bakanlığın en merkez yerlerinde sergileyecek, satışa sunacaksınız!!!

Bu nasıl bir aymazlık!

O satış merkezinde binlerce, onbinlerce eseri satıyor olsanız diyeceğim ki araya o da karışmış, gözden kaçmış, olur o kadar!

Veya 28 Şubat sonrasında alınmış, satılmadığı için hala sergileniyordur!

Fakat dostlar, orada topu topu 100-150 kadar eser sergileniyor.

Yani seçilerek konuluyor orada eserler.

Mesela Kültür Bakanlığının bir çok eserine ulaşmak mümkün değil oradan ama Bilgi yayınlarına ait bu garip yayın orada satışa sunulabiliyor!

Bunu Tayyip Erdoğan, Ertuğrul Günay, İl Kültür Müdürü, o satış merkezinin yetkilisi lütfen bize izah etsin!!!

Nasıl oluyor? Neden? Nasıl?!! Hangi hakla, ne adına?

 

 

Asım Gültekin küplere binerek haber verdi

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2010, 08:34
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
senusi amca
senusi amca - 9 yıl Önce

Kültür Bakanlığı maalesef emin ellerde değil. Yazma eserler kütüphanelerine bile ilahiyatçı, fars dili ve arap dili mezunlarını almaktan ictinap eden bir bakanlık anlayışı ile nereye kadar??? yazmalara kim bakacak??? bir Necip Fazıl programına bile memurları kazan kaldırabiliyor?? İşler fena halde kötü anlayacağınız....

Melih Koşucu
Melih Koşucu - 9 yıl Önce

Sakin ol Asım baba. Hangi bakanlık "iyi"lerin elinde ki zaten?

Serdar Akyiğit
Serdar Akyiğit - 9 yıl Önce

Hiç bir bakanlığın iyi ellerde olmadığını söyleme gafletinde bulunan kişi hangi kriterlere göre Ahmet Davutoğlu'nu, Beşir Atalay'ı, Recep Akdağ'ı, Bülent Arınç'ı kötüler kısmına koyuyor. İyi eller kimmiş açıklasa da öğrensek.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

Su yolunu bulmuş işte,Vural Savaş'tan önce neler var bir öğrenelim !

Kültür Bakanlığı,arşivden bazı şiirleri çıkartıp şiir dinletisi düzenlesin,mesela Yaşar Nabi'nin,

'Motorların şarkısı olsun yeni bestemiz,
Yeni din ezanları minareler yerine
Bulutları püskürten bacalardan okunsun.'

dediği,'Yeni Din Ezanları' adlı şiiri okutsun.

Mesela Aka Gündüz'ün Yürekten Sesler adlı şiirini okutsun,nasıl olsa o şiirde;

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

'Atatürk'ün tapkınıyız.Her şey (O)'dur her yerde (O) var.
Yerde (O)!..Gökte (O)!.. Denizde (O)!.. Varda (O)!.. Yokta (O)!. Her şeyde O)!..
Atatürk!
Görünmemizi görür! Bilinmezi bilir. Duyulmazı duyar ! Sezilmezi sezer,ezilmezi ezer!
Hep, her (O) dur!
Biz sana tapıyoruz!
Hep (O)! Hep (O)! Atatürk!
Varsın! Teksin! Yaratansın!
Beni benden yarattın,kendini bana kattın Atam,
Atatürk!
En büyüksün,en büyük!
(Hakimiyet-Milliye (Ulus) 4.1.1934) mısralarının geçtiği şiiri okutsun.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

Mesela Kültür Bakanlığı o şiir dinletisinde,B.Kemal Çağlar'ın Bizim Mevlut adlı şiirini de okutsun,o şiirde Atatürk'e hem 'ilah',hem de 'ilahın en yakın arkadaşı' deniyor. (bir insan hem ilah,hem ilahın en yakın arkadaşı nasıl olur düşünülsün)Aynı şiirde;

''İlk çamurdan beden ! Üflenen ruh'' dediler...
''Son tufanda Türklüğü kurtaran Nuh'' dediler...
Ne ilk ruhu anarım,ne de Nuh'u tanırım:
Neyin eşi deseler ''Gazi''yi kıskanırım;
Mikyas tanımıyorum efsane mazi gibi.

Melih Koşucu
Melih Koşucu - 9 yıl Önce

Serdar bey, Dışişleri bakanlığının sadece Ahmet Davutoğlu'nun kontrolünde olduğunu kim söyleyebilir? Dışişlerinde çalışan genel memur profili ne derece olumludur? Dışişleri sadece bir örnek. Bunu tüm diğer bakanlıklara aşağı-yukarı teşmil edebiliriz. Biz sanıyoruz ki bir kurumun başına getirilen kişi o kuruma tamamen hakim olur. Koca Abdülhamid Devlet-i Aliyenin başındaydı da çöküşü önleyebildi mi? Bir bakanlığın "iyi"lerin eline geçmesi için oradaki genel zihniyet İslamiyete bağlı olmalı.

banner8

banner19

banner20