Kula kulluk edene yazıklar olsun!

Mustafa Özel, Şehir Üniversitesinde konuştu ve sizler için oradaydık, notlar aldık. Özel'in Hayat Okulu…

Kula kulluk edene yazıklar olsun!

Şehir Üniversitesi bünyesindeki FAAL grubunun başlatmış olduğu Hayat Okulu konuşmalarının ilk konuğu Mustafa Özel'di. 5 Nisan Salı günkü programda BİSAV başkanı, Şehir Üniversitesi öğretim görevlisi Mustafa Özel kayıtlara geçmemiş hayatını anlattı, biz de aldığımız notları sizlerle paylaşıyoruz.

"Hayat Okulu ne demek acaba?"

Mustafa Özel'in bilinen özgeçmişini kısaca okumasının ardından sunucu, koltuğu asıl sahibine bıraktı. "Hayat Okulu ne demek acaba?" sorusuyla sözlerine başlayan Özel "Bu isim akademiye gıcıklık olsun diye konmuş bir isim galiba, ne kadar okursanız okuyun bir de hayat okulu var der gibi."

Özel'in kendisiyle ilgili kayıtlara geçmiş ilk hatalı bilgiyi "1956 olarak bilinen doğum tarihim aslında 1955'tir. Ağrı'nın Molla Hudeyda köyünde Temmuzda değil Ekim sonlarına doğru doğmuşum. Yani aslan değil terazi burcuyum" şeklinde düzeltmesi salondakileri güldürdü. 

Şehir ÜniversitesiBir özleminiz, kara sevdanız olsun!

"18 yaşıma kadar Ağrı'da yaşadım. Çocuk aklımın almadığı şeyler vardı. Amerikalıların, Batılıların, Japonların neden bizden daha akıllı olduklarını anlayamıyordum. Bu soru aklımı çok ama çok kurcalıyordu. Konuyla ilgili ilk şokumu üniversitede yaşadım. Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyordum. Yabancı öğrencilerin çoğu bürokratların ya da önemli vazifeler için Türkiye'ye gelmiş kişilerin çocuklarıydı. Aslında bu öğrencilerin hiçbirinin Türk öğrencilerden daha üstün bir tarafının olmadığını gördüm.

Yaşadığım ikinci şok ise; yine İstanbul'da gördüklerimle ilgili. Yaşadığımız mahallede Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Acemler vardı ama hiç Türk yoktu. Okula gittiğimizde ise hepimizin Türk olduğu söyleniyordu. İşte bu meseleler hep kafama takıldı. Neden böyle olduğuna dair bir merak gelişti. Bu sorular hayatıma yön verdi. 

Sizlerin de merak ettiği, üzerinde kafa yoracağınız bir özleminiz, kara sevdanız olmalı. Bu çok önemli. Ayrıca; sahip olmaya değil, olmaya talipseniz yaptığınız her şey anlam kazanır. Bunların haricindeki uğraşlar yüzeysellikten öteye geçemez.” 

Terk edilen mühendislik ne kazandırdı?

Boğaziçi mühendisliği kazanıp, bir yıl sonra “Benden mühendis falan olmaz.” diyerek bölümü bırakan Mustafa Özel, işletme ve sonra da iktisat bölümüne geçmiş. Ama mühendislikte okuduğu bir yıldan da alacağı dersi almış. Ona göre ideal konuşma bir mühendisin anlayacağı şekilde olmalıdır. “Yani bir çocuğun anlayacağı kadar açık ve anlaşılır.” Yüzündeki muzip gülümseme salondakileri de güldürüyor. Lafı uzatmak, uzun uzun cümleler kurmak karşınızdakini sıkar. İsterseniz çok doğru ve önemli şeylerden bahsedin. Ama konuyu lafa boğarsanız kendiniz konuşur, kendiniz dinlersiniz. Bundan özellikle kaçınmam gerektiğini anladım bu bir yıllık süre zarfında.

Fenerbahçeli misiniz?

Esprili bir havada başlayan konuşma yine aynı şekilde devam etti. “Aranızda kimler Fenerbahçeli?” sorusu tebessüm ve merakı beraberinde getirdi. Altından ne  çıkacak acaba?

"FB'li olmak önemli. Bu çok az insanın sahip olabildiği bir şey. Yani 'Farklı Bakış'... Alparslan oğluna Melikşah ismini koyarak farklı bakmıştır, Michael Dell kendisine alınan 3000 dolarlık bilgisayarı ilk günden paramparça edip sonrasında büyük bir bilgisayar devi olarak... Bunlar sadece örnek. Farklı bakmaktan çekiniyoruz. Hayatımızda aile, din, cemaatler vs. otosansür uygulayabiliyor ama bana kalırsa asıl sınırları biz kendi kendimize koyuyoruz. Cesaret gösteremiyoruz. Hep birilerinin gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz.” dedi.

Asıl önemli olan Cimbomlu olmak

Bireysel zekanın önemine vurguda bulunan Özel, ardından “asıl önemli olan Cimbomlu olmak” dedi. Futbol üzerinden ilerleyen konuşma çift taraflı ilgi çekmeye başladı. Cimbomlu olmak neden önemliymiş merak ettik.

“Bireysel zekayı örgütsel zekayla birleştiremezseniz parıldayıp sönersiniz. Bu açıdan Cimbomlu olmak, yani ’Cemiyetçi Bakış’ önem kazanır. Toplumda lider olanlar, patronlar, başlar insanların ilgisi sonucu bir süre sonra kendilerinden küçüklere ‘ağzın süt kokuyor’, büyüklere ‘yaşın geçmiş, işin bitmiş’ muamelesi yaparak kendilerinde var olanı da heba ederler. Zaten bütün dinler de istisnasız insanoğlunun bu gururunu kırmaya çalışmıştır. Kendimizde varolanı topluma yaymalı, onlarla ortak çalışmalıyız.” Bu sözlerin ardından, işin bir de Beşiktaş kısmının olduğunu ama onun yeri olmadığını söyleyerek takımlar üzerinden başlattığı konuşmayı sonlandırdı.

Yumuşak sözle ikna edin

Dinleyicilerin çoğunun genç olması sebebiyle hayattan alınan dersler üzerinde duruldu daha çok. İnsanoğlunun egosunun ön plana çıkmasının doğurduğu sonuçlardan biri de haklı olmak durumunda takınılan tavırdır. “Peygamber bile olsanız hayat okulundan geçmişlere kulak vermek gerekir. Bazı durumlarda yüzde yüz haklı bile olsanız bu size olumsuz bir cümle kurma hakkı vermez. Davut (a.s) aldığı bir karar dolayısıyla 11 yaşındaki oğlu Süleyman tarafından uygun bir dille uyarılır. Oğul Süleyman “Yanlış hüküm verdin!” şeklinde değil “Bu konuda daha mülayim bir hüküm verilebilir” şeklinde konuşmuştur. Hem hükümdar hem peygamber olan Davut (as) 11 yaşındaki oğlunu dikkatle dinliyor. Ayrıca Firavun gibi birine bile peygamberler elçi yollarken, ‘ona güzel bir şekilde anlatın, umulur ki kalbi yumuşar’ şeklinde bir yol izlemişlerdir.

Sadece kitap yeterli değil

Çok kitap okuduğunu, kitap okumanın büyük önem arzettiğini ama hayatın kitaplarla değil ancak içine girerek, bir şeyler yaparak öğrenilebileceğini söyleyen Özel ekledi “sadece kitap okuyarak roman bile yazamazsınız. Çünkü roman toplumun röntgenini çeker. Yaşadığınız toplumu bilmiyorsanız bir şey yapamazsınız. Aktif olun, ancak bu şekilde bir şeyler başarıp, etraflarınızdakileri de etkileyebilirsiniz.”

Üniversite yıllarında yaşadığı bir anısını anlatıp olayda bahsi geçen Orhan Gencebay şarkısına değindi. “Kula kulluk edene yazıklar olsun.” “Bana göre İslamda en temel ilke budur. Bu söze göre hareket edebilirseniz asla yıkılmazsınız.”

Oldukça keyifli geçen program, Özel’in gençlerden gelen birkaç soruya cevap vermesiyle son buldu.

 

 

Pınar Ulaş notlar aldı

Yayın Tarihi: 07 Nisan 2011 Perşembe 15:08 Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2011, 08:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
levantbatuta
levantbatuta - 11 yıl Önce

Haber yapan arkadaşımız "Cim-Bom-lu" galiba..."Asıl önemli olan Cimbomlu Olmak" diye alt başlık atmış....Mustafa Özel böyle demişmidir merak ediyorum? [ Mustafa Özel'de cim-bomlu ya!!! ) Biz FB'liler bu türden eksiltmelere rıza göstermiyoruz her ne kadar bizim önemli olduğumuz vurgulansa bile...Nede olsa cumhuriyet olan bizleriz....:))))

Neyse neyse FB ve Cim-bom rekabeti olsa bile beraberlik nasıl olsa eksik olmuyor...İkisi birlikte olunca memleket çekilir hale gelir....:)))

fatma alpay
fatma alpay - 11 yıl Önce

Mustafa Hocanın, hayat tecrübesini gençlere anlatması ve özellikle ifrat ve tefrit olmaksızın sınırların kaldırılması gerektiği yönündeki kanaati, bunu da fevkalade üslübuyla anlatması...Gerçekten takdir edilmeyecek gibi değil, dinlerken hayat okulunun kısa süreli talebesi olduk. Ufku genişletme ve "sınır"ları -belli sınırları- kaldırma ümidiyle...

özelist
özelist - 11 yıl Önce

beşiktaş eksikti:)

necip aşık
necip aşık - 11 yıl Önce

son dönem felsefe egzersizlerime göre; bir çocuğun Çay yolu'nda(ankara) yetişip, sabah samanyolu ya da pınar kolejine gitmesindense Mamak'ta yetişip, sabah egzos sesiyle güne ebe ejdat küfürle uyanması evladır. ANLAŞILDI SANIRIM

Abdullah Salih
Abdullah Salih - 11 yıl Önce

Keşke Mustafa Hocayı birkaç yıl önce tanıyabilseydim.. Onun MASA olarak özetlediği anlayış seviyelerinden son "A" yı yani Arif mertebesinde oluğu hiç şüphe götürmez. Program da oldukça güzeldi. Faal grubuna teşekkürler. Doğduğu günü hatırlayan bir adamı kim tanımak istemez ki..

banner19

banner36