banner17

Kudüs'te neler oluyor, anlattılar!

Ümmetin sınırlarla engelenebileceğine inanmayanlar İHH’da buluştular.

Kudüs'te neler oluyor, anlattılar!


16 Temmuz Gençlik Hareketinin farkı, zulmün kimden geldiğine bakmaksızın karşısında durabilmesi. Birileri slogan atmayı, zalime edilen bedduayı yerinde bulmasa da buradaki gençler haksızlığa karşı sesini yükseltmeye devam ediyor. Meydanlarda derdin olduğu coğrafyalara dikkat çeken gençler, aynı zamanda kardeş bağını bizzat kardeşlerinin yanlarına giderek güçlendirdiler. Ümmete yolculuk programından sonra çok anlamlı bir Kudüs ziyaretiyle bir başka durağına geldi.

Sınırsız gençlerden Selman Karahan, Enes Selim Terzi, Halil Anlar’ın Kudüs ziyaretinden anılarını paylaşacağı program planlı olmayan ziyaretlerle oldukça bereketli geçti.

Filistin gazilerinden özgürlüğüne Türkiye’de kavuşan Filistinli mahkumlar, Kara Panter Dhoruba bin Vahad, ezgileriyle Ammar Acarlıoğlu ve Hakan Albayrak’ın şereflendirdiği program hüzünlendirmekle beraber içimize umut tohumları ekti.

Mescid-i Aksa: Yasak Topraklar

Kudüs’te görülen en büyük sorunu İsrail’in uygulamaya çalıştığı unutturma politikası olarak tanımlayan Selman Karahan, “Kubbet-üs Sahra, Mescid-i Aksa diye tanıtılıyor. Halbuki Kubbet-üs Sahra Mescid-i Aksa’nın içinde bir mesciddir.” diyerek İsrail’in, toprakları kendilerine vadedilmiş kabul ettiği için camilerde dahi dinleme sistemleri kurduğunu, herhangi bir istenmeyen durumda hemen müdahale edebilecekleri zemin hazırladığını, Aksa’nın anahtarının Yahudi askerlerinde de bulunduğunu aktardı.

Mescid-i Aksa’ya Türkiye’den –ziyaretçiler ne kadar çeşitli kontrol noktalarına tabi tutulsa da- bir şekilde gidildiğini ancak Filistinli kardeşlerimizin ziyaretinde bin bir engel çıkarıldığını, yalnızca hapis cezası almayan yüzde otuzluk bir dilime izin verildiğini dinledik.

16 Temmuz Hareketi

Burak ve Mirasımız Derneği

Etrafını duvarlarla çevirdikleri şehirlerde Yahudiler özel yollardan aranmadan serbestçe dolaşırken Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girmesinin çeşitli bahanelerle nasıl engellediğini anlatan Enes Selim Terzi, Burak Derneği ve Mirasımız derneğinin emeklerine dikkat çekti. Yahudi askerlerinin camilere verdiği zarara karşın Mirasımız Derneğinin çalışmalarıyla değerlerimizi ayakta tutmaya çalıştığını, Burak Derneğinin de ticari kaygılar gütmeden Müslüman hassasiyetlerine dikkat ederek ziyaret organizasyonları gerçekleştirdiğini öğrendik.

Enes Selim Terzi, yaşananları özetleyecek şu anıyı nakletti:

“Bir bakkal dükkânında Yahudi askeriyle sorun yaşanır. Dükkân sahibi askeri dışarı çıkartır. Daha sonra askerler oraya çıkarma yapar ve evi, dükkânı boşalttırır. Sınır dışına itilen ailenin kanunlara göre devlet eline geçen mal dünyanın herhangi bir yerindeki Yahudi ailesinin kullanımına açılır. Bu şekilde zamanla elde edilen nüfus çoğunluğu ise yapılan planları ortaya koyar.”

İntifada sembolü olan taşla mücadelenin anlamının, Yahudilerin inancında taşla öldürülen Yahudi’nin en aşağılık Yahudi olmasından ileri geldiği ayrıntısını öğrendiğimiz Terzi, durumun artık Filistin’de normalleştiğinden dem vurup dualarımızın önemini vurgulayarak sözlerini bitirdi.

Halil Anlar’ın kardeşlerimizle samimi duyguları anlatmasıyla Kudüs anlamını bulmaya, esir takasıyla özgürlüklerine Türkiye’de kavuşan ağabeylerimizle, devam etti.

Onu unutursak…

Adem Özköse, Filistin davasına hayatlarını adamış, İsrail zindanlarında şerefiyle yıllarını verip boyun eğmeden dimdik davasını savunan, mücadele adamlarının davasını nakletti:

“Siz Filistin davasını savunmak için Mavi Marmara’yla şehitler verdiğinizde halkımızda büyük etki uyandırdınız. Kanlarınızı hediye ettiniz. Allah, yolunda cihat edenlerin yanındadır. Özgürlüğümüz için hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Yazıyla, olanları takiple, duayla dahi bir şeyler yapabiliriz. Biz niyetlerimizi düzeltelim ki Allah da bizi başarılı kılsın. O içimizdekileri bilir. Biri Kudüs’ü ziyaret ettiğinde bu, onun kalbinde, kişiliğinde mutlaka bir şey bırakır.Dhoruba bin Wahad ve Adem Özköse

İslâmı gerçek anlamıyla anladığımızda, Kudüs bütün Müslümanların akidesini teşkil eder. İşgal altında da olsa onlar Kudüs’ü bizim kalbimizden kesinlikle alamayacaklardır. Mescid-i Aksa için girdiğim hapishanede bir dakika bile pişmanlık duymadım. Bize ceza veremediler. Kardeşlerimiz Kur’an-ı Kerim’i ezberlediler. Allah bizimleydi. Kudüs Türkiye’nin güneyidir. Eğer biz onu unutursak Kur’an’ı unutmuş oluruz.”

Filistin gazilerimizden Harun Nasreddin’in anlattıkları ise kardeşliğimizin sembolü oldu: “Cezaevinde kaldığım süre boyunca hep şunu hayal ettim. Bir gün çıkacağım ve Filistin topraklarında secde edeceğim. Filistin topraklarında secde etmek nasip olmadı ama Türkiye’de secde ettiğimde Filistin topraklarında secde etmişim gibi hissettim.”

Onların mücadelesi duadır

Amerika’daki Müslüman hareket, Kara Panter Partisinden Dhoruba bin Wahad da Filistin mücadelesinin Afrika-Amerikalı Müslümanlar için önemine değindi. “Allah her zaman mücadele edenlerle, tiranlar tarafından öldürülenlerle birliktedir.” diyerek burada olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Programda Hakan Albayrak “Gazilerimizin mücadelesi şahane bir duadır. Biz de o duaya amin diyoruz.” dedi ve Filistinli kardeşleriyle kucaklaştı.

Ümmetin sınırlarına inanmayanlar İHH’da buluştular. Peygamber efendimizin, kendisine ziyaret edilecek üç mescid makamından biri olarak müjdelediği Mescid-i Aksa’ya ümmetin gençlerinin akın akın gitmesi ve özgür bir Kudüs’te sabah namazı dualarıyla program son buldu.

 

Ceylan Ergin haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2012, 02:52
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20