Kudüs rüyası için önce uyanmamız lazım

Ashab-ı Aksa Platformu her ayın son Cuma akşamı “Özgür Kudüs’e Doğru” başlıklı sohbetler düzenliyor. Mart ayı konuğu ise Ramazan Kayan idi. Ceyaln Ergin etkinlikten notlarını aktarıyor..

Kudüs rüyası için önce uyanmamız lazım

 

Ashab-ı Aksa Platformu, Mescid-i Aksa bilincini yaymak için her ayın son Cuma akşamı düzenlediği etkinliklerde bir konuşmacıyı ağırlıyor. Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Mart ayı programının konuğu Ramazan Kayan Hocaydı. Kudüs’ü zihinlerde ve kalplerde her daim diri tutmak adına düzenlenen “Özgür Kudüs’e Doğru” sohbetlerinin beşincisinden notlar aldık.

Seyr Fm Gece Yürüyüşleri’nden Harun Yavuz Yılmaz programın sunucusuydu. “Aksa Sohbetleri” Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra, Kudüs’te bir ay boyunca gerçekleşen olayların özetiyle devam etti. Haberler farklı değildi. Gençlerin Mescid-i Aksa’ya girişinde çıkarılan engellemeler, yeni Yahudi yerleşim yerleri planları, ilim halkaları öğrencilerine saldırılar, tutuklamalar…

Kudüs’ü olmayan Müslüman kusurludur

Bütün sıkıntılara rağmen Kudüs mümindeki manasıyla işlevini sürdürüyordu. Ramazan Kayan Hoca Kudüs’ün, bir tarafında tevhid, adalet, özgürlük, direniş, insaniyet, merhamet, erdem; diğer tarafında ise ihanet, cinayet, zulüm, zillet, kahır, katliam olan bir çizgi olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Demek ki onun hayatımızın neresinde, ne kadar barındığı çizginin hangi tarafında olduğumuzu belirliyordu. Kudüs aynı zamanda bir mektepti. Çünkü bütün iyilikleri, güzellikleri, erdemleri temsil ediyordu. Hocamız, ayetlerin derununa inmesine vesile olan Kudüs hatıralarını paylaştı:

Kudüs bir pazardır. Öyle bir pazar ki, bir tarafta Allah, bir tarafta kulları. ‘Şüphesiz Allah müminlerden canlarını ve mallarını, cennet karşılığında satın almıştır’ ayetinin tecellisini hissetmek Mescid-i Aksa’da nasip oldu. İmam, bu ayeti etrafı İsrail askerleriyle çevrili Mescid-i Aksa’da okuyordu. İkinci rekâtta da ‘Ey iman edenler önce size en yakın olan kâfirlerle savaşınız. Sizde caydırıcı bir güç bulsunlar.’ ayeti okundu. Okunan ayetleri dışarıda askerler de dinliyordu. Ve namazı kıldıran hoca, Ramazan'ın son cumasının kalabalığından içeri girmesi bir şekilde mümkün olan bir yasaklıydı.”

Kudüs’te bayram namazına aileleriyle birlikte gelen çocukların, hediyelerini namazdan sonra mescidin içinde almasıyla mescit sevgisinin nasıl inşa edildiğini, itikâfını Aksa’da gerçekleştiren kalabalıkların herhangi bir saldırı esnasında nasıl intifadaya dönüştüğünü Ramazan Kayan’ın izlenimleriyle dinledik. Hoca, Kudüs’ün ilim halkalarıyla cihat ve şehadet ruhunu yaşatan, kendini İslam’a nispet edenlerin samimiyetlerini ortaya çıkaran yönüne değindi. Ümmetin verdiği Kudüs sınavında bu davayı ne kadar sahiplendiğimizi, bu davaya ne kadar katkı sağladığımızı sorgulatıp “Gündeminde ve gönlünde Kudüs olmayan her kul kusurludur” dedi. Şunları ekledi:

Gittikçe içine kapanıklaşan, duyarsızlaşan kitlelerin sükût suikastına tanıklık etmekteyiz. Ümmet bilincini ancak Kudüs üzerinde inşa edebilir, ruhlara telkin edebiliriz. Diğer yönlerdeki gayretler gündeme getirilirken bu özelin üzerinde ayrıca hassasiyetle durulması gerekir. ‘Allah’ın yardımı ne zaman bize gelecek?’ denildiği zaman diyebilmeliyiz ki ‘Allah’ın yardımı yakındır.’ Ama Allah’ın yardımının yakınlığı bizim mazlumlara yakınlığımızla tecelli edecektir. Eğer mazlumların gözü, kulağı, ayağı olursak bunun hakkını verebiliriz. Ebrehe ordularıyla Kâbe’yi yıkmaya gelirken Abdulmuttalib, ‘Kabenin rabbi ne yapacağını bilir.’ deyip çekildi. Acaba biz Abdulmuttalip’in mantığıyla mı yaklaşıyoruz Mescid-i Aksa’ya? Elbette Mescid-i Aksa’nın sahibi de Allah’tır. İşi ebabillere bırakırsak çağa şahitlik etmenin, yeryüzünün halifesi olmanın anlamı nedir? Şimdi ebabilleşmemiz lazımdır.”

Kudüs’ün bizden beklentisine cevap veremeyişimizin önündeki en büyük engeli dünyevileşmek olarak açıklayan Hoca, “Ey iman edenler size ne oldu ki, Allah yolunda seferber olun denildiği zaman yere çakılı kaldınız.” ayetini hatırlattı ve bütün boşlukların, tereddütlerin, kaygıların, şüphelerin, vesveselerin ardında adanmışlığımızdan vazgeçmişliğimizi gösterdi. Adeviye meydanında namluların gölgesinde cennetin kokusunu alan annelerin, cesedini bulmakta zorlanmasınlar diye göğsüne ismini yazan gençlerin ve dualarına icabetle iftarlarını cennette yapan binlerce Müslüman’ın ahireti dünyaya tercih ettiklerini vurguladı Ramazan Kayan. Ve kokuşmuş bir dünyada cennetin kokusunu almanın ölümden korkmamakla mümkün olduğunu söyledi.

Kudüs rüyası için uyanmak, uyandırmak lazım

Aileleri parçalamak, direniş ateşini söndürmek için İsrail’in Filistin’de ördüğü duvarlar karşısında müminlerin de bir duvar örmesi gerektiğini dile getiren Kayan, bu duvarın harcının, şehitlerin kan damlasına, âlimlerin mürekkep damlasına, dava adamlarının ter damlasına, muttakilerin gözyaşı damlasına ihtiyacı olduğunu ifade etti. Önyargıların, kıskançlıkların, zanların, tefrikaların kurşunla kaynamış saflar oluşturmakta en büyük engel olduğunun altını çizdi.

Altmış senedir, hanelerinin yıkılması, sürgün edilmeleri, katledilmeleri karşısında Filistinlilerin ye’se düşmediklerini anlatan Ramazan Kayan Hoca, “Dünyanın en güzel Kur’an okuyan insanları, anlayarak ve yaşayarak okumaları hasebiyle işgal ortasındaki Filistinlilerdir. Direnişi teheccüd ve sabah namazları arasında mescitlerde besleyen Filistinliler en güzel namaz kılanlardır.” dedi. Ve evlerinden şehit çıkmadığı için kendilerini eksik hisseden Filistinlilerin ölümle ne kadar barışık olduklarına dikkat çekti.

Kudüs fatihi olmanın önce Kudüs rüyası görmekle gerçekleşebileceğini söyleyen Ramazan Kayan, uyuyanları uyandırmamız ve rüyalarımız için bedel ödememiz gerektiğini hatırlatarak sözlerine son verdi.

 

Ceylan Ergin haber verdi

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2014, 17:36
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26