Konya'da Diriliş'i bir usta anlattı!

İbrahim Demirci; Sezai Karakoç'u ve Diriliş'i anlattı. Sizin için notlar aldık.

Konya'da Diriliş'i bir usta anlattı!

İnsanlar, artık tam bir inanan tip olma eğilimindedir. Bunun için arayışın derin bir/inde olduğunu bilseler dahi, maden işçisi görevini üstlenerek som altın çıkarma arzusundalar. Büyük Doğu, Diriliş, Mavera, Edebiyat gibi eylemlerin bu arzu ve eğilimlere yol gösterdiği kesin.

Konya son zamanlarda kültürel faaliyetlerin arttığı beldelerden bir tanesi olma eğiliminde. Sezai Karakoç ve Diriliş hakkında konuşan değerli yazar, dikkat adamı İbrahim Demirci, bu faaliyetlerden birindeydi. İbrahim Demirci’nin içten, derinlikli ve samimi konuşmasıyla; sorulan sorularla zenginleşen programda, Diriliş baharından esintiler aktarıldı.

İbrahim Demirci’nin konuşmasından notlar

Sezai Karakoç’un neyi taşıyabileceğini; nasıl taşınabileceğini düşünmesi Diriliş’i doğurdu. Diriliş ise; “içteki karanlıkları eriten, ruha saplanan metafizik ışık; İslam dolu kalbin, İslam ruhuyla canlanması; hayatı, hakikat savaşı olarak görebilme realizmi” olmalıydı. Çağımız insanının başıboşluğuna bakarak beklemekten yorulan fiillerin, İslam ile tekrar harekete geçmesi; bir uyanışın, bir kutlu uyanışın gerçekleşmesi gerekmekteydi. Müslüman olmanın, insana yeryüzü halifesi olduğunu hatırlatmalıydı. Üstün insan dirilmeliydi.İbrahim Demirci

İslam’ın tevhîd dini olarak; bir insanda bütün insanlığı görme anlayışı, Sezai Karakoç için en büyük insanlık problemi olan insanlığın parçalanışına karşı koyuş olduğunu hatırlatan yazar, yine onun madde ve manayı birbirinden ayıran zihniyete karşı olduğunu, yani birlik davetçisi olduğunu vurguladı.

Batı ile hesaplaşmanın zamanı

Bâtılın ve Batı’nın eğiliminde olan insanlarımızın bundan kurtulması gerektiğine inanan Sezai Karakoç için, artık Batı’yla hesaplaşma zamanı gelmişti. Bunun için insan önce kendisiyle hesaplaşmalıydı. Kemikleşmiş tarihimiz yeniden canlandırılmalı, yerli zenginliklerimizin folklor olarak görülmesinin önüne geçilmeliydi. Döneminde öz benliğimize ait olmayan şeylerin söylendiği ortamlarda, o bunlara karşı ‘Hızırla Kırk Saat’ gibi eylemlerle çıkmalıydı.

Allah’ın belirlediği sınırlar yanında, insanın dünyada kendince sınırlar çizdiği açıktır. Bunun yanında Allah’ın cevaz verdiği ve razı olduğu şeyler de bellidir. Örneğin; insanın O’nu inkâr etmesine cevaz veren Allah, bundan razı değildir. İbrahim Demirci’nin dikkat çektiği bu noktada Sezai Karakoç, üstün insanın doğuşu için Özgür Tanrı anlayışını gözler önüne sermek ister.

26053

Ya Rab! Senin için parti bile kurdum!

Kendi misyon ve vizyonuna ters olduğu halde, Diriliş Partisi’nin kuruluşu yadırganmıştır. İbrahim Demirci, bir arkadaşının hatırasını aktardığı konuşmasında aslında bir Müslüman’ın neleri dahi yapması gerektiğini çok güzel bir şekilde anlattı. Diriliş Partisi neden var, diye sorulduğunda Sezai Karakoç: ‘Yarın mahşer meydanında, ‘Ya Rabbi, senin için parti bile kurdum!’ diyebilmek adına, partinin var olduğunu söylemiştir.

Ya Rabbi, senin için Diriliş’ler eyle!

 

 

Abdurrahman Ekin Konya’dan bildirdi

Yayın Tarihi: 04 Mayıs 2011 Çarşamba 14:36 Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2011, 21:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
edep ya hu
edep ya hu - 11 yıl Önce

Düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin yüceliğin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır? Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına batmamış yürek! Sana ışıklar ve aydınlıklar ne der? Ey zindanda bir gece geçirmemiş dost, güneşe doğru çılgın koşuyu yapacak çocuk olabilir misin? Ey yükseklerden büyük seslerle düşen su, bu yalçın kayalara bir şelale borçlu olduğunu biliyor musun? Sezai Karakoç

uğur
uğur - 11 yıl Önce

Madem ki Sezai Karakoç Diriliş Partisini ahiret için kurmuş, üye olup teşkilatlanmaya gerek yok. Herkes Akp'ye. Dünya dediğin oyun eğlence, ahirete de... Kim öle kim kala.

banner19

banner36