Konserve Fabrikasından Yazma Eserler Kütüphanesine

Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde geçtiğimiz günlerde yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katıldığı Yazma Eserler Çalıştayı düzenlendi. Meryem Şeyma Karaca etkinlikten notlarını aktarıyor.

Konserve Fabrikasından Yazma Eserler Kütüphanesine

Yıldırım Bayezıd zamanında Subaşı İnebey tarafından yaptırılan külliyenin medresesindeyiz. 2 Nisan Cumartesi günü saat dokuzda şehrin tam ortasında, kalabalıktan ve gürültüden uzak, kitaplara doğru yolculuğumuz başlıyor. Külliye olduğunu öğrendiğimizde gözlerimiz camisini ve imaretini arıyor. Öğreniyoruz ki camisinin yerine “apartman” yapılmış, imaretin yerini ise “cafe” almış. Korkarım ki gelecek yıllarda kütüphanelerin, kitapların yerini başka şeyler alacak.

Artık sanal âlemde istediğimiz birçok kitaba PDF olarak ulaşma imkânı sunuluyor. Pek çok alanda kolaylık sağlayan bu uygulama, kitapları ve kütüphaneleri tüketiyor. Kitabın dokusundan ve kokusundan mahrum kalacak bir nesil geliyor. Taş duvarlar arasında zihnimde bu düşünceler konuşurken, Kütüphaneler Haftası’nda Bursa’da Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesinde, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk İslam Edebiyatı Bilim Dalı araştırma görevlisi Olcay Kocatürk’ün koordine ettiği, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katıldığı Yazma Eserler Çalıştayı Prof. Dr. Bilal Kemikli hocamızın açılış konuşmasıyla başladı.

Hocamız çalıştayın iki temel amacı üzerinde durdu. Amaçlarından ilkinde öğrencilerin kitaplara dokunmasının hedeflendiğini söyledi. Kitap kokusundan uzaklaştığımızda kitabın ruhundan da uzaklaşacağımızı, o kokunun harman kokusuna benzediğini, kitap kokusunun farkına vardığımızda gül kokusundan bile güzel olduğunu, kitap tozunun bizi kirletmesinden çekinmememiz gerektiğini söyledi. Aakademik çalışmalar yapan öğrencilerin bu ruhu yakalayabilmesi gerektiğini belirtti. İkinci amaç ise bir kamuoyu oluşturarak Bursa'nın büyük bir kütüphaneye ihtiyacı olduğuna vurgu yapılmasıydı. Öğrencilerin istedikleri saatte kolayca ulaşım sağlayabileceği, geniş bir aland büyük bir kütüphane kurulmasının ihtiyaç olduğundan bahsetti. Çalıştayın bu amaca hizmet etmek için bir dua vesilesi olmasını niyaz etti.

Konserve fabrikasından yazma eserler kütüphanesine

Açılış konuşmasından sonra kütüphane müdürü Osman Nuri Solak Bey’in sunumuna geçildi. Kütüphanenin geçmişten günümüze doğru geçirdiği devirlerden bahsetti. Kütüphanenin I. Bayezıt döneminde Subaşı İnebey tarafından yaptırıldığını, kitabesi kayıp olduğu için tarihi ile ilgili kesin bilgi bulunmadığını, ters “T” planı gördüğümüz yapıda moloz, köfek taşları ve tuğla malzemelerinin kullanıldığını, Osmanlı döneminde medrese olarak kullanılan kütüphanenin “Osmanlı tarihinin ilk medrese kütüphanesi” olduğunu, devletin yıkılmasından sonra medresenin kapatıldığını, bir dönem karakol olarak kullanılmasının ardından özel kurum ve kuruluşlar tarafından alınarak konserve fabrikasına dönüştürüldüğünü söyledi.

Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği kurucusu Kazım Baykal'ın önerisiyle, İnebey Medresesi tadilattan geçirilerek kütüphane hizmetine girdi. O dönemde Orhan Camii Kütüphanesi, İsmail Hakkı Bursevi, Haraççıoğlu, Babaefendi dergâhlarından, Hatip Mektebi Kütüphanesi ve çeşitli mektep, dergâh ve kütüphanelerden kitaplar buraya nakledilmiş. 2010 yılında İl Halk Kütüphanesi’ne bağlanmış, sonrasında Türkiye Yazma Eserler Kurumu’na bağlı Bursa İnebey Yazma Eserler Kütüphanesi olarak hizmete devam etmekte. Osman Nuri Solak, Yazma Eserler Kurumu’na bağlanmasından sonra Bursa ili, ilçeleri, bölge il ve ilçelerden yazma eserlerin burada toplandığını belirtti. Yaklaşık 10 ana koleksiyona sahip olan kütüphanede Birûni'nin dünyada ilk eczacılık kitabı olan Kitabü's-Saydale fi't-Tıb, Binbir Gece Masalları’nın nadir nüshalarından biri, Abbasiler döneminde ceylan derisine yazılmış Kur’an-ı Kerim murakkası gibi önemli yazma eserlerin muhafaza ediliyor olması kütüphanenin değerini daha da arttırıyor.

Yazma eserlerin yanında birçok matbu eseri de bünyesinde bulunduran kütüphanede toplam kitap sayısı otuz beş binin üzerinde. Kitaplar iklimlendirme cihazlarının bulunduğu özel odalarda muhafaza ediliyor.

Bursevi’nin az bilinen edebî yönü de konuşuldu

Çalıştaydaki üçüncü oturum “Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi’ndeki İsmail Hakkı Bursevi yazmaları örneğinde yazma eserlerin dâhili unsurları” konusuyla Yrd. Doç. Dr. Murat Yurtsever hocamız tarafından gerçekleştirildi. İsmail Hakkı Bursevi’nin eseri üzerinde çalışmaları bulunan hocamız, Bursevi’nin üç önemli özelliğinden bahsetti. Bunlardan ilki müfessir oluşu ve tefsir alanında vermiş olduğu “Ruhu’l-Beyan” adlı eseri, ikincisi mutasavvıf tarafı, sonuncusu ise kimsenin bilmediği bir özelliği olan şairliği… Yurtsever, Bursevi’nin az bilinen edebî yönü ve Divân’ı hakkında teferruatlı bilgiler verdi. On bin kadar şiirinden yaklaşık üç bin civarının tedvin edilmesi, tedvin ediliş sürecini anlattı. Divân’ın ve diğer yazma eserlerinin orijinal hallerinin bizzat görülmesi, eserlerinin tanıtılması bizler tarafından büyük ilgi gördü.

Murat Yurtsever hocamızın konuşmasından sonra kütüphane memurlarından Hüseyin Delil, kitapların onarımında geçmişten günümüze hangi yöntemler kullanıldığını, ciltlemenin nasıl yapıldığını, tamir işleminde hangi kâğıtların kullanıldığını anlattı.

Osmangazi Belediyesi'nin destekleriyle gerçekleştirilen çalıştayın sonunda Sümbüllü Bahçe Konağı’na gidilerek çalıştayın değerlendirilmesi yapıldı. Katılımcıların görüş ve fikirlerine yer verildi. Kitapların tasnifinde yapılan yanlışlıklar ve eksiklikler, Dewey sisteminin bizim kütüphane ve kitap sistemimiz için yeterli olmadığı hakkında konuşuldu. Seneye çalıştayın tekrarlanacağının müjdesi verildi.

İlim ve şehir için faydalı kararların alındığı çalıştayın gerçekleştirilmesine öncülük eden Olcay Kocatürk’e, katılımlarıyla ufkumuzu açan Prof. Dr. Bilal Kemikli, Yrd. Doç. Dr. Murat Yurtsever ve Yrd. Doç. Dr. Ali İhsan Akçay’a, kütüphane müdürü Osman Nuri Solak ve memurlarından Hüseyin Delil’e, bizleri güler yüzle karşılayan diğer kütüphane çalışanlarına, maddi manevi desteğini esirgemeyen Osmangazi Belediyesi’ne, ayrıca iştirakleriyle meclisimizi zenginleştiren yüksek lisans ve doktora öğrencilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Meryem Şeyma Karaca

Yayın Tarihi: 29 Nisan 2016 Cuma 15:30 Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2016, 11:50
banner25
YORUM EKLE

banner26