banner17

Komşuluk da sizlere ömür!

Hayatımızı bireyselleştiriyoruz. Apartman dairelerinde, kalabalıklar içinde yalnızlaşıyoruz.

Komşuluk da sizlere ömür!

Günlerden Pazar. Sıradan bir gün benim için. Her sabahki gibi açıp gözlerimi her günki gibi yaşamaya devam ediyorum. Gündelik işlerle telaşımızı halledip eve döndüğümüz vakit kapının önünde bir kamyon gördüm. Yük kamyonu, üst kat komşumuz taşınıyormuş meğer. Ben çok bilmem tanımam. Zira üniversite için 4 yıldır memleketten uzak kalmışım,  bu süre zarfında taşınmışlar üst katımıza. Ve yeni bir göç hazırlığı daha almış onları. Gelen ve gidenler, çeşit çeşit insanlar ve nihayetinde komşular.Komşuluk

Bizden gayrısını düşünme erdemini kaybediyoruz

Bu ev kaçıncı kiracıyı ağırladı bilmiyorum. Kimlerdi gelenler, nasıl insanlardı hiç bilmiyorum. Bir aile, bir süreliğine ikamet etmiş aramızda. Merdivenlerden ağır ağır çıkarken, koşarken, belki düşerken, olmadı balkonda beş çayını yudumlarken karşılaştığımız, selam verdiğimiz, hal hatır sorduğumuz, tuzumuz kalmadığında tuz istediğimiz bir grup insandı hepsi. Geldiler ve gittiler. Komşu oldular. Komşu olduk. Ama komşuluğun gerektirdiklerini yerine getirebildik mi?

Evet, kayboluyoruz yavaş yavaş. İnsanlık olarak addettiğimiz manevi değerlerimizi kaybediyoruz. İlahî olan, ulvî olan yani ahlakî olan yönümüzü yitirmedeyiz. Hayatımızı bireyselleştiriyoruz. Apartman dairelerinde, kalabalıklar içinde yalnızlaşıyoruz. Geniş ailelerden çekirdek aileye geçişle karabetimize konulan mesafeler, komşuluk ilişkilerimizde de mesafenin yakınlığını dinlemeksizin gösterdi kendini. Bizden gayrısını düşünme erdemini kaybediyoruz. Sonra düşüncenin ifadesi hareketi yok edip eylemsizliğe müptela oluyoruz. Ve nihayet yok oluyoruz farkına varmaksızın.

Komşuluk

KomşulukYorgun bedenlere yapılmayan ayranlar için utandım

Çok utandım bugün. Komşunun komşu üzerindeki haklarını teoride bilen ama pratiğe dökemeyen insanlarla birlikte olduğum için, ağzımı açıp tek kelime edemediğim için, bir aile yalnızlığa terk edildiği için, balkonlarda seyre koyulmuş insanlar için, omuz verilmeyen dolaplar, terli, yorgun bedenlere yapılmayan ayranlar, ikram edilmeyen yiyecekler için, çok şey için utandım, yitirdiğimiz değerler için en çok…

Günlerden Pazar. Sıradan bir gündü benim için. Her sabahki gibi açıp gözlerimi her günki gibi yaşamaya devam ediyordum. Bir yük kamyonu gördüm kapımın önünde, masa, sandalye, kanepe, ev eşyaları taşıyan. Bir de insanlar gördüm pencere kenarlarında, ev balkonlarında, yüreklerine dünya yükü binmiş, ama yok, yürekleri dünya yükü altında ezilmiş…

 

Rabia Korucu “nerde kaldı komşuluk” dedi

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2010, 16:35
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Esad Eseoğlu
Esad Eseoğlu - 8 yıl Önce

Doğadan/özümüzden uzaklaştıkça bizler, bizlere ömür olan daha bi'çok şeye şahit olacak galiba bu gözler. Düşüncem bu doğrultuda. Bir önemli 'öz parçası'nı hatırlattınız. Teşekkürler efendim.

banner8

banner19

banner20