banner17

Kitaplarla peşine düşeceğiz irfanın

Tayfun Amman, 'Kaybolan İrfanın Peşinde' konferansında hayattaki davranışlarımızda bir şeylerin eksildiğini, hodbin bir hal ile yaşamaya çalıştığımızı söyledi. Numan Yalvaç notlarını aktarıyor.

Kitaplarla peşine düşeceğiz irfanın

19 Aralık Cumartesi günü Tayfun Amman’ın İlmi Etüdler Derneği’nde verdiği “Kaybolan İrfanın Peşinde” konferansına katıldım. Maalesef elimde olmayan sebepler ile geç kalmıştım programa. Ancak yetişebildiğim 30 dakikalık kısımda Hocanın anlattıkları yetti de arttı bile.

İrfanın günümüzde bizlerden çekildiğinden bahsediyordu hoca salona girdiğimde. Hayattaki davranışlarımızda bir şeylerin eksildiğini, hodbin bir hal ile yaşamaya çalıştığımızı anlatıyordu.

İnsanın “ceset”i ile “nefs”inden mürekkep bir varlık olduğunu belirten Tayfun Hoca, akıl ve gönül ile bu iki zıt karakterin birbirine üstün gelmeye çalıştığını ifade etti. Nefsin her daim istekleri mevcuttur. Bunlar fıtrattan gelen isteklerdir. Ancak bu istekleri akıl veya gönül mecramıza göre akıtmak bize bağlıdır. İşte bu noktada davranışımızın letafeti yahut süfliliği ortaya çıkmaktadır.

İrfanın eğitim ile edinilebileceğinden bahis açan Hoca, bu eğitimin sistemli bir şekilde verilmesinin ise ancak tasavvuf ile olabileceğini belirtti. “Tasavvuf irfan medresesidir. Bir yol gösterici ile bire bir dersler görülerek irfan sahibi olunabilir.” İrfan edinme yolunda tasavvuf ehli iki yola tavassut etmiş: Biri riyazet, diğeri ise zikr. Bu ikisinin amacı da irfan sahibi olma yolunda bedeni terbiye etmek. İlkinde beden sıkıya alınarak, bedenle bilfiil mücadele edilerek nefsin kabarması engelleniyor. Özellikle ilk dönem tasavvuf ehlinin bu yola çokça başvurduğunu belirtiyor Hoca. Ancak zikir ise bedenin iyi/latif olana alıştırılarak, sefil davranış ve düşünceleri bedene “yakıştırmama”nın, yaklaştırmamanın, doğrudan ceset ile değil de nefs ile bilfiil mücadele edilerek sağlanma yolu.

Kitaplarla peşine düşeceğiz irfanın

Tayfun hoca nefsin dizginlenmesi ve irfana ulaşma yolundan bahsettikten sonra ise niyet hususunda çok değerli bilgiler verdi. Niyetin alelade bir davranışı ibadet hükmüne sokabileceği gibi, ibadet olan bir davranışı ise aleladeleştirebileceğinden söz etti. Bu durumu en güzel anlatanın ise şu hadis olduğunu belirtti: “Âlimin uykusu ibadettir.” Uyku gibi alelade bir insani ihtiyacı ibadet konumuna sokan şey âlimin niyetidir. Âlim bu insani ihtiyacın mahiyetini değiştirip daha çok ilim tahsili, ibadet için güç sağlayıcı bir araç vb. şekillerde görerek uykuyu asli amacından çıkartır. Böylece bunu kendisine bir sevap vesilesi kılar. Tam tersi ile de farz olan bir ibadeti ruhundan aykırı bir şekilde (mesela gösteriş için) yerine getiren bir kimse ise riyaya kaçmış ve ibadetini ifsad etmiş olur.

Tayfun Amman konuşmasının devamında niyet sayesinde aynı iki fiilin birbirlerine göre daha makbul bir hal alabileceğini belirtti: “iki kişi alalım. İkisi de cüzdanını bir otobüs yolculuğu sırasında ceketinin cebine koyup fermuarını kapasın. Biri malını koruma düşüncesi ile; diğeri ise ola ki birinin günaha girmesine (hırsızlık yapmasına) vesile olur diyerekten bu filli uygulamış olsun. İlki hakkı olan, normal bir davranışta bulunmuş olur ve yaptığında bir beis yoktur. Ancak ikinci kişi ise kendisini değil de başkasını düşünerek bu işi yaptığı için daha makbul, normalin üstünde bir iş yapmış olur.”

Konuşmanın nihayetinde Tayfun Amman’a bazı sorular yöneltildi. Bu sorulardan birini ve Hocanın cevabını aktarmak istiyorum. Soru bu kaybettiğimiz irfanı bugün nasıl edinebileceğimiz yönündeydi. Amman’ın cevabı ise şöyle: “Günümüzde hoca yok. Ancak geçmişin kitapları çok. Kitaplarla peşine düşeceğiz irfanın. Yatay bir okumadan ziyade dikey bir okuma yapmalıyız. Eskiler de böyleydi. 100 kitap okumak yerine 10 kere İhya okurlardı. Bu iş bugün olabilecekse ancak bu şekilde olur. Ve de ta ilk okuldan itibaren müfredata yedirilmiş bir şekilde bu ahlak kaideleri, irfan gerekleri çocuklara aktarılmalıdır.”

Programın başına yetişememekten üzüntü duymuştum salona girerken ancak Tayfun Hoca’nın bu kısa konuşması bile ibret ve örnek alınacak bir çok husus sundu.

 

Numan Yalvaç notlarını aktardı

Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2015, 13:23
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20