banner17

Kitap fuarı için Kayseri'den Malatya'ya gittik

Malatya Kitap Fuarı'nda birçok yazarla hasbihal etme imkanı bulduk. Fatih Pala yazdı.

Kitap fuarı için Kayseri'den Malatya'ya gittik

9 Mayıs Cumartesi günü, sabah namazı sonrası, iki kitap dostu arkadaş, Kayseri’den Malatya’ya doğru bir seyahat gerçekleştirdik. Gayemiz 5-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Malatya Kitap Fuarı’na iştirak etmek. Güzel geçen yolculuk sonrasında, yaklaşık 4 saatte menzilimize ulaştık. Öğleden önce olmasından dolayıdır ki, aracımıza kolayca park yeri bulabildik. Bunu söylememin sebebi, öğleden sonra öğle namazı için dışarı çıktığımda, ortalığın araçtan geçilemez hale geldiğini görmemdir. Aracımızdan yol yorgunluğuyla inerken, kitaplarla, yazarlarla ve yayıncılarla buluşup bilişme duygusu, yorgunluğumuzun tatlı bir heyecana dönüşmesine vesile oldu.

Büyük bir park alanına hazırlanmış kocaman kitap fuarına giriş kapısından “Bismillah” diyerek adımımızı attık. Bizi, kitap standları, kitaplar ve stand sorumluları karşılayıverdi hemen. Öğleden önce olduğu için sakindi henüz ortam ziyaretçi cenahından. Bu, bizim için biçilmiş kaftandı esasen. Sakin bir vakitte, bir o kadar sakince, tüm yayınevlerini ve tüm kitapları sindirerek gözlemlemeye koyulduk böylece.

Tüm standlara “merhaba” demenin gerekliliğinin yanında, doğal olarak algıda seçicilik gerçekliğinden mütevellit, evvela yazarlarını, kitaplarını ve kitap konularını yakın, tanıdık görüp kabullendiğimiz standlara doğru süzülmeye yöneldik. O kadar çok yayınevi vardı ki, saymakla bitirebilirdik belki; ancak biz saymakla meşgul olmadık/olamadık kitaplara dalmaktan.

Atasoy Müftüoğlu da oradaydı

Beyan Yayınları standında Ali Kemal Temizer’e selam verip hal-hatır sorduk. İhsan Süreyya Sırma Hoca, Fahrettin Gün, Osman Koca ve Şevket Başıbüyük vardı yayınevi yazarlarından. Şevket Başıbüyük’e özellikle selam verdim. Çünkü 15 yıl önce “Bir İdamlık Kent” isimli romanını okumuş ve çok sevmiştim. “Nasip olursa bir gün bu yazarla görüşüp kitap üzerine konuşmak isterim.” demiştim. Rabbim bugüne saklamış demek tanışıp görüşmeyi. Kitabında, Malatya’yı ve o günün Müslümanlarının yaşadıklarını anlatıyordu yazar. Çok memnun oldu Şevket Başıbüyük. Sonra, diğer kitapları üzerine hasbıhal eyledik. “Diz Çökmeyen Adam/Ramazan Keskin Hoca” kitabını imzalayıp hediye etti sağ olsun. İşte şimdi memnun olması sırası bende idi. Çay ikramıyla birlikte sohbeti biraz daha koyulaştırdık. Ama daha uğramamız, selamlaşmamız gereken çok stand ve insan olmasından ötürü “tekrar görüşmek” umuduyla Beyan’dan diğer komşu yayınevlerine geçiş yaptık.

Geldik Mana Yayınları’na. Latif Kınataş itinayla sergilemiş kitaplarını. Verdik selamımızı, sorduk hal-hatırımızı ve başladık karıştırmaya kitapları. Ali Öner, Fatih Okumuş ve Ümit Aktaş vardı yayınevi yazarlarından. Ayaküstü sohbetlerimizi gerçekleştirdikten sonra Ümit Aktaş'a “Kitabevi” romanını, Ali Öner’e “Düşlerden Arka Kalan Kelimeler” kitabını imzalattırdık. Ümit Aktaş'la biraz daha fazla lafladık, özellikle de Kitabevi çerçevesinde. Bir önceki gün Mana Yayınları, yazarlarından Gannuşi ve Şankıti’yi ağırlamış duyduk ki. Ne güzel de etmişler.

Mana’nın hemen yan komşusu Nar Yayınları’na döndük yüzümüzü. Ağırlık çocuklar üzerine olduğu için, oradan yavrularımız için birkaç kitap aldıktan sonra Atasoy Müftüoğlu çınarını kitaplarını imzalarken gördük. Dostça selamımızı alırken “Ne yapıyorsun hayırdır buralarda?” sorusunu yöneltti. Bu soruyu daha çok kişi soracaktı bize. Hepsine cevabımız “Kitaplar çekti, ne yapalım!” oldu. Kayseri’den Malatya’ya sadece fuar amaçlı geldiğimizi işitenler, şaşkınlıklarını gizlemeyip tebrik ettiler. Yakın zamanda çıkması gereken “Varoluşsal Belirsizlikler” kitabını sorduk Müftüoğlu’na; çıkmasını bekliyorlarmış. İyi bakalım, hayırla gelsin inşallah.

İlerlerken Vefa Yayınları standında bizim Kayserili yazarlardan Ali Özkanlı Hoca’ya rast geldik. Kucaklaştıktan sonra C Planı Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim”i imzalatıp aldık. Ali Hoca iyi eğitimcidir ve bu eseri eğitim üzerine yazdığı 3. kitabıdır. Kitapları, eğitim konusunun meraklıları için birebirdir. Bizi görünce o da şaşırdı ve çok mutlu oldu. Memleket havasının verdiği bir mutluluktu sanırım bu.

En fazla vakit geçireceğimiz standlardan birisi olan Çıra Yayınları’na vardık. Davut Güler ve oğlu Hasan’ı mekânlarına kurulmuş dostlarını bekler halde bulduk. Hasret giderme merasiminden sonra kitapları iyice bir çevreledik. Yayınevi yazarlarından Mustafa Yıldız, Hanifi Tosun, Yusuf Tosun, Adil Akkoyunlu ve Ahmet Mercan ile muhabbet etme imkânı bulduk. Adil Hoca’nın yeni yayınlanan “Çocuklar için İslam Tarihi” serisinin 7 kitabını aldık. Güzel kapaklarıyla, mizanpaj ve içindeki resimlerle nitelikli çalışmalar. Tebrik ettik hem yazarı hem de yayıncıyı. Ahmet Mercan Üstad’a “Üç Noktalı Yağmur”, Yusuf Tosun Ağabey’e “Okuma Yazmanın Neyi Olur” kitaplarını imzalatarak aldık.

Fuarı düzenleyenleri tebrik ediyoruz

Yarın ve Tire Yayınları’nın birlikte olduğu standda Hüseyin Özhazargördük. Kitaplarını sergilemiş, etrafındaki dostlarıyla sohbet halindeydi. Selam verip sohbetlerine sohbet ekledik. Onun kitaplarını daha evvelden edindiğim için, Ahmet Özcan’ın çoktandır almak istediğim ama bir türlü alamadığım “Davası Olmayan Adam Değildir” kitabını almış oldum. Bugün yarın alayım derken kitap onuncu baskıyı görmüş maşallah; ilk çıktığı günleri bilirim bu kitabın. Zaman hızla geçiyor böyle işte.

Yarın ve Tire Yayınları’nın karşı komşuları Polen Yayınları’na da kardeşliğimizi ibraz edici davranışlar sergilerken, yayınevi sahibi Feyzullah Birışık’ı aradı gözlerimiz. Suriyeli Yetimler için başlattıkları, özel kutusunda 15 kitap bulunan kampanya, diğer yayınevleri için örneklik teşkil etmeli kanaatimizce. Hem okuyucuyu hem de Suriyeli yetim kardeşlerimizi doyurucu nitelikteki bu kitapların ziyaretçi akınına uğradığını gözlemledik. Ve haliyle sevindik tabi ki.

O stand senin, bu stand benim derken ulaştık İnkılab Yayınevi’ne. Yayınevi sahibi Hasan Güneş ile sergilenmiş kitapları konuştuğumuz esnada, gözlerimiz de “hangisini alsak acaba?”nın arayışında idi. Bu standdan heybemize, Seyyid Kutub’un “Köyden Bir Çocuk” ile Afzalur Rahman’ın “Mükemmel Bir Eş Olarak Hz. Muhammed” kitapları düşmüş oldu. Hasan Güneş, İsmail Raci el Farukî’nin İslam Kültür Atlası’nın yeni haliyle tanıştırdı bizi. Yeni kapakla, yeni renkle, yeni kâğıtla ve içeriğine eklenmiş bazı yeniliklerle kitap daha albenili bir hale bürünmüş.

Her standa uğranılır da Okur Kitaplığı’na uğranılmaz mıydı? Ve şimdi önünde durduğumuz kitaplar, Okur Kitaplığı, Okur Akademi ve Mat Kitap amblemlerini taşıyordu. Genç bir yayınevi olmasına rağmen (2010’da yayıncılık dünyasına katıldı diye biliyorum.) zengin kitap portföyüyle dikkat çekiciydi. Yayınevi sahibi Ünsal Ünlü ağabeyle görüşmek isterdim; ancak bir gün öncesinden dönüvermiş İstanbul’a. Stand sorumlularından İhsan kardeşle tanıştık. Samimi ve sevecen hali, orada fazla vakit geçirmemi sağladı. Bu fazla vakit geçirme durumu, bol miktarda kitapla Kayseri’ye dönüşümüzü sağladı aynı zamanda. Ünsal Ünlü ile aramızdaki hukuk dolayısıyla, epey bir hediye kitabın sahibi oluverdik. Okur Kitaplığı’ndan Metin Önal Mengüşoğlu’nun, Güray Süngü’nün, Mehmet Aycı’nın, Ümit Aktaş’ın kitaplarından bazılarını; Mat Kitap’tan Osman Nur’un mart ayında çıkan “Konularına Göre Kur’an’ın Türkçe Açıklaması”, “Cennete Girmenin Kolay Yolu” ve “Cehennemden Kurtulmanın Kolay Yolu” kitapları ile Melek-Murat Bozdoğan eşlerin, çocuklar için hazırladıkları boyama, kesme, yapıştırma etkinlikli “Elif Be” çalışmalarını sırtlayıp getirdik Kayseri’ye.

İz Yayınları standında Hasan Aycın, Ali Haydar Haksal, Cemal Şakar; İnsan Yayınları’nda Necmettin Şahinler; Pınar Yayınları’nda Mustafa Gül; Mektup Yayınları’nda Emine Şenlikoğlu; Nesil’de Vehbi Vakkasoğlu vardı. Bunlar, benim görebilip kaydedebildiklerim. Anmadıklarım, anamadıklarım da oldu muhakkak. Bu noktada kusurumuz affola efendim. (Bu arada, Dünyabizim kitapları da İz Yayınları standında ziyaretçilere göz kırpıyorlardı.)

Sözlerimizin sonuna yaklaşmışken, hakikaten fuarı düzenleyenlere okkalı bir tebrik ve teşekkür sunmadan edemeyeceğimizi belirtelim. Özellikle de böylesi bir kültür yatağına adını yazdıran Malatya Belediyesi’ne. Taşradaki diğer belediyeler için bir emsal teşkil etmesini diliyorum. Hep İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa vs. görecek değil ya devasa kitap fuarlarını. Anadolu’yu da berhudar eylemeli böylesi organizasyonlar. Bunun eksikliğini yaşadığımızın nişanesi değil mi tâ Kayseri’den Malatya’ya seyahatimiz?

Geçtiğimiz Cumartesi kitaplara adam akıllı doyuverdik. Kitaplara doymanın hayalini yaşayanlara da tez zamanda muratlarına ermelerini diliyoruz.

 

Fatih Pala haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2015, 15:27
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20