Kemâlattan uzaklaştıkça emir alır olursun!

Bursa'nın güzide büyüklerinden Safiyüddin Erhan Bey Kerbela’yı anlattı

Kemâlattan uzaklaştıkça emir alır olursun!

Rivayet odur ki Hazreti Peygamber ramazan ayından sonra en çok muharrem ayına değer verirmiş. Muharremi değerli kılmaya, Hazreti Peygamberin bu değer vermesi yeterli elbette ama muharremi ayrıcalıklı kılan bir başka olay daha oldu İslam tarihinde; bu öyle bir olaydır ki muharrem ayına mah-ı matem denmesine sebeptir. Bu olay, Hazreti Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesidir.

Bursa’nın naif insanı Safiyüddin Erhan, muharrem ayı ve Kerbela olayları dolayısıyla Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde bir anma programı düzenledi.

Programda yaptığı sohbette muharrem ayına ve muharrem ayında olanlara değinen  Safiyüddin Erhan, muharrem ayını bir yönüyle matem evine benzeterek kendimizi taziye evinde gibi hissetmemiz gerektiğini söyledi.  Safiyüddin Erhan, sohbetin devamında şunları anlattı:

İnsan olmak…

Dünya tarihinde, insanın yüreğini yaralayan olaylar vardır. Bu olayların olmasında, anlayanlar için hikmetler vardır.

İnsanı hayvandan ayıran şey, ahlak kurumudur. Ahlak kurumu, sadece insanoğluna verilmiştir. Bu yüzden insanoğlu, ahlaklı olmakla yükümlüdür. Ahlakın ne olduğunu insanlara belletmek, onlara model olmak için peygamberler gönderilmiştir.

İnsan, nisyan…Safiyüddin Erhan

İnsan kelimesi, nisyan kelimesiyle aynı köktendir. Bilindiği üzre nisyan, unutmak demektir. İşte insan, ahlaklı olmayı ve Allah’a verdiği sözü unuttuğu için ona insan denmiştir.

Bugün Müslümanlar, kendilerinden olmayanlardan emir alıyor. Bunun sebebi, Müslümanların da Allah’a verdikleri sözü tutmada ihmalkâr olup kemâlattan uzaklaşmış olmalarıdır. Oysa Müslüman hassas olup hafızasına sahip çıkmalı ve kendinden önce gelmiş olan peygamberlerin, evliyanın oluşturduğu o geleneğe, o manevi atmosfere sahip çıkmalı. Evet, elimizde bir harfi bile bozulmamış bir Kitap var ama o Kitabın inşa etmeye çalıştığı dünyayı ve kamil insanı bize anlatan peygamberler ve velilerin oluşturduğu bir hayat tasavvuru, bir gelenek de var. Bizlerin de o geleneği model alması gerekiyor.

Geçmiş kavimlere bakıldığında, yeni gelen dini kabul etmemelerinin sebeplerinden birinin de, eski ahlaki değerlerine sahip çıkmaları olduğunu görüyoruz. Sırf o değerlere sahip çıkma adına yeni dine ve peygambere itiraz etmişlerdir. Ahlaki değerler ve gelenekler işte bu kadar önemlidir.

Veli kullar…

Her dönemde veli kullar vardır. Bunların bazısı aşikar kılınmış, bazısı da gizlenmiştir. Biz onların değerini bilmek zorundayız.  Unutmamalı ki onlar her devirde vardır ve biz onların değerini bilip onların ahlaki değerlerini kendimize örnek almaya mecburuz.

Safiyüddin Erhan Bey’in sohbetinden sonra, Ehl-i Beyt Muhipleri, Ehl-i Beyti anlatan, onları yadeden ilahiler söyleyerek geceyi renklendirdiler.

 

Ahmet Serin dinledi

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2011, 02:12
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
hüseynîyiz biz
hüseynîyiz biz - 8 yıl Önce

"...geceyi renklendirdiler"mah-ı muharrem'de ne vakitler ne kıyafetler renklenir. ekseri siyah giyilir. gülmek bir yana gülümsemekten bile kaçınılır. ya oruç tutulur ya da sular yarım yarım içilir.

banner19

banner13