Kemal Tahir'de İslamiyet'e vurgu var mı?

Türkiye Yazarlar Birliği, Ankara’da “Kemal Tahir ve Anadolu’nun Düzeni” başlıklı bir panel düzenledi. Konuşmacılar arasında Lütfi Bergen ve Prof. Dr. Nilgün çelebi de vardı..

Kemal Tahir'de İslamiyet'e vurgu var mı?

 

4 Mayıs Cumartesi günü Türkiye Yazarlar Birliği’nin Ankara’da düzenlediği “Kemal Tahir ve Anadolu’nun Düzeni” konulu panelin katılımcılarından idim. Program Kemal Tahir’in ölümünün 40. yılı dolayısıyla düzenlenmişti.

Efendim, panel için TYB’nin Sümer Sokak’taki merkezine vardım ve başkan İbrahim Ulvi Yavuz’un odasının kapısını çaldım; yerinde değildi. Hemen panelin icra edileceği “Mehmet Âkif Divanı”nın bulunduğu en üst kata yöneldim; herkes orada olmalıydı. Netekim salona vardım; programın başlamasına belki 5 dakika falan kalmıştı. Baktım Lütfi Bergen orada melûl-mahzun oturuyor; tanıştırdı; hemen duvar kenarındaki koltukta oturan bayan, Profesör Dr. Nilgün Çelebi Hanımefendi imiş. Lütfi Bey’le geçen yıl tanışmıştım ama Nilgün Hanım’la ilk kez orada müşerref oldum.

Fakat acaba paneli kim idare edecekti? Nitekim daha önce bizimle tanıştırılmayan ve söze başlarken kendini tanıtmayan panel yöneticimizle başladık programa. Panel sonuna kadar da başkanımızın kim olduğunu öğrenemedik. Fakat akşam TYB’nin internet sitesinde panelin haberini okurken yöneticimizin Prof. Dr. Salih Yılmaz olduğunu öğrenmiş oldum. Profesör Yılmaz tarihçidir ve Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında -biri astronomik fiyatıyla ünlü- iki kitaba imza atmış bir ilim adamıdır: XVI.-XX. Yüzyıllarda Karakalpak Türkleri Tarihi (TTK Yay., Ankara 2006, XXV + 221 s.); Karakalpak Türkleri ve Karakalpakistan Tarihi 1873-2003 (TTK Yay., Ankara 2008, XXXV + 535 s.). Bu eserlerden ikincisinin fiyatı tam 100,00 TL’dir ve iyi bir çalışma olmasına rağmen fiyatı satışına mâni olmaktadır.

Kemal Tahir’e göre Marx’ın anladığı anlamda bir ATÜT söz konusu değildirKemal Tahir

Panelin ilk konuşmacısı Lütfi Bergen Beyefendi idi. Sağlam bir Kemal Tahir okumasına sahip arka planıyla derli-toplu bir konuşma sunan Bergen, Kemal Tahir’in Anadolu köyü, işçilik-sosyalizm ilişkisi, Osmanlı devlet düzenine ve toplum yapısına ilişkin eserlerinde (hem edebî eserlerinde, hem Notlar’ında) verdiği bilgiler, Doğu-Batı çatışmasına yaklaşımı gibi ana hususlar etrafında birçok ayrıntı verdi:

Kemal Tahir’e göre Marx’ın anladığı anlamda bir ATÜT söz konusu değildir. Osmanlı’nın mülkiyet konusundaki İslâmî yaklaşımı Anadolu’da feodaliteyi önlemiştir. Fakat Anadolu toprağının yetersizliği ve bereketli olmaması, Anadolu’daki mülkiyet ilişkilerini belirleyen önemli bir etkendir.

Kemal Tahir düşüncesinde kesif bir devlet / devletçilik vurgusu var

Daha sonra panel başkanımız sözü emekli Prof. Dr. Nilgün Çelebi’ye verdi. Çelebi Hanımefendi sözlerine Kemal Tahir biyografisine ait ayrıntılarla başladı. Daha sonra Kemal Tahir’le ilgili olarak –özellikle söz meclislerinde– pek de rastlamadığımız tespitler sundu. Kemal Tahir’de rastlanan Doğu-Batı çatışmasına ait fikirlerin Marksizmden etkilenen bir tarafı olmakla birlikte problematik fikirler olduğunu söyledi. Profesör Çelebi, XX. yüzyılın bu Doğu-Batı çatışması tartışmalarıyla geçtiğini ve günümüzde artık bunun aşılması gerektiğini de hatırlattı: Bir defa Doğu sadece İslâm dünyasından, hele Osmanlı’dan ibaret değildir; birçok Doğu vardır…

Kemal Tahir, Devlet AnaKemal Tahir düşüncesinde ana noktanın kesif bir devlet / devletçilik vurgusu olduğunu, hemen bütün düşüncelerin dönüp dolaşıp bu noktaya döndüğünü da söyledi Nilgün Hanımefendi. O hem Osmanlı’ya, hem Cumhuriyet’e bağlı; hem Abdülhamid’i hem Atatürk’ü olumlayan bir yaklaşıma sahip gözüküyor (Oysa hakkında yazılanlar tam da bu noktada ağırlıklı olarak Kemal Tahir’in Abdülhamid ilgisine vurgu yapar). Bütün bunların temel sebebi ‘devletin sürekliliği’ fikridir. Kemal Tahir akademik bir eğitim almış olsa veya fikriyatı akademik bir terbiyeden geçmiş olsa çok daha sistematik bir yapı gösterebileceğine ama buna karşılık onda bu tür bir bütünlük bulunmadığına dair vurgusu da dikkat çekiciydi Nilgün Hanımefendi’nin.

Yine Nilgün Hanım’ın “Kemal Tahir’de İslamiyet’e pek vurgu olmadığı” fikri de panel başkanı ve Lütfi Bergen’in kendisine zarifâne bazı itirazlarına hedef oldu.

Hakkında yazılanlardan yola çıkarak Kemal Tahir

Sıra bana geldiğinde Kemal Tahir’i yazdıklarından değil hakkında yazılanlardan yola çıkarak değerlendirmeye çalışacağımı söyledim. Nitekim bu sunumun esasını Hece dergisinin Kemal Tahir Özel Sayısı (Ocak 2012, 181. sayı) için kardeşim Selma Günaydın ile birlikte hazırladığımız bibliyografya teşkil ediyordu.

Kemal Tahir hakkında yazılanlara kuşbakışı baktığımda, yazılar, kitaplar ve tezlerin özellikle Lütfi Bergen’in konuşmasında ana başlıklarıyla dile gelen hususları belirginleştirdiğini söyledim. Yazılar, kitaplar ve tezlerde başta Kemal Tahir’in edebî eserleri üzerinde durulmuş; ‘devlet’ fikri, ‘alternatif tarih yorumculuğu’, ‘roman sosyolojisine katkısı’, köy ve şehir, sosyalizm, marksizm, Batılılaşma, yerlilik, Osmanlıcılık, eşkıyalık gibi ayrıntılar ele alınmış; Nâzım Hikmet’le ilişkisi, kadına yaklaşımı, edebî eserlerinde halk bilimi verileri, felsefî düşüncesi, heterodoksiye yaklaşımı, edebî eserlerinde Ahilik konusunun ve Alp-Gazi tipinin yeri, tarih notları incelenmiş görünüyor.

Hazırladığımız bibliyografyada on beş kadar kitap tespit edebilmişiz. Bunlardan ikisi Kurtuluş Kayalı’nın editörlüğünde, diğeri ise Ertan Eğribel ve Fatih Andı editörlüğünde hazırlanmış ortak kitaplardır. Bu kitaplarda Kemal Tahir hemen her yönüyle ele alınmış. Diğer kitaplar ise Kemal Tahir düşüncesini hemen hemen yukarıda sıraladığım ayrıntılardan bir kısmıyla ele alıyor. İskender Özsoy’un Kemal Tahir Kaynakçası (1979), Ömer Serim’in “Yorgun Savaşçı Olayı”nı ele aldığı kitabı (2003) da kayda değer görünüyor. Ama hakkındaki kitapların yetersizliği Kemal Tahir üzerinde daha çok çalışılması gerektiğini de belirginleştiriyor. Nilgün Hanım’ın panel sırasında gösterdiği Sezgin Kızılçelik’in 2012’de yayınlanan yeni kitabı gibi bizim Hece’deki bibliyografyayı yayınladığımız Ocak 2012 sonrasında yayınlanan makale ve kitaplar da söz konusudur elbette.i

Kemal Tahir hakkında Türkiye üniversitelerinde hazırlanan tezler de yukarıdaki ayrıntılar üzerinde dolanıyor. Bu noktada Profesör Çelebi’nin hatırlayabildiği kadar yazarak künyesini vermek lûtfunda bulunduğu bir tezi de buracığa kaydedeyim: Meğer Prof. Dr. Kadir Cangızbay’ın Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünde hazırladığı mezuniyet tezi “Türk Edebiyatında Üç Kemal: Kemal Tahir, Orhan Kemal ve Yaşar Kemal”i konu alıyormuş.

Kimler Kemal Tahir hakkında çok yazmıştır diye hazırladığımız bibliyografyaya baktığımda üç isim öne çıkıyor: Kurtuluş Kayalı, Ertan Eğribel (kimi zaman Ufuk Özcan’la birlikte) ve Baykan Sezer… Yine mütevazı Kemal Tahir bibliyografyasında bu üç müellif kadar olmasa da Adalet Ağaoğlu, Sezai Coşkun, Tevfik Çavdar, Naci Çelik Berksoy, Bülent Ecevit, Özlem Fedai, Ramazan Gülendam, Selâhattin Hilâv, Hilmi Yavuz, Kâzım Yetiş ve Sezgin Kızılçelik’in çalışmaları da öne çıkıyor diyebiliriz. Sonuçta Kemal Tahir hakkında daha çok şey yazılabilir ve elbette yazılmalıdır demeliyiz.

Sunumlar bittiğinde D. Mehmet Doğan, Mustafa Everdi ve Ali K. Metin’in sunduğu önemli katkılar da paneli sayıca az olsa da Kemal Tahir’e ilgi duyan bir izleyici grubunun takip ettiğini gösteriyordu. Özellikle Mehmet Doğan’ın, Kemal Tahir’in birtakım aşamalardan geçtiği, bu sebeple de külliyâtını sondan başa doğru okumanın daha sağlıklı olacağı yolundaki uyarısı önemliydi.

 

Yusuf Turan Günaydın haber verdi

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2013, 10:59
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13