Karabaşoğlu: Şuara Suresi kıstas olsun!

Güz-bahar-yaz olmak üzere, yıl içinde 3 farklı zamanda, 4 yıldır kesintisiz süren Genç Akademi, tam gaz devam ediyor.

Karabaşoğlu: Şuara Suresi kıstas olsun!

 

Güz-bahar-yaz olmak üzere, yıl içinde 3 farklı zamanda, 4 yıldır kesintisiz süren Genç Akademi, tam gaz devam ediyor.

Yaz 2011 de 9 farklı alanda derslere başlayan akademinin ilk konuğu Metin Karabaşoğlu idi. Yazı Atölyesi üst başlığıyla verdiği eğitimde, “Neden yazmalıyız?” sorusunun cevabını irdeledi, yazma üzerine deneyimlerini sundu. Notlarımızı aktaralım efendim;

Kıstasımız Şuara Suresi

  • Yazı hayatımızda kıstasımız Şuara Sûresi’dir. Orada iki farklı kalem ehlinden bahsedilir, birinci grup, vadilerde hayal/imge peşinde koşarlar ve yapmadıklarını söylerler; ikinci grup ise, iman eder, Allah’ı çokça zikreder, amel-i salih yapar, zulmü gidermek için ve hakikati müdafaa etmek için yazar… Biz hangi grupta olacağız, meselemiz bu!
  • Duygu hali yazarlık için yeterli değil! Duygu yoğunluğuna yenilenler, çabuk aşık olur, çabuk ihanet eder.Genç+Akad...jpg

Yolun Hicaz’a uğrasın!

  • Bazılarımızın yazı hayatında yolu Latin Amerika’ya uğruyor, Hindistan’a, Rusya’ya, Avrupa’ya uğruyor ama Hicaz’a uğramıyor. Kur’an’a uğramıyor. Hz. Peygamber’den, Hz. Ali’den aktaracağınız hiç mi bir şey yok?
  • Zulmü gidereyim derken genelleme yapıp başkalarına zulmetmeyin, aynı şekilde genelleyici övgüler yapıp zalimleri övmeyin.
  • Sözü adaletle kullanın.

İlham ve Gayret!

  • Yazıda ilham en fazla yüzde 5’tir, kalan yüzde 95’i o ilhamın peşine düşmektir.
  • Bir yazarın en büyük sermayesi samimiyetidir.
  • Bilmediğimiz veya araştırmadığımız bir konuda yazdığımızda o anlaşılıyor, sesimiz titrekleşiyor.
  • Yazmak en iyi öğrenme biçimi. Yazarken bilgini, düşünceni test ediyorsun, yazdıktan sonra düşüncedeki boşlukları görebiliyorsun. Yeni şeyler öğreniyorsun. Ummadığın bir zamanda daha önce okuyup sana faydasız gelen bir yazı, sende orijinal bir fikre dönüşebiliyor.
  • Yeni okumalar yeni yazmalara, yeni yazmalar yeni okumalara dönüşüyor.
  • Modern çağın her şeyin formülünü vermeye çalışma sıkıntısı var, yazmanın bir formülü yok!
  • Yazmak düşünceyi derli – toplu hale getirir.

Artık oldum da deme öldüm de...

  • Binlerce yazı inceledim, şunları gördüm: Ya çok istidatlı ama çabuk yorulmuş. Ya ben oldum, bitti artık demiş. Ya da “sen yazma artık, çok kötüsün” denmiş, küsmüş (bu şekilde yaklaşmayı çok merhametsiz görüyorum).
  • Potansiyel olarak herkes yazabilir, ayrıca yetenekli olanlar vardır onlar farklı.
  • Yazmak öğretilebilir bir şey olsaydı, bütün yazarlar edebiyat fakültelerinden çıkardı (Bu arada kendisinin matematik mezunu olduğunu söyledi Hocamız, şaşırttı). En önemli şey sürdürebilirlik…

Son bir not olarak Genç Akademinin sürdüğünü Lütfi Arslan ve Fatma Barbarosoğlu seminerlerini kaçırdığınızı belirtelim. Ama yarın bu iki seminerin de notlarını aktaracağız inşallah. Bir de iyi haber. Akademide iki seminer daha var dikkatinizi çekebilecek.

Takvimlerinizi şimdiden ayarlamanız için iki önemli seminer tarihini de ilan edelim: Önümüzdeki Cuma (15 Temmuz) saat 16’da Asım Gültekin “Anlam İmparatorluğu” başlığı altında seminer verecek. İki hafta sonra (29 Temmuz) A.Turan Alkan “Camiamızda Yazar Olmak” başlığı ile seminer sunacak.

Abdullah Yalnız haber verdi

 

 

Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2011, 09:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdulkadir Kemali
Abdulkadir Kemali - 8 yıl Önce

Metin Abi İstanbul Siyasal mezunu, bu mektep pek çok yazar çizer çıkarmış. Çok şükür bu dersler bir akademi ya da okul havasında değil, bildiğimiz atelye. Katılan az sayılır, çaba lazım zaten. Bir de yalnız ricalin katılması büyük nimet. Yazalım ahali, başka türlü meramımızı dökemeyeceğiz..

banner19

banner13