banner17

Kamusal Kültür ne dayatır?

Süleyman Seyfi Öğün Hoca 'Kamusal kültür dönüşümleri ve tüketim' üzerine konuştu, biz de notlar aldık.

Kamusal Kültür ne dayatır?

Suyun içinde yaşayan balıkların suyun farkında olmamaları gibi, bizler de içinde yaşadığımız sürecin çok da farkında olmayabiliyoruz bazen. Bu aslında biraz da yaşadığımız hayatın temposuyla ilgili bir şey. Mekânı cennet olsun, Ahmet Haşim’in “Müslüman Saati” yazısında anlattığı şekilde zamanı kullanabilsek, belki dönüp kendimize bakma fırsatı bulacağız ama kabul etmeli ki Ahmet Haşim’in tasvir ettiği zaman algısından uzağız biz. En iyi yaptığımız şey durmadan çalışıp tüketmek. Zamanı tüketmek, eşyayı tüketmek, dostlukları tüketmek ve elbette hayatı tüketmek… Üstelik bu tüketim sadece bize özgü de değil. Tüm dünya çılgıncasına bir tüketim içinde. Tüketim, hayatı kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkmış, amaç haline gelmiş artık.

Süleyman Seyfi Öğün
(+)

Süleyman Seyfi Öğün Hoca, akademik olarak profesör titrine sahip olsa da, aynı zamanda hayatın farkında olan bir kültür adamı. Hayata dair fark ettiği şeyleri, tüketim kültürü ve bu kültürün insanların hayata bakışlarını nasıl etkilediğine dair düşüncelerini, TYB Bursa Şubesi’nin organize ettiği konferanslar serisinin bir halkası olarak Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde dinleyicilerle paylaştı. İşte Hocanın anlattıklarından bende kalanlar:

Aslında her şeyin arkasında tüketim var

Konferansına, tüketim kavramının ne olduğunu tanımlayarak başlayan Öğün Hoca, tüketimin her ne kadar iktisadi bir terim olduğunun bilindiğini söylese de “tüketici” sözcüğünün tek başına çok da anlamlı bir kavram olmadığını söyleyerek başladı. Hoca, “Son 20 yılda tüm dünyada ‘tüketim toplumu’ kavramının konuşulduğunu ekledi.

Süleyman Seyfi Öğün
(+)

Tüketim ve israf

“Tarihin her döneminde tüketim hep olmuştur. Tüketmek için zengin olmak gerekmektedir. Modern dünya, zenginlik konusunda yeni bir perspektif getirir. Bu eskiye benzemeyen bir perspektiftir. Mesela Weber, kapitalizmi “Tüketim eğrisiyle” açıklar. Weber’e göre sermaye ve servet farklı şeylerdir. Servet, biriktirilme ve diğer kuşaklara aktarılma amacı taşır. Sermaye ise böyle bir amaç taşımaz. Sermaye, tüketim kültürüne yatırım yapar.”

“Meseleye ister tasarruf eğrisinden isterse de tüketim kültüründen bakılsın, günümüzde artık yeni bir durum vardır. Bu durum 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır.”

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi Öğün

Tarihî arkaplan ve ideologların bakış açıları

“Bir israf kültürü hep vardır. Roma’nın zevk u sefası, Osmanlı’daki Lale Devri gibi... Aslında tüketim ve şaşaalı hayat, kötü şeylerin habercisi gibidir. Pompei’ye bakıldığında, Lut Kavmi’ne bakıldığında bu görülebilir.”

 Tüketimin özellikle 19. yy sonrası mahiyet değiştirdiğini vurgulayan Öğün Hoca, Batılı düşünürlerin olaya bakışlarını şöyle aktardı: “Dönemin ideologları üretim-tüketime günümüzdeki yıkıcı sonuçlara yol açabilecek bir şey olarak bakmıyorlardı. Örneğin Marx, üretimi, insan(lık)ın önünü açan bir şey olarak görüyordu. Hatta Marx, kapitalist dinamiklerin sosyalizme giden bir süreç olduğuna inandığı için üretim-tüketimi tartışma konusu bile yapmamıştır. Ona göre bu, elzem bir süreçtir.”

“Aslında Marx, maliyeti düşüren bir üretimin tüketicisi de olmayacağını gördü. Ama artık dünya o hale gelmişti ki üretmeden duramıyordu. Maliyeti düşürme çabaları sonucu yoksullaşan kitleler tüketemiyor, bu da krize, bu kriz de sonuçta savaşa yol açıyordu.”

“Tüm ideolojiler insanın üretmesinin ve üretimi arttırmalarının insanı ideal insan yapacağını öngörmüşlerdi. Bu yüzden üretim denilen şey hiç tartışılmadı bile. Şimdi anlaşıldı ki bu, 19. yüzyıl iyimserliğiydi.”

Süleyman Seyfi Öğün
(+)

20. yüzyıl, günümüz ve Türkiye

“19. yüzyıl iyimserliğini 20. yüzyılda yaşanan iki büyük savaş yok etti.”

“Günümüzde zengin olmak için geçmişte olmadığı kadar insana zulmedildi.”

“19. yüzyılda üretim ve tüketimdeki bu gidişatın nasıl sorunlara yol açabileceğini gören yok gibiydi. Bir tek Nietzsche görmüştü ama ona da deli muamelesi yapmışlardı.”

“20. yüzyılda Avrupa, aydınlanma ve Kartezyen düşünceyi tartışıp kıyasıya eleştirirken biz 1945 yılından sonra aydınlanmayı sahiplendik ve erdemlerine ‘safça’ inandık.”

Son söz olarak

“Kişisel düşünceme göre, dünyadaki tartışmaları metafizik içeriğinden arındırdığımızda, tüketimle ilgili olduğunu görürüz. “

“Artık kamusal hayatta üretim ve tüketimin dağıtılması tartışılmamaktadır. Oysa tartışılması gereken asıl budur, diğer tartışılan konular tali konulardır.”

 

Fikri Özçelikçi dinledi ve notlar aldı

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2011, 11:06
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
sema fındıkçı
sema fındıkçı - 8 yıl Önce

çok hoş bir programdı. faydalı ve nezih bir ortam vardı. teşekkürler

banner8

banner19

banner20