Kafes var ama kuş yok, kuşbaz yok

Araştırmacı yazar Ali Toker, Metris Cezaevi'nde personel ve mahkumların katıldığı bir konferansta konuştu. Ali Toker, konuşmasında tevbe üzerinde durdu. Hasan Burak Özkanlı haber verdi..

Kafes var ama kuş yok, kuşbaz yok

Metris Edebiyat ve Söyleşi Günleri'nin 9 Mayıs Çarşamba günki konuğu araştırmacı yazar Ali Toker'di. Cezaevi personeli ve mahkumların katılımıyla gerçekleşen konferansta Ali Toker tevbeye vurgu yaptı. Tevbenin bazı şartları olduğunu söyleyen Toker, Hz. Ali Efendimiz'in tevbenin kabul olmasının bazı alametlerinden haber verdiğini, buna göre işlenen günahın bir daha hatırlanmamasının, tevbenin kabul olduğuna dair bir işaret olduğunu ifade etti.

Ali Toker, gereği gibi tevbe edildiği takdirde Hz. Peygamber Efendimiz'in "Günahına tevbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir" mealindeki hadis-i şerifine mazhar olunacağını vurguladı.

İki rekat 100 bin rekata bedel Kabe'de

Konferansın devamında Ali Toker, Hz. Peygamber Efendimiz'e karşı uyulması gereken edep kurallarına değindi. Peygamber Efendimiz'in söylediği herhangi söze veya davranışa muhalif bir tavrın ona karşı edepsizlik ve Allah'ın günah saydığı amellerden olduğunu söylerken şu misali verdi. "Efendimiz (s.a.s) Kabe'de kılınan iki rekatlık namazın 100 bin rekata denk geleceğini haber verir. Bundan haberdar olan bir Müslüman kaza namazlarına niyet ederek orada iki rekat namaz kıldıktan sonra 'acaba kaza namazım kaldı mı' diye şüphe etse, bu, Muhbir-i Sâdık Efendimiz Hazretleri'ne itimatsızlık edip 'Allah Rasûlüne itaat edin' ayetine muhalefet olur."

Ehl-i sünneti bulmak zorlaştı

Ali Toker, konuşmasının devamında Müslümanlar'ın mevcut durumunun tevhide muhalif olduğunu, bir hocanın diğerini, bir cemaatin başka bir grubu beğenmediğini, bu bulanık ortamda ehl-i sünnet yolunun takipçilerini tanımanın ve bulmanın zorlaştığını ifade etti. Derviş olmak isteyen insanların bu karışık ortamda tâbi olunacak mürşid-i kamiller bulmada bazı ölçülere dikkat etmeleri gerektiğini söylerken, o kıstasları şu şekilde ifade etti: "Böyle zor zamanlarda tâbi olunacak mürşid-i kamili tanımak için bazı ölçüler vardır. Mürşidi kamilin yanında olanın gönlü ferahlar, yanında dertlerinden azade olur, ayrıldığında üzülür. Mürşid-i kamil görüldüğünde Allah’ı hatırlatır. Maddi hastalıkların doktorları olduğu gibi, manevi hastalıklarda da ihtisas sahibi, ehil kimseler olan mürşidi kamiller eliyle reçete yazılır."

"Kafes var, kuş yok, kuşbaz yok"

Ali Toker, "Ecdad yadigarı tekkelerin tamiri güzel, ancak mevcut durumdaki gibi kültürel kurslar için kullanımı daha uygun. Zira kafes var ama içlerine konacak kuş ve onları avlayacak kuşbazlar yok. Yani tekkeler, mürşid-i kamillere emanet edilmeli. Onlar da tabir-i caizse araziden çekilmiş durumdalar. Mürşid-i kamil olmazsa tekkeler de faaliyet gösteremez. Bu durumda hak verirsiniz ki tekkelerin kültür sanat merkezleri olarak kullanılması daha iyi." diye söylerken kendi kendine tedavinin mümkün olmayacağını da belirtti.

 

Hasan Burak Özkanlı haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2014, 16:43
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26