Kabe'de devlet erkanına protokol tavafı!

Devlet başkanları rahat tavaf yapacak diye yerine göre asker korumalarca Allah'ın kulları itilip sıkıştırılıyordu..

Kabe'de devlet erkanına protokol tavafı!

 

Amerikalı zenci Müslüman lider Malcolm X, Mekke’ye Allah’ın evine gittiğinde kendi lideri Elijah Muhammed ve diğerlerinin, kendine ve tüm Amerikalı zenci Müslümanlara işledikleri gibi siyah insanın tüm beyaz insanlarca dışlanıp ikinci sınıf insan kategorisine sokulmadığı gerçeğini tavaf esnasında görmüş ve kelimenin tam anlamıyla orada öylece şaşıp kalmıştı. Bu gerçeği görme, onun siyah Müslüman olarak hayata ve dünyaya bakışını tamamen değiştirmişti. Aynı zamanda bu gerçeğin başlangıcı, onun hayatının geriye sayımı olacaktı.

Peygamber Efendimizin hac sevabı alınacağını ifade ettiği Ramazan ayında, Allah’ın takdir ve nasiplendirmesiyle –bir gün gidip görebilecek miyim endişelerini taşıdığım- Allah’ın evine erişme ve umre yapma nasip oldu.

Allah’ın emriyle İbrahim peygamber tarafından yapılan bu sade kutsal yapı görülmeye değer ve sebebini fark edemediğiniz harika bir çekicilikte. En büyük ibadet her şeyin tek yaratıcısı Allah’ın bu evinin etrafında dönmek ve onu seyretmekti. Dünyalık her şeyi unutarak ilahi bir aşk ve huşu içinde Efendimizi ve sahabeleri düşünerek en büyük ibadet tavafı yapmak, insanların o dinî atmosferdeki hallerine şahit olmak, güzel ve değerliydi. Aşırı insan yığınları içinde yer yer sıkışarak, ona buna sürtünüp çarparak, insanların sıcaklığından sırılsıklam terlemek bu ibadetin gerçekleriydi. Mekan birlik haykırıyordu. Çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, kadın, erkek hep bir arada aynı seviyede ve Allah’ın evinde Allah katında aynı değer ve birlik içindeydi.Kabe

Allah’ın evinde apaçık bir ayrımcılık

Sonra, insanların ayrımsız bir arada döndükleri Allah’ın evinin çevresinde, etrafı asker korumalarla çevrilmiş kendi ve az maiyetine geniş alan açılarak tavaf yapan devlet başkanı ve erkanını gördüğümde Malcolm X’den daha fazla şaşkınlık yaşadım. Devlet başkanları rahat tavaf yapacak diye yerine göre asker korumalarca Tanrı’nın insanları itilip sıkıştırılıyordu.

Geçerli sebeplerle bahaneler gösterilse de bu, Allah’ın evinde apaçık bir ayrımcılıktı. En önemlisi de orada birliği bozmaktı. Kabe’deki en büyük ibadeti sekülerleştirmekti. Öteye açılan, açılabilecek manevi atmosfer ve kapıları zorla kapatmaktı. Allah’ın evinde Yaratıcı’ya karşıt gitmek ve dünyalık meta peşine düşmekti.

Herhangi bir camide namaz vakti saflara oturup namaz için ezanın bitmesini bekliyorsunuz. İri kıyım, kulakları ve yanakları siyah çubuklu birileri sizi saftan kaldırıp vali, kaymakam velhasıl devlet erkanı için yer açıyor. Bu, Allah’ın evinde yapılacak bir davranış mıdır? Böyle davranıldığında, Allah’ın evinde, Allah’ın huzurunda insanlar arası ayrım yapılmış olmaz mı? Kabe’de korumalar eşliğinde tavaf yapmak bence aynı şeydir ve daha büyük bir yanlıştır.

Efendiler Efendisi, tavaf yaparken etrafında askerleri yoktu

Asker korumalar eşliğinde yapılan seçkin tavaflara şahit olduktan sonra benim için yaptığım tavafımın bir anlamı kalmadı. Allah katında kendimi en alttakiler konumunda görmeye başladım. İçin için kızdım, sızlandım. O en kutsal mekanda, dünyalık metalar peşine düştüm.

“Allah'ım neden beni etiketsiz, vasıfsız kıldın, bana da bir üstünlük verip devlet yetkililerinden kılsan… Herkesin merak, beğeni ve biraz da rahatsız edilmenin verdiği buruklukla baktığı o dünyalık saltanat verdiklerinden olsaydım.” Maalesef bunları düşündüm. Şeytan artık zihnime girmişti; dahası saltanat sahipleri bu ayrıcalıklarıyla benim için şeytana bu fırsatı verdirmişlerdi. Daha ilerisi, şeytan desiseleri olarak düşündüklerim: “Acaba Allah ahirette de dünyalık statüleri koruyacak mı? İnsanları itiştirerek etraflarında bir yığın askerlerle tavaf yapanlar Cennet’e girmek için de korumalarını çağırıp orada insanları itip kakabilecekler mi?”

Oysa Efendiler Efendisi, bir kral gibi davranabilecekken tam tersine insanlardan bir insan gibi davranmıştı. O, tavaf yaparken etrafında askerleri yoktu. Herkesle birlikte sıradan bir insan, en önemlisi herkes gibi Allah’ın bir kulu olarak tavafını yapmıştı. İnternetten araştırmama rağmen aksi bir bilgiye ulaşamadım. Hatta Mekkeli müşrikler de tavaf yapıyorlardı. Ama Ebu Cehil ve diğer Mekke ileri gelenlerinin ayrıcalıklı tavaf yaptıkları bilgileri maalesef mevcut değil.

KabeTevhidi bozan saltanat sahipleri

Ve Efendiler Efendisi peygamberimiz Hz. Muhammmed Mustafa, dünyayı elinin tersiyle itmişti. Kuru hasır üzerinde yatmış, vücuduna çıkan hasırın izlerini Hz. Ömer gördüğünde “Kisralar, Kayserler saraylarda kuş tüyü yataklarda yatıyorlar” diye hayıflandığında O, “istemez misin Ey Ömer! Dünya onların ahiret bizim olsun” uyarısında bulunmuştu.

Aşırı hassas davranıp bu olayı büyütüyor olabilirim; ama böyle bir Peygamberin Müslüman ümmeti, o günkü Kayser ve Kisralardan daha kral, daha çok dünyalık nimetlere sahip Müslüman saltanat sahiplerinin, Kabe’de, Allah’ın huzurunda kendilerince bahanelerle ayrımcılık yapıp tevhidi bozmalarını ben hiçbir şekilde mazur ve hoş göremem.

Ve bu davranışta, elin gavuru karşısındaki aşağılık duygularımızın ipuçlarının yattığını düşünüyorum.

 

Hasan Tülüceoğlu yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2012, 15:47
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13