banner17

İzmir'de Risale i Nur sergisi!

İzmir Balçova'da Risale i Nur sergisi vardı. Arkadaşımız Özge Sena sergide yaşadıklarını, gördüklerini anlatıyor..

İzmir'de Risale i Nur sergisi!

Balçova Termal Otel'e bedenlerin şifası için gidilir. Bu defa ruhların, kalplerin ve bir ömrün ihyasına vesile olan Risale-i Nur'lar için gidildi.

Nur’ların haşir ve neşir yıllarını anlatan sergiye ev sahipliği yaptı Balçova. Salona yeşiller ve çiçeklerle donatılmış yoldan geçildi, cennete gider gibi. Kapısında dev bir afiş. Titreten suret: Bediüzzaman ve sarsan ifadeleri: ''Karşımda müthiş bir yangın var; alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. ''

Bediüzzaman Sergisi

Afiş bile yetiyor duygularınızın yücelmesine, insanlık için gönül yaşı dökmenize. Ömrünü, ölümünü ve cennetini dahi milletinin selâmeti uğruna feda eden Yüce Zât'ı derin bir saygıyla selamlıyorsunuz.

Adım adım çıkarken merdivenleri, neler düşünmüyorsunuz ki... Hayat, ölüm, ahiret.. İman, küfür, muhabbet… Birçok kavram dönüyor ruhunuzda. Ve son nokta: İnsanlık! Bu fedailer gibi olmayı diliyorsunuz Allah'tan. Merdivenler bitiyor ve işte bir kapı daha. İçeriye göz gezdiriyorsunuz. Yok, eksik kalacak bu ifade. Sadece basit bir göz gezdiriş mi... Elbette ki hayır! Siz o an siz değilsiniz... Ruhunuz, vicdanınız, duygularınız ve zihniniz... Hepsi bedeninizi terk ediyor. Asırlara uzanıyor. Cefakâr, vefakâr, fedakâr Peygamberleri ve onların varislerini düşünüyorsunuz.

Bediüzzaman Sergisi

Üstad, İzmir’e gelmiş sanki...

Kur'an-ı Kerim'in tefsirlerinden biri olan Risale-i Nur'un haşir ve neşir yılları sergileniyor. İçeride 80 küsur tablo var. Üzerlerinde kara kalem portre çalışmaları, yağlı boya resimleri ve özetin özeti olan hayat hikayelerinden yalnızca birkaç paragraf... Hangi derinlik küçük bir kaba sığabilir ki... Yapılan yalnızca küçücük bir tanıtım. Okyanustan birkaç damla derunî su... Öyle derunî ki, atmosferiyle bile kişiyi alıp başka diyarlara götüren ve nicelerini için için ağlatan bir mekan. Salonun tüm kenarboyları tablolarla dolu. Ortadaysa elinizle dokunup yüreğinizle hissedeceğiniz camekânlar... İçlerindeyse mektuplar, küçük kâğıt parçaları, ifade tutanakları, mahkeme kağıtları ve Risalelerin saklandığı bir teneke kutu...

Yıllar sonra İzmir'de ilk defa yapılan bu sergi, bir buluşmaydı sanki. Bediüzzaman'ın İzmir'e gelmesi, şeref vermesi gibiydi... Onun yazdığı bir kağıt parçasını bile yakından görmek için insanlar akın akın Balçova'ya geldi. Her yaş grubundan insanlar.. Hepsinde ayrı bir nur, ayrı bir güzellik... Hem gezildi hem ağlandı hem soluklandı ruhlar. Anılar can buldu, yeniden hatırlandı zorlu yıllar. En ağır şartlarda binbir meşakkatle yazılan bu asrın iman kurtarıcısı Risale-i Nur eserlerine daha bir sarıldı insanlar.

Bediüzzaman Sergisi

Artık ben eski ben değilim!

Elimizde ya da evimizde kitaplar vardı ancak bunlar sıcak odada, çay keyfiyle, rahat ortamda, gülerek yapılan hoş sohbette yazılmamıştı. Bilakis.. Buz gibi yerlerde, nice aşsız katıksız günlerde, türlü eziyetlerle geçen sürgün yerlerinde yazılmıştı. Hatta öyle zamanlar oldu ki yazacak kâğıt, kalem dahi bulunamadı. Elindeki şifai ilacı insanlara ulaştıramayan bir hekimin ızdırabıydı Üstad'ın yaşadıklarının bir diğer adı. 

Her bir tablo önünde dakikalarca duruldu, hem fikir, hem şükür, hem zikir vardı bu bekleyişlerde. Bilenler ağladı, bilmeyenler öğrendi. Öğrenenler Risale-i Nur kitaplarıyla çıktılar salondan. Hayatlar ikiye bölünüyordu Risale-i Nur'la. ''Eski Özge, Yeni Özge'' Bu nasıl bir eserdi ki her tanışan için hayatının dönüm noktası oluyordu Risale-i Nur.

Bediüzzaman Sergisi

O esrar dolu rüya

Sergiyi ziyarete gelen insanların hemen hepsini hayatımda ilk defa görüyorum. Ancak o kadar çok ortak hislerimiz var ki... Elimiz Üstad'ın mektublarının bulunduğu camekanların üstünde. Öyle başlıyoruz sohbete. Hayretle soruyoruz birbirimize. Merak ediyoruz bizde bıraktığı etkisini ve hayatımızdaki olumlu gelişmeleri. Risale-i Nur okuyan, hayatın türlü sıkıntılarına karşı daha dinç oluyor, olaylara bakış açısı genişliyor, hayatına anlam geliyor, insan ilişkileri daha düzgün ilerliyor, kendisinde bulunan yetenekler inkişaf ediyor, güzel konuşup güzel hitap etme yeteneğine sahip oluyor. Ve daha neler neler... Gözlerimiz ışıl ışıl parlıyor, bu ortak noktaları konuşurken. Duayla sonlandırıyoruz bu baldan tatlı Nur sohbetini. ‘‘Allah hizmet-i Kur'aniye'den ayırmasın hiçbirimizi!’’  Âmin, âmin, âmin!

Bir abla geliyor ziyarete, beraber geziyoruz sergiyi. Bir ara tutamıyor kendini, tıkanıyor, gördüğü rüyayı anlatacak, başını eğiyor, anlatamıyor... Sonra yavaş yavaş dökülüyor kelimeler yüreğinden. Rüyamda gördüm ki Balçova belediyesinin her katında Risale-i Nur'lar okunuyordu. Ertesi gün öğrendim, Balçova'da sergi varmış. Hayretimiz artıyor. Gözlerimiz doluyor, gönüllerimiz coşuyor... Bu, Allah'ın dini... Bu, Allah'ın derdi... Bu, Allah'ın sahası... Rabbim! Ayırma bizi bu manevi zincirden.

Bediüzzaman Sergisi
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın.

Üstadın ilk talebeleri de oradaydı

Sergi 27 Kasım Cumartesi günü açıldı. Açılışa Üstad'ın talebeleri de davet edildi. Anılar bu defa birebir yaşayanların dilinden, Risale-i Nur hakikatleriyse ilk talebelerinden dinlenildi.

Her misafir Risale-i Nur'u tanıdığı oranda hissetti oradaki yüce hakikat tohumlarını, iman çekirdeklerini ve o bahçeyi Allah'ın inayetiyle sulayan nice erlerin iman dolu, yakarış ve iç haykırışlı, insanlığa ağlayışla dolu hayatlarının hikayelerini.

Bu sergi değil sevgiydi hakikatte. Nice ‘sevgi’li sergilere...

 

 

Özge Sena Bigeç kendinden geçerek haber verdi

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2010, 20:08
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman Çamur
Osman Çamur - 8 yıl Önce

Değerli editör, haberci, muhabir arkadaşım, kardeşim,
Madem burası bir internet, kültür haberi sitesi, o zaman icaplarını yerine getirelim.
Ne kadar duygusal olursa o kadar değerli olur yerine,
haberi bilgi bakımından destekleyen ifadeler yazalım.
Bu haberde şu kadar resim, fotoğraf kullanılmış ancak fotoğrafların altında tek bir satır ve isim dahi yok.
Belki haberi yazan arkadaş hepsini ismen tanıyor olabilir, ama ya hiçbirini tanımayan milyonlarca isim için olsun,
Devamı var

Osman Çamur
Osman Çamur - 8 yıl Önce

bu fotoğraflardaki şahısların kimler olduğunu yazsak acaba haberin duygusallığında bir eksiklik mi meydana gelir?
Önemli olan sadece Said Nursî'dir, diğerleri zaten bir şey istemiyor gibi, lüzumsuz izahlara da girmeyelim.
Madem bir sergi ve haberi var,
madem resimler var,
o zaman bilgide de eksik bir şey kalmasın.
Allah'a emanet olunuz.

Korkutsa
Korkutsa - 8 yıl Önce

Haber demek sadece hadisenin aktarımı olmamalı bazen. Zira insan sadece bilgiden ibaret değildir. İnsanların duyguları da vardır ve bunlarda aksettirilmeli haberi tam alabilmek için. Birçok haber kanalında bu haberi düz bir şekilde okuyup zaten bilgilendik ama kimse orada kapıdan girerken ki yaşadığı duygudan, serginin insanlar üzerindeki etkisinden bahsetmedi. Bu haber bambaşka bir bakış açısıyla ve haberin gerçek yönünü, serginin amacını yansıtıyor. Kalemine sağlık.

banner8

banner19

banner20