İsmet Amca nasıl sakinleşti?

TYB İstanbul Şubesi, düzenlediği 2. İstanbul Edebiyat Festivali ile büyük bir iş başardı. Peki nasıl?

İsmet Amca nasıl sakinleşti?

6 - 11 Aralık tarihlerinde gerçekleşen Edebiyat Mevsimi, nam-ı diğer 2. İstanbul Edebiyat Festivali birçok güzelliği bir arada yaşatarak son buldu. TYB İstanbul Şubesince düzenlenen faaliyet, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenen projeler içerisinde en göze hoş gelen, en gönle yatan, en yüz akı faaliyetler içerisinde yerini aldı. İçerden biri olarak madde madde, bazı gözden kaçan, hakkında çıkan haberlerde değinilmeyen taraflarına değinmek istedim bu etkinliğin.Edebiyat Mevsimi 2. İstanbul Edebiyat Festivali

Edebiyat Mevsiminden notlar...

Festivalde 70’e yakın şair, yazar, sanatçı ve akademisyen tam 18 farklı alt faaliyette konuklarla buluştu. Dolayısıyla en babayiğinden birkaç sempozyum hacminde bir iş çıkarmış oldu TYB İstanbul Şubesi.

Festival bu yönüyle aynı zamanda o 70’e yakın ismi okuruyla, takipçisiyle buluşturması bakımından da önemli bir boşluğu doldurdu. İlan edilen onlarca isimden sadece ikisi mazeret belirterek gelemedi. (Bunlar Ahmet Cemal ve Doğan Hızlan. Ki gelememelerinden dolayı pek bir şey kaybedildiğini zannetmiyorum açıkçası.)

Edebiyat MevsimiEtkinliklere katılım gayet iyiydi

“İğne atsan yere düşmez” denebilecek alt etkinlikler Şiir Akşamı, Roman Atölyesi ve 2010 yılında Türk Edebiyatının durumunun değerlendirildiği açık oturumdu. Hiçbir etkinlikte koltukların boş kalmadığını görmek de ayrıca sevindirici idi.

Yukarıdaki maddenin tamamlayanı olarak şunu söylemek TYB İstanbul Şubesi için gurur verici olsa gerek. Her etkinlikte o etkinliği ilgi ile dinleyen, notlar alan, bir an olsun kulağını konuşmacılardan ayırmayan bir kitleye hitap etti konuşmacılar. Bu, hem Edebiyat Mevsimi’nin nitelikli bir kitleye hitap ettiğinin ispatı hem de -genç kitlenin çokluğu itibariyle- aynı zamanda Türk edebiyatı açısından sevindirici bir durum olarak ayrıca not edilmeli. (Bu itibarla festivali takip edenler tek tek takdiri hak ediyorlar. Keşke öyle bir imkânımız olsa. Ama yine de bazı konuşmacılar –mesela Beşir Ayvazoğlu Hocamız- bu ilgili kitleye teşekkür ettiler.)

Gelecek senenin programı belli oldu sanki

Edebiyat MevsimiTakip ettiğim kadarıyla istisnasız her oturum, bittiği yerde tekrar başlayacak gibi bitti. Yani bunun tercümesi şöyle oluyor; oturumlar çok verimli geçti. Her oturumda en az iki konuşmacı dolu dolu sunumlar yaptılar. Soru cevap kısmında izleyicilerden gelen sorular çok iyiydi ve bu da üçüncü festivalin oturum başlıklarını –neredeyse- belirleyecek nitelikteydi.

Yukarıdaki maddeyle bağlantılı olarak şunu söylemek mümkün. Festivalin değerlendirme ve kapanış konuşmasında müjdesi verilen ve tüm tebliğlerin bir arada toplanacağı belirtilen festival kitabının yayınlanacağı haberi, tüm konuşmacıları ve dinleyicileri en az düzenleyenler kadar memnun eden bir gelişme idi.

Festivalin gönüllüleri...

Bu festivalde geri planda yaklaşık 15 gönüllü arkadaşımız çeşitli işlerde görev aldılar. Onlar orada olmasaydı muhakkak bir şeyler eksik kalacaktı. Varlıklarıyla TYB İstanbul Şubesi’ne güç veren ve çoğu Dunyabizim.com’un habercisi bu gönüllü kardeşlerimiz, en azından “yapılacak bir iş var mı?” diye defaaten sormalarından dolayı takdiri hak ediyorlar! (Bu soruyu sevmediğimi o gönüllü arkadaşlarımıza da söyledim. O sorunun sorulması yerine şunun denmesi daha çok hoşuma gider idi: “Biz şunu şunu yaptık –siz söylemeden-. Haberiniz olsun.”!)

Edebiyat Mevsimi 2. İstanbul Edebiyat Festivali

Tüm konuşanlar ve konuşulanları ile Edebiyat Mevsimi (İstanbul Edebiyat Festivali), artık bir marka haline geldi desek inanın abartmış olmayız. TYB İstanbul Şubesi sanırım –etkinlik bazında- bu “marka” olayına biraz eğilecektir. Seneye düzenlenecek 3. İstanbul Edebiyat Festivali daha iyi, daha güzel gerçekleşecektir ümidindeyim. Çünkü çıta epey yükselmişe benziyor.

İsmet Amca meselesi

Bir de son not; “haberin yan başlığıyla haberin içeriğinin ne alakası var” diye soranlara… Daha çok okunsun diye o başlığı attım, bu bir. Malum, İsmet Amca TYB’nin çaycısıdır ve 6 gün boyunca çok yorulmuş ve muhtemelen çok da kızmıştır; dolayısıyla festival öncesi gönüllülerle yaptığımız iş paylaşımında en önemli görevi yani İsmet Amca’yı sakinleştirme görevini ben deruhte ettim, bu iki. “Peki, bu görevi nasıl başardın” diye sorarsanız “o da beni seviyor” diye cevap veririm, bu da üç! O da beni seviyor, derken, -her zamanki gibi- yani, belki, kimbilir, olur ya…

 

 

Mehmet Emre Ayhan içerden bildirmekle kalmadı..!?

Edebiyat Mevsimi 2. İstanbul Edebiyat Festivali

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2017, 12:19
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Emir
Mehmet Emir - 10 yıl Önce

Amacına ulaşmışsın abi. Sırf İsmet Amca'nın ismine ve resmine kanp haberin tümünü okudum. (: Sanırım benim gibiler çok olacakki, güün en çok okunan haberi olmuş bu haber.
Edebiyat Mevsimi hayırlı olssun ümmete..

Tülay
Tülay - 10 yıl Önce

Sert bakışlarının altında dede şefkati taşıyor İsmet amca :-)

Elif Karacan
Elif Karacan - 10 yıl Önce

İsmet abi:) süperdir. o fetvaları olmasa ne yapacağız:):)
az canımıza okumadı festivalde:o

elif genç
elif genç - 10 yıl Önce

İsmet Amca' yı unutmadığınız için Allah razı olsun. onun adı anılmadan yorum tamamlanamazdı. yazarlar birliğinin vazgeçilmez simasıdır kendileri :)

ayşe seçkin
ayşe seçkin - 10 yıl Önce

Efendim yorumlar yazının bel kemiğini oluşturan İsmet amca'ya... :)

ismet amca'yı , çatık kaşlarını hepsinden öte kadife eldivendeki yumruk gibi sözlerini seviyoruz... Ezberi bozan güzel insan... gönlümüzü dayayıp , tebessümlü bir çehre ile ( ki aksi mümkün değil ) kulak vermek gerek ismet amcamıza... :)

Not : Edebiyat mevsimini derleyip toplayıp, yazıya döktüğünüz için teşekkürler..

Deli Bedri
Deli Bedri - 10 yıl Önce

Haberi okuyan herkes İsmet Amcanın İsmet Amca olmadığını biliyor. Sen de işini biliyorsun efendi. Yuttuk sanma...

banner19

banner26