İslam düşüncesi ilahidir ve hikmete dayanır

Esenler Belediyesi Sabri Ülker Gençlik Merkezi’nde devam eden “İslam Düşüncesi Hikmet Okumaları ve Hayata Değerler Gözüyle Bakmak” programı sona erdi..

İslam düşüncesi ilahidir ve hikmete dayanır

 

Esenler Belediyesi Sabri Ülker Gençlik Merkezi’nde, gençlerimizin akıl-beden-ruh bütünlüğünün sağlanması amacıyla kültür, sanat, düşünce, edebiyat,  spor, sağlık, karakter, ahlak alanlarında okumalar, faaliyetler, kulüp çalışmaları ve çeşitli etkinlikler yapılıyor. Yazarlık eğitiminden karikatür derslerine, Osmanlıca, İngilizce, Arapça eğitiminden Kur’an-ı Kerim derslerine, spor kulüpleri faaliyetlerinden el sanatları kurslarına birçok etkinliğe ev sahipliği yapan Sabri Ülker Gençlik Merkezi, Pazar hariç her gün sabah 09:00 ile gece 23:00 arası gençlerimize ücretsiz olarak hizmet veriyor.Esenler Sabri Ülker Gençlik Merkezi

Sabri Ülker Gençlik Merkezi’nde bir süredir devam eden seminerlerden biri de “İslam Düşüncesi Hikmet Okumaları ve Hayata Değerler Gözüyle Bakmak” başlıklı programdı. Geçtiğimiz günlerde sona eren ve Hz.Adem’den günümüze düşünce geleneğimizin geçirdiği evreler, yaşanan tartışmalar ve Müslümanları ilgilendiren yönlerin ele alındığı okuma programında İslam düşüncesi hakkında genel bilgiler paylaşıldı.

Müslüman bir insan Allah’a teslim olurken…

Eğitimci ve yazar Mahmut Balcı, İslam Düşüncesi Atölyesi’nin son programında İslam düşüncesi ile Batı düşüncesinin karşılaştırmasını yaparak şunları söyledi: “İslam düşüncesi ilahidir ve hikmete dayanır. Batı düşüncesi ise beşeridir ve sadece aklîdir. İslam düşüncesi öncelikle vahyi esas alır. Sonra ise aklın ve sezgilerin devreye girmesini ister. Buna karşılık Batı düşüncesi ise vahye inanmadığı için sadece akla ve insanın istek ve arzularına hitap eder.

Bir Müslüman her hareketinde kendisini yani nefsini yaratan Allah’a karşı sorumlu tutar. İlahi menşesi olmayıp hikmete dayanmayan Batı düşüncesine göre ise insan için tek sorumlu otorite insanın kendi nefsidir. Müslüman bir insan Allah’a teslim olurken Batı düşünceli insan ise nefsine teslim olur. Böyle olunca bir Müslüman insan bu dünyada karşılanmayan istekleri karşısında isyan etmez. Tam aksine çalışmaya devam ederken gerektiği yerde tevekkül eder, tefekkür eder, kanaatkâr olur. Batılı insan ise kendisi için cennetin bu dünyadan ibaret olduğunu düşündüğü için her şeyin bu dünyada gerçekleşmesini ister. Elbette Batı dünyasında Hıristiyanlığın ilk haline yakın düşünmeye çalışan bazı vicdan sahibi insanlar içerisinde dünyaya karşı mesafeli davrananlar var. Ancak asıl kitle seküler ve çıkar eksenli düşünmekte.”

Son programda güncel konulara da değinildi. Eğitimci ve yazar Mahmut Balcı bu yöndeki sorulara şöyle cevap verdi: “Dünyada iki düşünce vardır, biri rahmanî diğeri nefsanî düşüncedir. İslam bir düşünce değildir, bir dindir. İslam düşüncesinden kast ettiğimiz şey vahiydir. Müslüman düşüncelerini vahiyden hareketle oluşturur. ‘İslam Batı karşısında yenik düşmemeli ve iyiliklerin bayraktarlığını yapmalıdır’ diyen bazı İslam düşünürlerinin ileri sürdükleri görüşler modern İslam düşüncesi olarak ifade edilir. Artık bir peygamber gelemeyeceğine göre modern dünyanın elçileri Kur’an’a ve Sünnet’e göre hareket eden makul Müslümanlar olacaktır.

Biz Müslümanlar yaşanan haksızlıklar karşısında suya sabuna dokunmuyoruz diyemeyiz. Tam aksine yaşanan sorunlara çözüm bulmak zorundayız. Ancak bunun nasıl olmasına iyi karar vermek gerekir. Aksi halde Müslümanlar başarıya ulaşamaz. Örnek vermek gerekirse yaşadığımız bir şehrin sorunlarıyla ilgilenmek zorundayız. Hz. Muhammed’in, kendisine peygamberlik görevi verilmeden önce Mekke şehrinin güvenliği için kurulan Hılfulfudul olarak bilinen ‘Erdemliler Sözleşmesi’ adlı sosyal dayanışmada yer aldığını görüyoruz.”

Mahmut Balcıİslam düşüncesinin temel hedeflerini iyi bilmek gerekir

Gezi Parkında yaşanan yakma yıkma görüntülerini yerinde gördüğünü belirten Mahmut Balcı, şehirlerin sadece bir görüşün değil her görüşün kendisini ifade edeceği ortak mekânlar olması konusunda ise şunları söyledi: “Madem Beyoğlu bir kültür-sanat çevresi ise o zaman oralarda İslam medeniyetinin kadim eserlerinin de sergileneceği bir yer olmalı. Ancak görüyoruz ki buralarda sadece bir görüşe yer verilmekte. Geçtiğimiz günlerde Taksim'de yaşanan olaylar daha çok ‘68 kuşağının ve aşırı sol örgütlerin yönlendirdiği eylemlere dönüşmüş.  İyi niyetlerle oralarda bulunan gençleri ve vatandaşları eleştirmeye hakkımız yok. Ancak eylemlerin halkın can, mal ve seyahat özgürlüğünü kısıtlamaya dönüşmesine ise yol açmamak gerekir. Göstericilerin meydanları kendileri  için kutsal bir mabet kabul edip başkalarına kapatmaları doğru değil. Oraya gidenlere kızmaya hakkımız yok. Demek ki dindar camia o insanlara ulaşamamış. Bu olaylar vicdan sahibi herkesin daha çok şey yapması gerektiğini göstermektedir.  İnsanlarımız için dışa dönük hizmetlerin yanı sıra içe dönük hizmetlere ağırlık verilmeli. İnsanların ruhlarına ve zihinlerine yönelik çalışmalar yapılması gerekir.

Son zamanlarda yaşanan olaylar bize gösteriyor ki Batı merkezli ideolojik gruplar kendisine ait  bir uygarlık kurmaya çalışıyorken İslam'ı ise saf dışı bırakmak istiyor. Halbuki Batı'nın içinde İslam’a yönelik meraklı bir kitle var. Daha önce katı bir komünist-marksist çizgide olanların Müslüman olduğuna şahit olmaktayız.”

Mahmut Balcı, İslam düşüncesini bilmenin önemi konusunda ise şunları söyledi: “İslam düşüncesinin temel hedeflerini iyi bilmek gerekir. Allah, En’am suresinin 162. ayetinde ‘De ki benim namazım ibadetim hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.’ diyerek bize hayata nasıl bakmak gerektiğini belirtmektedir. Günümüzün Müslüman gencinin bilen, okuyan, araştıran ve aydınlatan bir Müslüman olması gerekir. Buna ise sabretmeden ve fedakârlık yapmadan ulaşılmaz.”

 

İbrahim Satılmış haber verdi

Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2013, 15:21
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13