İnançer Miraç kandilini kutlamıyor, çünkü...

Ömer Tuğrul İnançer Hoca Kubbealtı Vakfında doğru bilinen yaygın yanlışları anlattı.

İnançer Miraç kandilini kutlamıyor, çünkü...

Geçtiğimiz günlerde Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nda Muharrem ayı ve bazı tarihi olayların zamanlamasını konu olan bir söyleşi düzenlendi. Bu programa konuşmacı olarak Ömer Tuğrul İnançer Hoca katıldı. Programda halk arasında doğru kabul edilen birtakım yanlış bilgiler tashih edildi. Ömer Tuğrul İnançer Hoca’nın yaptığı bu konuşmadan aldığımız notlar ise şöyle:

Miraç kandili

Birkaç senedir Miraç kandilini kutlamıyorum. Kutlama telefonlarına ve mesajlarına da olumsuz cevaplar veriyorum. Kutlu olmasının mümkün olmadığını düşündüğüm için kutlamıyorum. Miracın vuku bulduğu yer şuan tehlikede iken bu kutlamayı yapmak içimden gelmiyor.

Müslümanlar Mescid-i Aksa’ya ancak Yahudi polisinden izin alarak girebiliyorlar. Allahü Teala İsra Suresinin birinci ayetinde “Mescidi Aksa’nın etrafını mübarek kıldım” buyuruyor. İşte o mübarek kıldığı yerde şuanda Yahudi postalı var.

Mimar Sinan Üniversitesinde görevli doçent bir arkadaşımla Kudüs’e gittik. Arkadaşım tip olarak Avrupalılara benziyor. Mescid-i Aksa’ya namaza girerken Yahudi polisi çevirdi; “Sen Müslüman mısın?” diye sordu. “Evet” deyince polis inanmadı. “O halde Fatiha'yı oku” dedi. Arkadaşım; “Elhamdü lillahi Rabbil alemin” deyince polis; “Tamam geç” dedi. Arkadaşım “Madem oku dedin sonuna kadar dinleyeceksin lan” dedi surenin tamamını okudu.

Hicri takvim

Hicri takvim Müslümanların kullandığı bir takvimdir fakat hicri takvimin “Müslüman takvimi” olduğu iddiası boş bir iddiadır. Bir dinin kaidesi o dini tebliğ eden peygamberin tebligatı ile sınırlıdır. O tebligat onun alem-i ahirete göçmesiyle biter.

Hicri takvim Resulullah Efendimiz zamanında kullanılmış değildir. Bu Hz Ömer döneminde kullanılmaya başlanmıştır. Hicretin 17. Senesinde Ebu Musa El Eşari Halife Hz Ömer’e bir mektup gönderir: “Elimde sizden gelen iki tane Şaban tarihli mektup var. Bunlardan hangisi önce hangisi sonra karışmış, bu duruma bir çare bulun” der. Bunun üzerine Hz Ömer istişare heyetini toplar ve hicri takvimi devreye sokar. Hz Ömer her işini işten anlayanlarla istişare etmek sureti ile yapmıştır.

Hicri takvimin başlangıcı olarak Efendimiz’in doğum tarihini koyamamışlardır çünkü bu konuda o yıllarda Müslümanlar arasında bir ihtilaf vardır. Efendimizin doğum tarihi 12 Rebiyülevveldir, bunda ihtilaf yoktur ama hala bazı kimselerin buna da itirazı bulunmaktadır. 12 Rebiyülevvel tarihi hem işin uzmanlarının ittifak ettiği bir tarihtir hem de üzerinde pek çok ehlullah ve evliyaullahın kalben onayı olan bir tarihtir.

Hicret Muharrem’de değilÖmer Tuğrul İnançer

Bizim toplumumuz 12 Rebiyülevvel tarihini yalnızca Efendimizin dünyaya teşrifi olarak bilirler oysa ki Efendimiz’in ahirete irtihali de aynı tarihtedir. Hicretin bittiği gün de bu tarihtedir. Hz Ömer hicretin olduğu bu yılı birinci yıl yapmıştır. Fakat muharrem ayında hicret olmuş değildir.

Geçtiğimiz senelerde muharrem ayında Konya’ya gitmiştim. Ayağımda da bir ağrı çıkmıştı. Cuma namazını büyük bir caminin bahçesinde kıldım. İmam; “hicretin gerçekleştiği Muharrem ayı” deyince sinirimden yerimde zor durdum. Namazdan sonra imamın yanına gittim; “Bu hutbeyi siz kendiniz mi hazırladınız?” dedim. “Hayır, müftülükten geldi” dedi, çıkartıp kâğıdı gösterdi. “Peki, siz hicretin Muharremde olmadığını bilmiyor musunuz” dedim. “Hutbe hazır hutbe” falan dedi.

Hicret, 26 Safer Perşembe günü yatsı namazı vaktinden sonra başlar 12 Rebiyülevvel Cuma günü ikindi namazı vaktinde son bulur.

Kâbe kim tarafından yapıldı?

Kâbe’yi Hz İbrahim’in yaptığı gibi bir yanlış bilgi vardır toplumumuzda. Kabe’yi Hz Âdem dünyaya gelmeden önce melekler yapmıştır? Sonra yıkılmıştır Amelika kavmi tarafından bir daha yapılmıştır. Sonra tekrar Kâbe yıkılmış ve yeri kaybolmuştur. Cebrail aleyhisselam’ın tespiti ile Kabe Hz İbrahim tarafından yeniden yapılmıştır. Bu tarihten sonra Kâbe’nin yeri bir daha kaybolmamıştır. Yine bu tarihten sonra tavaf bir an bile durmamıştır. Hani lise tarih kitaplarında sarhoş diye yazılan, koç dövüştüren diye tanıtılan 4. Murat var ya onun zamanında da Kâbe yeniden inşa ettirilmiştir.

İsim koyarken dikkat edin

“Şevval” diye çocuklarımıza isim konuluyor, bundan vazgeçin, bu güzel bir manada değildir. Develerin kuyruk kaldırma zamanına yani üreme zamanına şevval denir. Bir de “Aleyna” diye isim koyuyorlar. Bir de “Hocam Kur’an’da var” diyorlar. Kur’an’da var diye isim konulmaz. “Aleyna”; “Den dolayı” demektir. (editör düzeltisi: "Üzerimize" olmalı, yanlış not alınmış olabilir, ) Kur’an’da “Kezban” da var ama manası “yalancı” demek. Farsça aslı olan “Kezzi Banu” yani “Saygıya layık olan yüksek kadın” denilse olur.

Yılbaşı putperest âdetidir

Miladi takvime göre yılbaşında yapılan kutlamalara da çok itiraz ediliyor. “Hıristiyanların yılbaşı” falan deniliyor… Hıristiyanların olsa şükredeceğiz fakat yılbaşı Hıristiyanların değil putperestlerin yılbaşısıdır. Bildiğiniz gibi putperestlerle kitabiler arasında bir çatışma olduğunda Müslümanlar kitabileri tutarlar. Sureyi Rum’un tefsirine bakarsak Bizans-İran savaşında Ehli Kitabı tutma yükümlülüğümüz olduğunu orada okursunuz. Ehli kitap bize putperestlerden daha yakındır.

Hz İsa 25 Aralık'ta dünyaya gelmiştir. Anadolu’daki Hıristiyanlar merasimlerini bu tarihte yaparlar. Hz İsa, Hz Meryem’in sırtından dünyaya gelmiştir. Bildiğiniz doğum hadisesi yoktur. Hz Meryem anne olmakla da bakiredir.

Cahiliye algısı da yanlış

Biz cahiliye deyince ilimden, irfandan mahrum okuduğunu bile anlamayan, âlim olmayan cahil insanların olduğu bir dönem olarak anlıyoruz. Hayır, öyle değil... Üç buçuk saat irticalen şiir okuyabilecek kadar sözlü kültüre sahiplerdi. O dönem şartları içinde ciddi bir kültür birikimleri vardı. Onların cahilliği ise Allah’ı doğru düzgün bilmemelerinden kaynaklanıyordu. Efendimiz bilmeyen bir topluma değil bilen bir topluma hitap etmiştir. Mesela “Hac bilinen aylardadır” ayetini buna delil getirebiliriz. O toplum eskiden beri hacın ne zaman yapıldığını bilen bir toplumdur. “Allah katında ayların adedi on ikidir, bunların dördü muhteremdir” bu ayette de bu dört ay zikredilmemiştir. Çünkü bu toplum bu dört ayı bilmektedir.

Hz Hüseyin’in şehadeti

Muharrem ayı Hz Hüseyin’in şehadet ayıdır. İlkokul müsameresi seviyesinde Hz Hüseyin’in şehadetini anlatan programlar yapmak, ağlama geceleri tertip etmek marifet değildir. Hz Hüseyin Efendimizin niye şehit olduğunu anlamaktır marifet… Fakirin kanaati odur ki Hz Hüseyin zalime eyvallah etmemek için şehit olmuştur. Veliaht olarak tayin edilen Yezid’e biat etmemiş ve bunun bedelini de başı ile ödemiştir.

Hz Hüseyin’in şehit edildiği Kerbela bir çöl değildir. Dicle nehrinin en geniş aktığı, sulak verimli bir yerdir. İşte bu kadar suyun olduğu bir yerde Hz Hüseyin’e ve ailesine su verilmemiştir.

 

Aydın Başar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2011, 00:08
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yusuf Özdağ
Yusuf Özdağ - 8 yıl Önce

Kudüs işgal altında olmasa demek ki Miraç Kandilini kutlayacak Tuğrul Hoca.. Miraç hadisesi varda Kandili var mı ????

denene celeke
denene celeke - 8 yıl Önce

Konuşmayı yapan hocamıza ve konuşmayı bu sayfaya taşıyan arkadaşımıza teşekkür ediyorum. ezber bozmak ifadesi bu yazıyla o kadr çok yerini bulmuş ki...

Kelim Cemil
Kelim Cemil - 8 yıl Önce

Yusuf Özdağ, kandil diye bir şey olur mu hiç? Hepsi bidat onların. Hepsi Efendimizden sonra çıkmış ve ondan sonra çıkan her şey bidattir. Hatta ben o zamanlar elektrik yok diye mum ışığıyla aydınlanıyorum ve internet kullanmıyorum. Bir kere kullandım o da şimdi. Allah affetsin inş...

mahony
mahony - 8 yıl Önce

Yav babacığım get Allah ını seversen..kafa mı buluyorsun bizimle..heralde evinde tek katlı 12 m2 kerpiçten ve üzeri hurma dalları ile kapalıdır değil mi...hiç güleceğim yoktu..senin gibi düşünenlerde ayrı bir cinsiniz heralde

emre
emre - 8 yıl Önce

KelimCelim şahsında kandil merasimlerini bid'at addedenlere söylüyorum: Bid'at-i hasene ve Bid'at-i seyyie şeklinde ikiye ayrılır. Nassa muhalif olmadığı müddetçe yapılan şeyler bid'at-ı hasaneye dahildir. Hatta nassa muhalif olmayan beşeriyet için alınan kararlar da şeriat kaidesidir (mesela kırmızı ışıkta geçmek haramdır). Eğer Resullah Efendimiz (sav)'den sonraki her şey bidat olsaydı mushaf-ı şerifleri toplatmamız, minareleri de yıktırmamız gerekirdi. Bunları fehmediniz.

Okuyucu
Okuyucu - 7 yıl Önce

Sayın yetkili kabeyi Hz.İbrahim ile oğlu Hz.İsmail tarafından yapıldığını iddia ediyorsunuz. Bu dediklerinize Kurandan deliliniz nedir? Bakara/"127 ayette Hz.İbrahim ile oğlu Hz.İsmail'in Allh (CC) tarafından insanlığa gönderilen ancak zamanla hurafe-batıl inanç karıştırılan tevhidin gerçek temellerinden yeniden canlandırıldığı inşaa edildiği yazar.Yoks Hz.İbrahim dört duvardan oluşan bir bina inşaa etmediki. Kabe yeryüzünde Allah'ın evi olabilirmi? Bu inanç pagan zihniyetinin uzantılarıdır.

banner19

banner13