İmanımızı kuvvetlendirmek lazım dedi

Fatih Pala Mevdudi’yi rüyasında görmüş. Kendisiyle sohbet etmiş.

İmanımızı kuvvetlendirmek lazım dedi

 

Geçen gece, rüyamda Mevdudî’yi gördüm. Evet evet yanlış okumadınız, rüyamda Pakistan’ın gelmiş geçmiş en kıymetli müminlerinden, âlim-mücahid-dava adamlarından; fikirleriyle kıtaları etkisi altına alan mümtaz şahsiyet Ebu’l âlâ el Mevdudî (rahmetullahi aleyh) ile rüyamda muhatap oldum. Muhabbet ettim; muhabbet, ama hem de ne muhabbet!

O, 1979 Eylül’ünde dünyaya son selamını verip ebediyete gülümsediğinde, benim daha esamim bile okunmuyordu. Demek ki sevince insan, rüyada da olsa buluşabiliyormuş, ölüm görüşmeye engel teşkil etmez imiş. Bu rüya şeytanî değildi; inşallah rahmanî muhteva taşıdığı ümidindeyim.

Kendisi kalabalık bir meclis içindeydi. Bir program için gelmiş belli ki! Yaklaştım yanına, selam verdim ve elini öpmek istedim. İzin vermedi, hızla çekti yumuşacık ellerini ellerimin arasından. Ve öyle süzdüm durdum, bu derdi dağlardan büyük adamı.Mevdudi, Dört Terim

Acaba âlim olmak böyle bir şey miydi?

Sordum kendine “Neden artık kitap yazmıyorsunuz?” diye. Bana “İmanımızı kuvvetlendirmemiz lazım.” cevabını verdi. Gözlerinin içine baktım ve bu sözünü düşünmeye başlamışken dalıp gitmiştim. Bu iman ve eylem adamı nasıl hâlâ imanının kuvvetli olmadığını söyleyebilir? Hem ‘Neden artık kitap yazmıyorsunuz?’ sorusunun cevabı bu muydu ki? Zihnimde o kadar çok soru rüzgârı esti ki; hiçbirine hakkıyla yanıt bulamamıştım. Kendi kendime dedim ki: Galiba kuvvetlenmesi gereken iman kendisininki değil, bizimkisi. Kinaye vardı o sözünde...

Sonra bir ricada bulundum: “Üstadım!” dedim, “Sizin kitapları Ahmed Asrar çevirmesin. Türkçeyi tam yansıtmıyor dili. Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı adlı kitabınızı onun için hakkıyla anlayamıyorum...” Ne cevap verdiğini şimdi hatırlamıyorum ama, ben gerçekten rüya görüyordum!

İri cüsseli, tamamı aklaşmamış gür saçı ve sakalı vardı. Bir ara hızlıca dışarı çıktığını gördüm. Ve ardından koşup onu izlemeye koyuldum. Bahçeli bir evden içeri girmişti. Bahçedeki kocaman bir çınar ağacının hemen altında kurulmuş olan ocağın üstündeki çaydanlıktan kendine çay aldı ve ev sahiplerinden çayı için şeker istedi. Hayretler içerisinde onu izliyordum. Acaba âlim olmak böyle bir şey miydi? Çekinmeksizin ve gayet rahat bir şekilde aş’a ortak olmak mıydı?

Mevdudi, İslam DavetçilerineDavetçi kimliğe haiz olmak öyle gelişigüzel olmuyor

Ve sonra uyanmıştım... Mevdudî (rahmetullahi aleyh) neden rüyama girmişti; bunu sorup durdum kendime. Bir kaç sebep oluştu kafamda; ama en baskınının şu olduğunu düşündüm: 6 Ekim 2012 Cumartesi günü Kayseri İlim Hikmet Vakfı’nda, üniversiteli hanım kardeşlerimizin düzenlediği kitap panelinde 6 değerli ismin birer kitabı değerlendirmeye alınmıştı. O isimler şöyleydi: Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Ramazan Kayan, Mustafa İslamoğlu, Seyyid Kutup ve Ali Şeriati. İsimlere ve kitaplara takılıp kalmıştım. “Bunların içinde Mevdudî neden yok?” sorusunu yüreğimde büyüterek sormuş olmamdan kaynaklandı sanıyorum rüya meselesi.

Ufak sebep olarak da, son günlerde Dört Terim’i tekraren ve tâ Nisan 1989’da Dünya Yayınları’ndan beşinci baskısı yapılmış olan İslam Davetçilerine’yi okumamı görüyorum. Dört Terim hakkında cümleler düzmeye gerek görmüyorum; zira onu tanımayan kalmamıştır düşüncesindeyim. Ama İslam Davetçilerine eseri, kelimenin tam manasıyla, tüylerimi diken diken ediyor. Davetçi kimliğe haiz olmak öyle gelişigüzel olmuyor ve rahat kazanılmıyor imiş.

Ben, bu rüyamı çok sevdim. Yaşarken görmemiz nasip olmayan, eserleriyle şuurlanma bahtiyarlığını kazandığımız, bu hem âlim hem de mücahid Müslümanla, en azından rüyada buluşmak muhteşem bir duyguydu. Her ne kadar Peygamber (aleyhissalatu vesselam)’ı rüyamızda göremesek de, sanırım varislerinden birini görmek de yabana atılacak bir sevinç olmasa gerek.

Rabbimden bana ve cümle kardeşlerime hep böyle güzel rüyalar göstermesi için dua ediyorum. Bilmek gerekir ki, “rüyalar gerçeğin ham maddesiymiş.”

 

Fatih Pala yazdı

Yayın Tarihi: 15 Ekim 2012 Pazartesi 15:10 Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2012, 06:38
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ömer Ali
Ömer Ali - 9 yıl Önce

Uyurken de boş durmazsın, bilirim abi :)

banner26