II. Edebiyat mevsimi bitti!

II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi büyük ödül töreniyle sonlandı. Ödül töreninin satır araları bu haberde..

II. Edebiyat mevsimi bitti!

Bu yıl Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nin ikincisini düzenlemiş olduğu Edebiyat Mevsimi’nin ödül töreni için Fatih Belediyesi’nin Topkapı Sosyal Tesisleri’ndeydik… İçerde güzel bir atmosfer vardı. Ödül töreninden önce yemekte birçok kültür adamı aynı sofrayı paylaştı. Rasim Özdenören, Ali Ural, Ömer Erdem, Asım Gültekin, Cahit Koytak, Hüseyin Akın, Beşir Ayvazoğlu, Cevdet Karal, Mehmet Doğan, Enver Ercan, Sevinç Çokum ve daha bir çok isim…

II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni

Her masada ayrı bir sohbet konusu vardı. Bir yandan yemekler yeniyor bir yandan da sohbet demleniyordu. Yemek sonrasında Ali Ural konuşmasında Edebiyat Mevsimi ödüllerinin verilme gerekçesini anlattı. Akabinde ilk olarak roman büyük ödülünü alan Sevinç Çokum’a ödülü takdim edildi. Sevinç Çokum ödülden duyduğu memnuniyeti dile getirerek kısa bir konuşma yaptı. Sevinç Çokum’dan sonra öykü büyük ödülünü alan Rasim Özdenören sahneye çıktı. Rasim Özdenören’in konuşması ödül alanlar içinde en uzun ve dikkat çekici olanıydı. Kendisinden sonra ödül takdimi için sahneye çıkan Beşir Ayvazoğlu ve Enver Ercan’da Özdenören’in konuşmasıy ilintili birer küçük ölçekli konuşma yaptılar…

Rasim ÖzdenörenPeki Rasim Baba ne dedi?

Özdenören ilk olarak kendisini yakından görenlerin daha iyi bileceği sahici mütevazılığiyle böyle bir ödüle layık olup olmadığını söyledi. Ardından da sıcacık bir konuşma gerçekleştirdi. İyi bir kitabın kapağını kapatmış gibi hissettim Özdenören konuşmasını bitirdiğinde açıkcası… Kendisine hayret eden bir adam vardı karşımızda. Acaba bu yaşa gelen adam ben miyim, diye soruyordu kendi kendine. 1950’li yıllara gittiğini söylüyordu bu ödülle birlikte. İlk öykülerini dergilere gönderdiği o yıllara.

II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
II. Edebiyat Festivali Edebiyat Mevsimi Büyük Ödül Töreni
Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın

Çok zaman olduğu gibi yine güzel bir anısını paylaştı bu konuşmada Özdenören. Lise yıllarında Varlık Dergisi’ne öyküler gönderirken ev ve okul adresini niçin mektupta belirtmediğini anlattı bizlere. Mektupta görünen adreste lise adresini verse “lise birinci sınıfa giden birinin her tarafı yazı olsa ne çıkar” diye düşünülüp öyküleri okunmadan bir kenara atılacak ona göre. Ya da aynı şekilde ev adresini yazsa durum  aynı olacaktır.
İlk gençlik yıllarında yazdığı ve gönderdiği yüzlerce öyküden sadece bir kaçı yayınlanmıştır. Bu sebeple bu öykülerden sadece göndermediği ona yakın öykü elindedir. Bunların da İz Yayınları tarafından yayınlanma durumu söz konusudur önümüzdeki günlerde…

Rasim Özdenören daha bir sürü değerli şeyden bahsettiği konuşmasını sonlandırdıktan sonra deneme büyük ödülünü için Beşir Ayvazoğlu geldi sahneye. Ayvazoğlu’nun ilk sözleri “layık mıyım bu ödüle, ondan şüpheliyim” oldu. Akabinde de ödülle ilgili düşüncelerini ortaya bir soru işareti koyarak anlattı. Özdenören’in konuşmasıyla ilintili olarak geçmişte yazdığı bir çok metinle karşılaşmaktan çekindiğini anlatan bir konuşma yaptı. Gençlik yıllarında yazdıklarını gördükçe rahhatının kaçtığını dile getirdi. Ve asla Özdenören gibi 16’lı yaşlarda yazdığı yazıları bugün kitaplaştırmayacağını söyledi.

Ülkü Tamer gelemedi!

Şiir ödülünü alan Ülkü Tamer ulaşımla ilgili bir aksaklıktan dolayı törene gelemedi. Onun yerine Varlık Dergisi Yayın Yönetmeni Enver Ercan ödülü aldı, kendisine takdim etmek üzere… Verilen alem ödülünü çok beğendiğini söyleyen Ercan esprili bir kısa konuşma gerçekleştirdi. Bu ödülden almak istediğini söyleyen Ercan, bu ödülü de Ülkü Tamer’e vermekte tereddüt edeceğini söyledi. Özdenören’in ilk öyküsünün Varlık’ta yayınlandığını da vurgulayan Ercan konuşmasını bitirdi.

Tören sonunda da ayak üstü güzel sohbetler gerçekleşti. Hava biraz soğumuş ama ortamın sıcaklığı bunu pek hissettirmemişti. Program sonrasında da Rasim Özdenören’le birlikte pek çok önemli isim Kızlarağası Medresesi’nde güzel bir akşam çayı içerek sohbet ettiler. Biz de naçizane ordaydık…

Fotogaleriye göz atmak için tıklayın



Besim Bal haber verdi

Fotoğraflar: Bünyamin Yılmaz

Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2010, 13:15
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa
mustafa - 10 yıl Önce

biz de orada olmak isterdik ama bu mümkün olmuyor. iyiki varsınız da bu güzel haberleri okuyabiliyoruz..

banner19

banner13

banner26