İçimizde bir Musa bir de Firavun var

Prof. Dr. İrfan Gündüz Bursa'da insanın kendisiyle, toplumla ve Allah ile olan ilişkisine dair bir sohbet gerçekleştirdi. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor..

İçimizde bir Musa bir de Firavun var

 

Prof. Dr. İrfan Gündüz, Türkiye’de yerli düşüncenin inşa edilmesinde emeği çok olan insanlarımızdan biri. Akademisyen kimliğinin yanında, bir ara siyasete de ilgi duyan Prof. Dr. İrfan Gündüz, bir dönem milletvekilliği de yaptı. Prof. Dr. İrfan Gündüz, bilim adamı kimliğiyle Birlik Vakfı Bursa Şubesi'nin konuğu olarak insanın kendisiyle, toplumla ve Allah ile olan ilişkisine dair bir sohbet gerçekleştirdi 7 Mart Cuma gecesi. Günahsız yağmur damlalarının gökten yere süzüldüğü bereketli bir geceydi o gece. Dinleyici ilgili ve meraklıydı. Politika anlamında değil de insanı ve topluma yönetme anlamındaki siyaset, ana konusuydu Prof. Dr. İrfan Gündüz’ün.

Kitlenin parçası olmak, kötülük yapma isteğine yol açabilir

Prof. Dr. İrfan Gündüz, “Siyaset nedir ve siyaset neden önemlidir?” sorusunu sorarak başladığı sohbetini şu sözlerle sürdürdü: “Öncelikle siyaset, particilik değildir. Particilik bize Batı’dan gelmiştir ve aslında toplumu kamplara ayırmaktadır. Arapça bir kelime olan siyaset, ‘Vahşi hayvanları evcilleştirme’ anlamına gelmektedir aslında. Siyasetin sosyal olaylarla ilişkisini anlamak için bir terimin anlamını daha bilmeliyiz. O terim de, kitle terimidir. Kitle, bilinçsiz bir şekilde ve kendiliğinden bir araya gelen insan yığını demektir. Kitlenin bir parçası olan insanlar, tek başlarınayken yapamayacakları şeyleri kitlenin parçası olduklarında yapma cesareti bulur. Bu da genellikle daha çok kötülük yapma, yakıp yıkma, yağmalama isteği şeklinde insanda tezahür eder. Kitlede yer alan insanlardaki nefs, bu şekilde uyanıp harekete geçebilir. İşte kitlede bulunan bu kötülük yapma enerjisi yüzünden topluluğu yönetmeye siyaset denmiştir. Siyaset, o büyük enerjiyi iyiye kanalize etme işidir aslında.”

Musa ve Firavun kıssası hep tekrarlanıyor

Toplumsal olaylar, insan psikolojisi ve siyaset ilişkisini bu şekilde tanımlayan Prof. Dr. İrfan Gündüz, bu durum karşısında İslam’ın ne önerdiğini İmam Gazali’ye atfen şöyle anlattı: “Gazali, nefsi ikiye ayırır. Bunlardan ilki ve bir anlamda diğerinin de gerekçesi olan, siyaset-i nefstir. Bu nefs, önce insanın kendisinin ve sonra da ailesinin enerjisini olumlu, güzel yönde kullanma siyasetidir. Yani, kişinin öncelikle kendisi ve ailesinin terbiyesiyle meşgul olmasıdır. Bu siyaset, farz-ı ayndır. Bu olay, Resulallah’ın 'Küçük cihattan geldik, büyük cihada gidiyoruz.' hadisiyle daha iyi anlaşılabilir. Yine bu siyaseti açıklarken Mevlana, ‘Musa ve Firavun kıssası yaşanıp bitmiş bir olay değildir. O olay, her insanın kendi bünyesinde durmadan tecelli etmektedir.’ der.

Bir yanımız melek, bir yanımız…

İnsanın karmaşık bir varlık olduğunun altını çizen Prof. Dr. İrfan Gündüz, insanda hem iyinin hem kötünün, hem güzelin hem çirkinin bir arada olduğunu söyleyerek kalbimizin de iyi-kötü çatışmasından uzak kalmadığını şu sözlerle açıkladı: “Kalbin yarısı meleksi, diğer yarısı da hayvani özellikler taşır. Bu özellikler kalpte sürekli bir iktidar savaşı içindedir. Zaten insan bu savaşın muhatabı olduğu için yüce bir varlık olabilmekte ve yine bu muhatap oluştan dolayı da aşağıların en aşağısı derecesine düşebilmektedir. Mevlana ‘İçimizdeki Firavun’u boğup Musa’ya sahip çıkmalıyız.’ der. İçindeki Firavun’u boğan insan, meleklerden üstün olabilir.”

En iyiye özenir her varlık

Prof. Dr. İrfan Gündüz, İbn-i Arabî’nin, sadece insanın değil aslında her varlığın kendisinden bir üstte olan varlığa özendiğini ve onun gibi olmaya çalıştığını 'tekâmül' kavramını açıklarken anlattığını söyleyerek normal olanın da bu olduğunun altını çizdi. Ama bazı insanların, mesela Türkiye’deki ana akım medyanın bu tekâmülü tersine çevirmeye çalıştığını söyleyen Prof. Dr. İrfan Gündüz, geçmiş yıllarda böylesi önemli alt üst oluşlarda uyarıcı olarak peygamberler gönderildiğini ama artık peygamber gelmeyeceği için bu işleri diğer insanların yapması gerektiğini söyleyerek bu anlamda İmam Gazali’nin siyaset-i hariciye kavramını açıkladı: “İmam Gazali, ikinci siyaset olarak da siyaset-i hariciye vardır, der. Bu siyaset, kendimizin dışındakileri yönetme sanatıdır. Bu siyaset, çevremizden başlayarak dalga dalga yayılır ve tüm toplumu kuşatır. Ama burada ince bir husus var: Unutulmamalı ki kendisi iyi olmayan, başkasını da iyi edemez. O yüzden kişi önce kendisini iyi etmelidir. Bu anlamda Allah 'Siz kendinizi düzeltmedikçe Allah da sizi düzeltmez' demektedir.

Kendini iyilikle meşgul et

Kadim bilginlerimizin bu konulara kafa yorup çözümler ürettiğini belirten Prof. Dr. İrfan Gündüz, İmam Şafi’nin bir öğüdüyle konuya açıklık getirdi: “İmam Şafi öğrencilerine bir öğüdünde ‘Kendinizi sürekli iyi şeylerle meşgul ediniz yoksa nefs sizi kötü şeylerle meşgul eder.’ diyerek insanın sürekli olarak içindeki Firavun’a göz kulak olması gerektiğine dikkat çeker. Yine o, zamanın önemine de dikkat çekerek ‘Zaman bir kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser.’ der. Allah, toplumun değişiminin bireyin değişimine bağlı olduğunu söyler. Bu yüzden her birey de kendisini değiştirip geliştimelidir.

Osmanlı, toplumda denetimi sağlamak için her meslek sahibinin kendi mesleğini ifade eden giysilerle dolaşmasını zorunlu kılmıştı. Böylelikle hem o meslek sahipleri ahlaki bir yanlışa düşmekten uzak duruyor, hem de onları gören meslektaşları, bir yanlışa düşmekten uzak duruyordu. Bu durum, toplumun değer yargılarını koruyup bir kolektif şuur oluşturuyordu. Günümüzde bu değer yargılarına sahip çıkmak için STK’lar var. Bu alanda hepimize bir görev düşmektedir çünkü unutulmamalı ki ‘Hakkın üstünlüğü için çalışmamak, meydanı boş bırakıp batılın meydanı doldurmasına izin vermek’ anlamına geleceği için dolaylı olarak batıla hizmet riskini taşır. Artık toplumu uyaracak peygamberler de gelmeyeceği için uyarıcılık görevi hepimizindir ve bu uyarıcılığa da önce kendi nefsimizden başlamalıyız.”

İrfan Gündüz’e, güncel olaylarla da ilgili sorular yöneltildi sohbetinin sonunda. Bu güncel olayları sahip olduğu ilmi-siyasi birikimle açıklayan Gündüz’e, soru cevap faslından sonra vakıf yöneticileri tarafından Vakfın plaketi sunuldu.

 

Ahmet Serin bildirdi

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2014, 14:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13