banner17

İbn-i Sina'nın ruh kasidesini anlattı

İbn-i Sina, tıp alanındaki çalışmalarının yanında büyük bir şair… Tıp çalışmalarında dahi şiirsel bir dili tercih etmiş.

İbn-i Sina'nın ruh kasidesini anlattı

 

Bu hafta Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde Prof. Dr. Mahmut Kaya Hocamız ruhu ve bu bağlamda İbn-i Sinâ’nın ‘Ruh Kasidesi’ndeki ruh tasvirini bizlere anlattı. Aklı ruha seferber eden bir söyleşi gerçekleşti.

Mahmut Hoca sözlerine ‘Bismillâhirrahmanirrâhim’ diyerek başladı. İbn-i Sinâ’nın Ruh Kasidesi’ni merkeze alarak, ruh üzerine bir sohbete girişti. Ruh probleminin her insanın problemi olduğunu söyledi. Kadim felsefenin, metafiziğin en temel sorununun ruh olduğuna değindi. Sürekli olarak ruhun ne olduğuna dair teoriler üretildiğini, fakat bu teorilerin hiç birinin ruhun mahiyetini çözmeye yetmediğini söyledi. 19.yy’da materyalizm ve pozitivizmin ruhu reddettiğine vurgu yaparak ekledi: “Onlar ‘görmediğimize inanmayız’ diyerek ruhu reddettiler, eşyaya önem verdiler. Her şeyi maddeye bağladılar. Hâlbuki insan, ruh ve bedenden oluşmuş bir varlıktır. İnsanı insan yapan onun bedeninden çok ruhudur. Bir şeyin mahiyetini kavrayamadığımızda ona yok diyemeyiz.” Mahmut hoca, “Allah bile inanıp inanmama özgürlüğünü insana bırakıyor, inanmayan ateistler, materyalistler kendileri düşünsün, bunu seçiyorlarsa akıbetine katlanacaklar” dedi.Mahmut Kaya

Sınırlamalarla sanat yapılamaz

Bizim kültürümüzde ruh ve edebiyatın paralel bir şekilde ilerlediğini, ruh kavramı üzerinden zengin bir edebiyat oluştuğunu belirten Kaya, “eğer sanat ve edebiyattan metafiziği dışlarsanız, sanat ve edebiyat yapamazsınız” diyerek sözlerine devam etti. Sanat ile metafiziğin bağını şöyle açıkladı: “Şair engin ufuklar arar. Varlığın ötesine geçmek ister. Ulaşabildiklerini değil, ulaşamadıklarına ulaşmaya çalışır. Herkesin bakıp da göremediği, görüp de anlayamadığı şeyleri anlatmak ister. İnsanlığı maddenin dar çerçevesinde tutarsanız, insanı sınırlamış olursunuz, sınırlamalarla sanat yapılamaz.”

İslam inancında ruhun bedenden önce var olduğunu, ruhlar âleminde önce ruhların yaratıldığını söyleyen Kaya, İslam felsefesinde buna emir âlemi dediklerini belirtti.

‘Sana ruhtan sorarlar’

Aynı zamanda şair olan Prof. Dr. Mahmut Kaya kendi yazmış olduğu ‘Ruh ürpertileri’ şiirini okudu: “Rüzgâr mısın nefes mi?/ Maveradan bir ses mi?” Bu dizelerdeki anlamı ise şöyle açıkladı: “İlk çağdan itibaren filozoflar, ruhla nefes arasında bir ilişki kurmuşlardır. Son nefes çıkınca ölüm gerçekleşiyor. Nefesle ruh arasında gözleme dayalı bir bağlantı kurmuşlardır. Dünyada ruhu ifade eden kelimelerin Mahmut Kayanefesle bağlantılıdır.” Kur’an’ın ruhla ilgili neler dediğine de değinen Mahmut Kaya, “sana ruhtan sorarlar, ruh Rabbi’nin emrindedir (katındadır). Bu konuda size çok az bilgi verildi.” ayetleriyle ilgili şöyle bir açıklama yaptı: “Ruhun içeriğini çözmemiz zaten bizden istenmiyor. Eğer Allah bunu bilmemizi isteseydi anlatırdı. Anlatmamasında da bir hikmet vardır.” Bu konu hakkında bilgi verilmemesinin sebebine de “idrak sınırlarımızı çok aştığı için” gerekçesini kullandı.

Yine kendi yazmış olduğu şiirden bir bölümü okudu Mahmut Kaya: “İlahi bir emirsem bu aczime ne dersin/ Söylersin sessiz sözsüz, nasıl görürsün gözsüz/ Sensiz beden bir heykel/ Donuk ve özsüz…” Mahmut Hoca’nın şiirinde de anladığımız gibi ruh ve beden arasında hem samimi hem de keskin bir ilişki söz konusu. Yukarıdaki dizeleriyse şöyle açıklıyor: “Son nefesimizi verdiğimizde ruh bedeni terk eder. Beden ruhsuz sadece bir cesede dönüşür. Suratında, gözlerinde bir ifade bulamazsınız. Çünkü o bedene hareket, yaşam veren ruhtur.”

Tıp çalışmalarında dahi şiirsel bir dili tercih etti

Mahmut Kaya, bu sözlerin ardından kısaca İbn-i Sinâ’dan ve eserlerinden bahsetti. İbn-i Sinâ’nın sadece tek bir noktada kalmadığını, ancak tüm yollarını varlıkta bütünleştirmeye çalıştığını söyledi. Tıp alanındaki çalışmalarının yanında büyük bir şair olduğunu, tıp çalışmalarında dahi şiirsel bir dili tercih ettiğini sözlerine ekledi.

İbni-i Sinâ’nın şairliğini, şiirinin içeriğini de ‘Ruh Kasidesi’nde görebileceğimizi söyledi. İbn-i Sinâ’nın ‘Ruh Kasidesi’ni şöyle tanımladı: “Ruhun ezeli âlemden dünyaya inişi, hayat macerasını yaşaması ve tekrar kendi hayatına dönüşü.” ‘Ruh Kasidesi’nde İbn-i Sina’nın insanı güvercinle özdeşleştirdiğini ve onun üzerinden insan hayatına, dünyasına, ruhuna atıflarda bulunduğunu söyledi. Mahmut Kaya, kendisinin Türkçeleştirdiği ‘Ruh Kasidesi’nden bazı bölümleri okuyarak programa son verdi. Prof. Dr. Mahmut Kaya bu çevrilmesi nispeten zor olan Ruh Kasidesi’ni öyle güzel çevirmiş ki dinleyen herkes ürperdi adeta. Ruh kasidesi, ruhlarımızı bir kasırgada bıraktı. Seminer derin ve etkileyiciydi.

 

Sevde Kaya haber verdi

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2012, 01:39
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20