Hz. Peygamber insanı nasıl terbiye ediyordu?

Bayrampaşa Konuşmalarında kürsüde Hadis profesörü Zekeriya Güler vardı.

Hz. Peygamber insanı nasıl terbiye ediyordu?

 

Günümüzde birçok eğitim metodu söyleniyor ve deneniyor. Fakat Peygamber Efendimizin bu konudaki bilgisine başvurulmuyor. Bayrampaşa Konuşmalarında kürsüde İstanbul Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Hadis profesörü Zekeriya Güler bizleri bu konuda aydınlattı.

Terbiye kelimesinin günümüzde eğitim kelimesine tekabül ettiğini, talim-terbiyenin de eğitim- öğretim anlamına karşılık geldiğini söyleyerek kelime anlamları üzerinden konuya bir giriş yaptı Zekeriya Hoca. Öz tefsir âlimleri eğitimi kademeli olarak bir şeyi kıvamına ulaştırma olarak tanımlamışlardır. Aşamalı olarak kemal noktasına, zirveye ulaşmak esas alınmıştır. Bu aşamalarda öğretenin etkisinin çok büyük olduğunu söyledi. ‘ Ben muallim olarak gönderildim’ , Hadisi Peygamber Efendimizin öğretmenliğe büyük anlam yüklediğini bizlere gösteriyor.  Hz. Muhammed’in öğreticiliğinden bahsedildiği Bakara Suresi 129. Ayette Hz. İbrahim ve İsmail’in Kabe’ yi inşa ederken ettikleri duayı aktardı.

Sünnet nedir?

Sünnet kelimesinde yöntem, yaşayış, süreklilik anlamları vardır. Peygamber Efendimiz devletin komutanı, hatibi, imamı, önderi ama tüm bunlardan önce O kendisini öğretmen olarak tanıtıyor. Tefekkür ve ilim müzakerelerinin yapıldığı yer arasında ikinci olanı tercih eder. Peygamber efendimiz Arap Dili ve Edebiyatına vakıftı. Bütün Arap Lehçelerini ince noktasına kadar bilirdi. Bu maharetinin Allah’tan geldiğini söylerdi. Zekerşya Hoca buradan anlamamız gereken bir diğer noktanın Peygamber efendimizin filolojik anlamda üstünlüğü olduğunu söyledi.

Peygamber Efendimizin ahde vefa konusunda çok duyarlı olduğunu ve eğitimde bunu çok önemli olduğunu belirtti Zekeriya Güler. Hz. Hatice validemizin vefatında taziyeye gelen en yakın arkadaşı olan hanıma kendi minderini vermiş ve tanımayanlara ‘Bizim Hatice’nin çok yakınıydı. Hatice çok severdi. Ben de ona hürmet gösteriyorum. Ahde vefa imandandır.’ der. Peygamber Efendimiz atalarına bağlı bir insandı. Hz. İbrahim’ i ve İsmail’ i çok anardı. Salli Barik duasında da ümmetine unutturmayacaktır. ‘Allah’ım İbrahim’i ve İsmail’i bereketli kıldığın gibi Muhammed’i de bereketli kıl’ buradaki bereketli kelimesinin üzerinde durdu Zekeriya Hoca. Bu mealin zayıf olduğunu belirtti ve ekledi. ‘Allah’ım Muhammed’in zikrini, şeriatını, davetini ilelebet sürdür. Muhammed’i bereketli kıl, onun taraftarlarının sayısını çoğalt’ şeklinde açıklayıp duaların meallerinin düşünceleri şekillendireceğini söyledi.   

Peygamberin eğitim metodu

Peygamber Efendimizin eğitimde kullandığı otuz yöntemin bulunduğunu söyledi ve bunların bazılarını açıkladı. İşte o yöntemler:

 1.Muhatabının seviyesini dikkate alırdı.

‘İnsanlara akıl ve idrak seviyelerine uygun muamele ederek konuşun’ ve ‘İnsanlara derecelerine göre davranın’  hadislerinde kişilere neye göre davranacağımızı öğreniyoruz.

  2.Muhatabını mahcup etmezdi.

Ahlakı ilgilendiren konularda bir yanlış yapılıyorsa, muhatabını hedef almadan değerlendirip uyarılarda bulunurdu.

3. Kolay olanı tercih ederdi.

‘Kolaylaştırın, zorlaştırmayın’ hadisinde de belirtildiği gibi insanlara kolaylıklar sağlamalarını tavsiye etmiştir. Kendisine iki seçenek sunulduğunda kolay olanı tercih eder, telaşa mahal vermeden yaşamanın önemli olduğunu söylerdi.

4. Faydasız ilmi değil, faydalı ilmi isterdi.

‘Fayda vermeyen ilimden sana sığınırım’ burada da bizim yararımıza olmayacak bilgileri almamamız gerektiğini anlıyoruz. Özellikle bu dönemde bilgi kirliliğinin yaşandığını ve bu yöntemi uygulamamız gerektiğimi söyledi Zekeriya Hoca. Önce Allah’a iltica edeceğiz, sonra iyi okuyacağız, sonra da iyi bilen öğretmene soracağız diye ekledi.

5. Lüzumsuz ve çok soru sorulmasını sevmezdi.

Peygamber efendimiz yerli yersiz olan soruları tasrif etmezdi. Zekeriya Hoca bunu bir kıssayla anlattı. Peygamber efendimiz Haccın farz kılındığını söyler. Dinleyenlerden biri ‘her sene mi farz kılındığını sorar’. Fakat Hz. Peygamber cevap vermez. Adam ikinciye sorar ve yine cevap alamaz. Üçüncüye sorduğunda Hz. Muhammed şöyle der:

‘Eğer evet deseydim, her yıl için farz olurdu. Beni söylediğimle bırakın. Sizden öncekiler peygamberleriyle çok ayrılığa düştükleri için helak oldu’ diyerek hoşnutsuzluğunu belirtir.

6. Kıssalar anlatırdı.

Peygamber Efendimiz kendinden önceki peygamberleri sık sık anar onların başına gelenleri, yaşadıklarını örnek olsun diye anlatırdı.

Yeri ve zamanı geldiğinde...

7.Eğitim ve öğretimde zaman kollardı.

Devamlı konuşan, bir şeyler anlatan peygamber tasavvuru yoktur. Yeri ve zamanı geldiğinde konuşur, kişileri asla sıkmazdı.

8. Kurs faaliyetlerinde bulunurdu.

Hanımlara ayrı olarak da kurs faaliyetlerinde bulunmuştur. Kursa uzak diyarlardan da gelenler olurdu.

9.Çocuklara ve gençlere değer verirdi.

Zekeriya Hoca bir Sahabenin anısını anlatarak bu konuyu özetledi. Sahabe şöyle anlatıyor:

Çocukken bir hurma ağacı taşladım. Beni Resulü Ekrem’ e götürdüler. Peygamber Efendimiz ona ‘yavrucuğum hurmayı niçin taşlıyorsun diye sorar. O da aç olduğu için taşladığını söyler. Bunun üzerine Efendimiz ‘hurmayı taşlama, altındakileri ye der ve şöyle dua eder. ‘Allah’ ım bu çocuğun karnını doyur’.

10. Hediyeleşerek gönül alırdı.

Zekeriya Hoca bu yöntemlerin bu maddelerle sınırlı olmadığını dile getirdi. Bunların dışında soru cevap, ikna yöntemi, sükut ederek onay vermesi, sözünü üç kez tekrarlaması, rüya anlatması, dinlemesi ve yorumlaması, ilim için seyahati önermesi gibi yöntemler de dikkat çekmektedir. Hz. Peygamber’ in şakalar da yaptığını söyledi Zekeriya Hoca ama ‘latife güzel de aşırısından kaçının’ hadisinde anlaşıldığı gibi aşırıya kaçmanın iyi olmadığını belirtti.

İnsan eğitimi Hz. Peygamber’in yaşayışında ve hadislerinde uyum ve kolaylık mevcuttur diyen Zekeriya Güler, konuşmanın ilk dersinde eğitimde Peygamber Efendimizin yöntemlerini örnek almak gerektiğini vurguladı.

Sevde Kaya haber verdi

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 29 Kasım 2011 Salı 02:12 Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2011, 23:04
banner25
YORUM EKLE

banner26