banner17

Hüseyin Kutlu Hoca ile Birlikte Bir Cami İmamındaki Aşkı Gördük

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Hüseyin Kutlu Saygı Gecesi’ne Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan, Prof. Dr. İsmail Kara, Prof. Dr. Mahmut Kaya konuşmacı olarak katıldı. Şakir Kurtulmuş etkinlikten notlarını aktarıyor.

Hüseyin Kutlu Hoca ile Birlikte Bir Cami İmamındaki Aşkı Gördük

Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi büyük salonundayız. Salonda boş yer yok, arkalarda ayakta izleyenler var. Uzun zamandır görmeye alışkın olmadığımız dolu bir salonda bir etkinliği izliyor olmanın mutluluğunu yaşadım. Gecenin ruhuyla özdeş bir tabloydu sanki. İşte sanatın, edebiyatın gücü, etkisi bu olmalı diye düşündüm. Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi ikinci kattaki büyük salonu dolduran izleyiciler Hüseyin Kutlu’ya, hat sanatına duydukları saygı ve ilgi için buradaydılar. İBB Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü ile ESKADER’in ortaklaşa düzenlediği saygı gecesi 24 Ocak Salı günü Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Hüseyin Kutlu kimdir? Aslen Konyalı olan hattat Hüseyin Kutlu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Felsefe okumasına rağmen sanata, hatta, musikiye büyük ilgisi vardı. Usta hattat Hamit Aytaç’ın talebesi oldu ve 1974’de sülüs-nesih yazı icazetnamesi aldı. Uğur Derman hocadan talik dersleri aldı. 26 yıl kadar Hekimoğlu Ali Paşa Camii imam hatibi olarak görev yaptı. “İslam Medeniyetinin Merkezi Olarak Cami” projesini bu camide başlattı ve burada çok güzel etkinlikler düzenledi. Emekli olduktan sonra aynı projeyi, BİKSAD Sanat Atölyesi’nde sürdüren  hattat Kutlu, hüsn-i hat, sanat seminerleri ve Osmanlı Türkçesi dersleri de veriyor. Yurt içi ve yurt dışında yüzlerce camide yazıları bulunan Hüseyin Kutlu, 2015 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nde Geleneksel Sanatlar alanında ödül aldı.

Edebiyatsız, tarihsiz, coğrafyasız, musikisiz bir sanat düşünülemez

Gelelim etkinliğe… Moderatörlüğünü Kemal Öztürk’ün yaptığı Hüseyin Kutlu Saygı Gecesi’ne Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan, Prof. Dr. İsmail Kara, Prof. Dr. Mahmut Kaya konuşmacı olarak katıldı. Sunuculuğunu Cengizhan Orakçı’nın yaptığı gecede ilk olarak aynı zamanda 30 yıllık talebesi olan Ali Rıza Özcan söz aldı. Hayatını medeniyet sevdasına adayan bir kişi olarak Hüseyin Kutlu’nun çok önemli eserlere imza attığını söyleyen Özcan, Hekimoğlu Ali Paşa Camii’ni sanatseverler için bir mekan haline getirdiğini, 100’den fazla cami peyzajına çalışmaları ile katıldığını ifade etti.

Hattat Kutlu hocanın sanata, edebiyata, kültüre çok önem verdiğini, kendi sanatına, medeniyetine sahip çıkmayanların, başkalarının düşüncelerin mahkum olacağını, onların altında ezileceğini kaydettiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan şunları söyledi: “Hüseyin Kutlu, sanata ve hayata bakışının merkezine medeniyet kavramını koyar. Kendi içinde çeşitli medeniyetler ortaya koyan muazzam medeniyetimizin tam ortasında Kur’an-ı Kerim yer alır. Mukaddes kitabımızın etrafında da İslam medeniyeti var olmuştur. Sanatı da bir bütün olarak görmeye çalışır. Yeni fikirlere karşı açıktır. Uyum, üzerinde önemle durduğu özelliklerden birisidir. Velud bir hattattır. Hocaya göre edebiyatsız, tarihsiz, coğrafyasız, musikisiz bir sanat düşünülemez. Deruni olmayan, zevki selim sahibi olan dinleyicinin, izleyicinin ruh telini titretmeyen bir eser sathi olmaya mahkumdur. Musikiyi çok sever. Beni yazmaya teşvik eden hocamızdır. Yazı, onun için sadece bir araçtır. Yazıyı ancak bir hattat yazar ve yazının ötesine geçer. En son 5 yıl evvel yazdığı Kur’an-ı Kerim cumhuriyet döneminde yazılmış birkaç mushaftan birisidir.”

Gecenin moderatörlüğünü üstlenen Kemal Öztürk, hoca ile tanışmasını anlatırken onun “biz hüsn-i hat ile sadece yazı yazmıyoruz, insan ruhunu inceltiyoruz, terbiye ediyoruz” şeklindeki sözlerinden çok etkilendiğini ve bu düşüncenin hocaya daha yakın olma isteğini artırdığını söyledi. Hocayı bir belgesel çekiminde görev almak kaydıyla talebesi olmayı ikna ettiğini söyleyen Öztürk, “nun harfinin üstündeki noktada bulunan ilme talibiz, bunun için hazırız” diyerek hocadan ders almaya başladığını ifade etti. Hat sanatının insan ruhuna hitap eden en ince ritüellerini gördüğünü kaydeden Öztürk, diğer bütün hat hocalarının yaptığı gibi Kutlu Hoca’nın da kendisine ‘gel kalemini açalım’ diyerek önce ‘rabbiyessir’ diye başlayan duayı yazdığını, bununla başladıklarını söyledi.

Camiyi tekrar hayatımızın merkezine alabilir miyiz?

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Kara, Hüseyin Kutlu hocanın mimari ile ilişkisini anlatan bir sunum yaptı. İnsanlık tarihinde yerleşim birimlerinin mabed ve mezarlıkların merkeze alınarak kurulduğunu ifade eden İsmail Kara, mezarlıkların çok önemli olduğunu o nedenle bu konuda biraz ısrarlı olacağını belirterek, “din tasavvurunda hayatı temsil eden cami ile ölümü temsil eden mezar iç içe; yani hayat ve ölümle birlikte var olacak ve devam edecek” dedi.

Modern insanın mü’min de olsa günümüzde mezarlıktan ve ölüm fikrinden çok uzaklaştığını kaydeden Kara, İslam dünyasının modernleşme tecrübesiyle birlikte birçok değişime ve farklılaşmaya uğradığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cami ve mezarlıklar modern şehirlerin merkezi olmaktan çıkmıştır. Hocamızın mimari alandaki çalışmaları tam da bu noktada öne çıktı; camiyi tekrar merkeze alabilir miyiz diye sormaya başladı ve bu alandaki çalışmaları da böylece başlamış oldu. Bir merkezin olabilmesi için çevresinin olması gerekli önce. Bugünkü şartlarda bu tekrar nasıl inşa edilebilir, diyerek Hekimoğlu Ali Paşa Camii’nde çok önemli çalışmalar ortaya koydu. Hoca bu anlamda İstanbul’un merkezinde aslında bir külliye olmayan ama külliye sayılabilecek bir çevreyi cami etrafında oluşturmaya gayret eden çok ciddi çalışmalar yaptı. Onun bu çalışmaları ile yeniden şu soruyu kendimize daha sıklıkla sormaya başladık: Bugünkü şartlarda camiyi merkeze alarak, çevresini de bu yapıya uyumlu bir şekilde geliştirerek bir merkez, bir şehir kurmayı tekrar gerçekleştirebilir miyiz?”

Hoca ile birlikte bir cami imamındaki aşkı, sanatı gördük

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mahmut Kaya ise gecede yaptığı konuşmada Hüseyin Kutlu hocanın kendisini İslam’a ve sanata adadığını kaydederek, 40’tan fazla sayıda öğrenciye icazet verdiğini, 100 civarında mimari yapıya da yaptığı çalışmalarla renk verdiğini, değer kattığını söyledi. Hekimoğlu Ali Paşa Camii’nde göreve başladığında cami ve çevresinin çok bakımsız olduğunu, hocanın nereye el atsa oraya hayat verdiğini belirten Kaya, camide yapılan çalışmaları an be an izlediklerini ifade ederek şunları söyledi: “Hoca ile birlikte bir cami imamındaki aşkı, sanatı gördük. İslam’ı özünden kavramış. İslam medeniyetinin temel unsurlarının hepsine vakıf. Estetik zevki fevkalade, sanat ve edebiyat konusunda bilgili ve zevk-i selim sahibi bir kişi. Geleneksel tezyin sanatlarımızı söylemeye gerek yok. Hocamız aynı zamanda felsefe mezunu olduğu için olayları her yönüyle değerlendirip oradan netice çıkarmayı bilen birisi. Türkiye’de yedeği olmayan bir hocadır.28 Şubat döneminde görevden alındı, emekliye ayırdılar; kahrolduk, bir şey yapamadık. Ama hamdolsun kahır zannettiğimiz durumdan bir lütuf çıktı ve şu anda büyük bir külliye oluşturuluyor. Bütün sanatların bir arada yapılabildiği büyük bir mekân. Hocası Hattat Hamid Cağaloğlu’nda bir büroda yaşadı, sıkıntı içindeydi. Fakat Hüseyin Hoca gibi bir talebe yetiştirdi o sıkıntılı mekânda.”

“100’ün üzerinde camide hat tezyinatı var, bu herkese nasip olmaz” diyen Mahmut Kaya, başka milletlerin başına gelmeyen önemli bir kültür devrimi yaşadığımızı kaydederek, “buna rağmen sanatımızla, edebiyatımızla, musikimizle o kültürel devrimin yanan külleri arasından yeniden doğrulduk” dedi. Medeniyetimizin cami merkezli bir medeniyet olduğunu, imam ve müezzinler dahil bütün din adamlarının da cami cemaatini doyurarak, her bakımdan tatmin edici olmaları gerektiğini belirten Kaya, “toplumun değişimi, dönüşümü camiden başlamalı” dedi.

Hocanın eserlerinden oluşan bir serginin de yer aldığı Hüseyin Kutlu’ya Saygı Gecesi’nde panelin ardından tasavvuf müziği sanatçısı Ender Doğan, sanatçı arkadaşları ile birlikte sözleri Alvarlı Efe, besteleri Hüseyin Kutlu’ya ait örnek eserler seslendirdi.

 

Şakir Kurtulmuş

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2017, 17:50
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20