Hâlâ bilmiyorum bir insan neden şiir yazar?

Adem Turan ve Özcan Ünlü’nün hazırlayıp sunduğu Şiirin Atlıları programında bu ayki konuk şair yazar Ahmet Mercan idi. Ali Agah Çelen programdan notlarını aktarıyor..

Hâlâ bilmiyorum bir insan neden şiir yazar?

 

Adem Turan ve Özcan Ünlü’nün hazırlayıp sunduğu ve 22 Kasım Cuma günü Ali Emiri Kültür Merkezi’nde gerçekleşen “Şiirin Atlıları” programının genel amacının güzel insanları hayattayken tanımak olduğunu söyledi Adem Turan. Programın bu ayki konuğu Ahmet Mercan’dı. İlk 20 dakika Ahmet Mercan’ın çeşitli şiirleri okundu, sonra bir nevi ‘seyircili röportaj’ olan kısma geçildi.

Ahmet Mercan’a yola nereden başladığı, şiir yolculuğunun nasıl başladığı sorulduğunda şunları söyledi: “Karadeniz’de doğdum, 10 yaşımdan 15 yaşıma kadar çobanlık yaptım. Lise yıllarında şiir yazmaya başladım. Kimseye göstermedim, neden yazdım bilmiyorum ama yazıyordum. Bize şiir için yol gösteren kimse yoktu, elimizin altında hiç şiir kitabı yoktu. Hâlâ da bilmiyorum bir insan neden şiir yazar.”

Sonra yine Mercan’ın şiirlerinden okundu kah Nariyan kitabından kah İkibinyirmibir kitabından.

El altından yasak kitapları dağıtıyorduk

Şiir arasından sonra Özcan Ünlü “Bir öncünüz yokken nasıl oluyor da şiire başlıyorsunuz?” diye sordu. Ahmet Mercan şöyle cevapladı: “Ben dağdaki o havadan çıkıp şehre geçtiğimde gezegen değiştirmiş gibi oldum. Bizim sonsuz pınarlarımız vardı, ama şehirde suyun hapsedilmesini ve parayla satılmasını görüyoruz.

Biz köydeyken komşularla aile gibi geçinirdik, herkes birbirine güvenirdi. Herkes birbirinin ihtiyaçlarını giderirdi. Şehre geldiğimde fabrikada çalışmaya başladım. Araba şaftı üretiyorduk, çıkarken patron bütün işçilerin üzerini arıyor acaba bir şey çalmışlar mı diye. Orada çok aşağılandığımı hissettim, potansiyel hırsız muamelesi görüyorduk.”

Ülkemizde maalesef köy ve kent ilişkisinin henüz sağlıklı bir şekilde kurulamadığını belirten Mercan şöyle devam etti: “Ancak köy ve kent arasındaki ilişkilerden doğan acıların filmini yaparak rahatlıyoruz.”

“Şehre iyice alışmaya başlayınca okumaya olan ilgimizden dolayı kitaplar elde etmeye başladık. El altından yasak kitapları dağıtıyorduk. Bu bize gizli bir haz veriyordu.” Diyen Ahmet Mercan, konuşmasına şöyle devam etti: “Öyle bir dönemde Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu gibi yazarlarla, şairlerle tanıştık. Okumaya başladık. Halil Cibran’dan Baudelaire’e kadar birçok şair ve yazar beni etkilemiştir.”

Konuşmalara verilen arada bu sefer Mercan’ın ‘Köye Mektup’ şiiri okundu. Ardından programın işleyişi gereği küçük bir müzik grubu birkaç eser seslendirdi. Gitarda ve vokalde Yusuf Goncagül’le birlikte neyzen Tuğrulhan Şen çok güzel iki ezgi yorumladılar. Biri ‘Allah Yar Yar’, diğeri de sözlerini Ahmet Mercan’ın yazdığı ‘Gökyüzü Depremleri (Hadi Ammar)’. Kayıtları aldık, ikisini de dinleyebilirsiniz.

Allah Yâr Yâr:

 

Asıl sorun “aile” kurumunun bugününü ve geleceğini dert eden kimsenin olmaması

Müzik bitince ‘ezgi’ kelimesini de literatüre sokanın Ahmet Mercan olduğunu öğrendik. Sonrasında muhabbet devam etti. Ahmet Mercan şiirlerinin yanı sıra çocuklar için yazdığı kitaplarla da tanınıyor. “Çocuk duyarlılığına sizi yönlendiren neydi?” sorusunu Mercan şöyle yanıtladı:

“Biz çocukları tanıdığımızı sandık ama yanılıyorduk. Çocuk için süt ne kadar önemliyse masal da o kadar önemlidir. Masal çocuğun geleceğini etkiler, ufkunu açar. Çocuk edebiyatını yukarıdan bakarak yapamayız. Çocuk edebiyatının temeli kendi saflığımızla çocuklarınkini birleştirerek oluşur.”

Ahmet Mercan, konuşmasında önemli bir yaramıza da parmak bastı: “Artık aile kavramı kalmadı gibi. Asıl sorun bunu dert eden kimsenin olmaması. Masal okuyan yok, okunsa çocuklar çok seviyor. Ama teknolojik icatlar çok mahvediyor çocukları ve aileleri.”

Sohbet bitmeye yaklaşırken Ahmet Mercan seyircilere şöyle bir göz gezdirdi ve öğrencilerinden birini fark etti. Onu sahneye çağırdı ve şiirlerinden birini okuttu. Böylece programdaki o sıcak ve samimi havaya bir de çocuk masumiyeti eklendi.

Program, 3 şairin de bir Ahmet Mercan şiiri okumasıyla kapandı. Allah razı olsun. Bu arada, programın işleyişinin gayet hoş olduğunu belirtmeliyim; bir yandan şiir, bir yandan hoş sohbet, bir yandan canlı ezgiler…

Gökyüzü Depremleri:

 

Ali Agâh Çelen haber verdi

Fotoğraflar: Hümeyra Mercan

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2013, 16:22
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13