Hilmi Ziya Ülken'e esaslı eleştiriler getirmişti

Türkiye Yazarlar Birliği, “Kültür Kervanı” başlıklı etkinlikleri çerçevesinde Kemal Edib Kürkçüoğlu’nu 35. vefat yıldönümünde Urfa’da düzenlenen bir panelle andı..

Hilmi Ziya Ülken'e esaslı eleştiriler getirmişti

 

Türkiye Yazarlar Birliği, 35. kuruluş yıldönümü vesilesiyle “Kültür Kervanı” başlıklı bir etkinlikler dizisi düzenliyor. Bu etkinlikler çevresinde, Kemal Edib Kürkçüoğlu Bey de 35. vefat yıldönümünde 9 Mayıs’ta Harran Üniversitesinin konferans salonunda bir panelle anıldı. Doğrusu bunun bugüne kadar yerine getirilmemiş bir vefakârlık örneği olduğunu söylemeliyiz. TYB Ankara Şubesi başkanı Mehmet Kurtoğlu ile birlikte katıldığımız bu panelde Kurtoğlu, Kemal Edib Bey’in hayatını ve eserlerini anlattı. O, bu zât üzerinde kitap çapında çalışıyor. Panel öncesinde Doç. Dr. Hüseyin Akpınar da güftesi Kemal Edib Bey’in “Hak Erenler” başlıklı şiiri olan bestesini hem neyle icra etti, peşinden de sözlerini yine besteli olarak okudu.Yusuf Turan Günaydın

Bendeniz de Kemal Edib Bey’in eserleri hakkında bir sunum yaptım. Merhum Kemâl Edib Kürkçüoğlu (1902-1977) edebiyattan din ilimlerine ve tasavvufa kadar geniş bir alanda kalem oynatmış mütebahhir bir zât idi. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde ve Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde hocalık yapmıştı.

Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında basılan ve artık tükenmiş bulunan Fatih’in Şiirleri (Tıpkıbasım, TTK Basımevi, Ankara 1946, 90 s. + 47 s. XI-1) künyeli kitabı meşhursa da neden bir daha basılmamıştır; gerçekten anlamak zordur. Tâhirü’l-Mevlevî’nin meşhur Edebiyat Lügati’ni yayına hazırlamış (1973), Fuzûlî’nin Bengü Bâde’sini (1955); Rind ü Zâhid’ini (1956) ve Kırk Hadis Tercümesi’ni (1951) çeviriyazı olarak neşretmiş; Seyyid Nesimî Divanından Seçmeler (1973, 1985)’i hazırlamış; Diyanet Yayınları’ndan Din’de Reform Mes’elesi (1957), Din ve Milliyet (1956), Radyoda Dinî ve Ahlâkî Konuşmalar, C. I-V (1956) adlı kitapları yayınlanmış; çeviriyazı olarak hazırladığı Muhammed Nasûhî Hazretlerinin Dîvânı ve yine bu zâtın Vâridât-ı Kudsiyye / Mürâselât adlı eserleri Şeyh Muhammed Nasûhî: Hayatı Eserleri (T.siz) adlı kitap içinde basılmış; Osman Şems Efendi, Divanından Seçmeler’i de irfanımıza o kazandırmıştı (1996).

Tasavvuf Tarihi teksirleri önemli

Kürkçüoğlu’nun asıl üzerinde önemle durulması gerektiğini düşündüğüm ‘eseri’ ise “Tasavvuf Tarihi” başlıklı ders notlarıdır. Bu ders notları 34 sayfadan ibarettir ve teksir yoluyla çoğaltılıp öğrencilerin istifadesine sunulmuş. Ankara İlâhiyat Fakültesi’ndeki hocalık yıllarının bir mahsulü olan bu ders notları, dolayısıyla 1950’li yıllarda hazırlanmış olmalıdır. Bugüne kadar Kemal Edib Bey’le ilgili kaynaklarda bu ders notlarından söz edilmemişti. Ne yazık ki teksir şeklinde çoğaltılıp dağıtılan ders Kemal Edib Kürkçüoğlunotları -o derse çalışmaya vasıta olup sınavlardan başarılı da olununca- öğrenciler tarafından bir köşeye atılır ve çoğunlukla muhafaza edilmez. Fakat Kemal Edib Bey’in vefalı bir öğrencisi bu ders notlarını saklamış ve bunlar ölümünden sonra da bir şekilde sahaf dünyasına intikal etmiş. Dolayısıyla bu ders notlarının günümüze ulaşmasını sağlayan merhum zâta rahmet dilemeliyiz.

Hilmi Ziya Ülken’in tasavvuf konulu görüşlerine eleştirisi

Bu hacimsiz ders notları nereden bakılsa önemli gözüküyor. Tasavvuf hakkında belli başlı noktaları öğrenciler için özetleyen bir kitapçık görünümünde olan bu teksirlerde merhum Kemal Edib Bey, önce “Tasavvuf Nedir?” başlığı altında çeşitli tasavvuf tanımlarını nakletmiş. Girişte tasavvuf-mistisizm karşılaştırmasına da değinmiş. Bu kısımda Hilmi Ziya Ülken’in 1944-1945 İstanbul Üniversitesi Serbest Konferansları içinde basılan “Tasavvuf Psikolojisi” başlıklı konferans metninde (İstanbul 1946) onun bazı görüşlerini alıntılamış ve değerlendirmiş ve Ülken’in tasavvufu Freud’un nazariyeleri ışığında değerlendirmeye kalkışmasını eleştirmiş (s. 7-8).

Ülken’in “Hakikî aşkı kazanmak için mecâzî aşktan vazgeçmeyi tasavvuf için hücum sebebi saymasını” da eleştiren (s. 10) Kemal Edib Bey, Hilmi Ziya tarafından “Tasavvufun dünyaya âid arzuları öldürmek, hakîkî aşkı kazanma amaciyle dünyanın mecâzî aşkından vazgeçmek” suretinde tarif edilmesinin, “kılçıklı veya balçıklı bir fikir mahsûlü” olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Tasavvuf, dünya arzularını öldürmeğe değil, insan ruhunu dünya arzularının tutsağı, oyuncağı, maskarası olmaktan kurtarma cehdidir (Maamafih istiyen, tutsak, oyuncak ve maskara olmakta devam edebilir). “Hakîkî aşkı kazanma amaciyle dünyanın mecâzî aşkından vazgeçmek” de bir tevehhüm ve suitefehhümden ibarettir. Çünkü muvahhid nazarında mecaz-hakîkat tefrîkı, vahdetten kesrete rücû’, daha doğrusu kesretten vahdete adem-i vüsûldür.” (s. 9-10).Kemal Edib Kürkçüoğlu

Kemal Edib Bey, Ülken’e eleştirilerine İslâm Düşüncesi adlı eseri vesilesiyle de bu teksirlerin ileriki sayfalarında devam etmiş (s. 14-18).

İslâm düşüncesinin temel kavramlarından “vücûd” (varlık)

“Tasavvuf Tarihi” ders notlarında hem tasavvufun hem de kelâm ve felsefenin temel meselelerinden biri olan “vücûd” kavramı üzerinde de önemle duruluyor. “Vahdet-i vücûd” ve “vahdet-i şuhûd”, “vücûdun mertebeleri”, “tevhidin mertebeleri”, “Allah’ın sıfatları”, “tasavvuf meslekleri” gibi ara başlıklardan sonra “İslâm’da Tasavvuf Var mıdır?” başlıklı bir bölüm açılmış (s. 28-30). Kemal Edib Bey’in, günümüzde de çok tartışılan bu soru üzerinde öğrencilere bilgi vermek istemesi oldukça önemlidir. Bu soruyu tasavvuf ve tarikat ayrımına değinerek, tarikatin de “tekye faaliyeti olmadığı”nı söyleyerek cevaplamaya başlar, tekye faaliyetinin 1925’ten bu yana mülga olduğunu hatırlatır ve tasavvuf tarihini “icmâlde tafsîle giderken tafsîlde icmâli zarurî gören” bir bakış açısıyla dört devreye ayırarak inceler (s. 30).

Bir makale boyutunda olan bu teksirde Kemal Edib Bey Arapça, Farsça ve eski Türkçe şiirler de nakleder ve edebî, ilmî, pedagojik birikimini de ortaya koyar.

Kemal Edib Kürkçüoğlu Beyefendiye bu vesileyle rahmet diliyorum.

 

Yusuf Turan Günaydın yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2013, 12:09
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13